Citi’den TCMB’ye 2026 Faiz ve Enflasyon Beklentileri: Büyüme Yavaşlıyor, Enflasyon Yükseliyor

Citi’den TCMB’ye 2026 Faiz ve Enflasyon Beklentileri: Büyüme Yavaşlıyor, Enflasyon Yükseliyor
Tepki Ver

Büyüme ve Enflasyon Beklentilerindeki Son Gelişmeler

Citi ekonomistleri, Ağustos ayı enflasyon verileri ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası üzerine hazırladıkları kapsamlı raporda, ekonomik görünümün iki yönlü bir baskı altında olduğunu vurguladı. Raporda, iç talebin zayıflamasının henüz dezenflasyon sürecine anlamlı bir katkı sağlamadığı ve enflasyonist baskıların yapısal bir nitelik kazandığı belirtildi.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi verilerine dayanarak, 2026 yılı GSYİH büyüme beklentisinin üst üste beşinci ayda da gerilediği hatırlatıldı. Mart ayında yıl sonu büyüme beklentisi %3,84 iken, bu oran %3,1’e çekildi. Ancak büyüme beklentisinin düşmesi, fiyatların genel düzeyine yansıma açısından sınırlı kaldı.

Citi Analizinin Enflasyon Görüşleri

Rapor, enflasyon beklentilerindeki bozulmayı da detaylandırıyor. Şubat ayındaki dip seviyeden bu yana, 12 ay sonrası enflasyon beklentileri 159 baz puan artarak %23,69 seviyesine yükseldi. Ayrıca, 24 ay sonrası enflasyon beklentisi Ocak 2025’ten bu yana ilk kez %18 eşiğini aştı. Bu yükseliş, yalnızca kısa vadeli bir patikanın değil, enflasyon çapasının da zedelendiğini gösteriyor.

Ağustos ayında yıllık %31,51 olarak gerçekleşen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), konsensüs beklentisi %31,60 ve Citi’nin kendi tahmini %31,70’nin hafif altında kaldı. Citi analistleri, bu sapmanın temel nedenini kıyafet enflasyonundaki ılımlı seyir ve gıda fiyatlarındaki görece sakin tablo olarak gösterdi.

Bununla birlikte, çekirdek enflasyonun yıllık %30 ve hizmet enflasyonunun %40 civarında yüksek seyrini koruduğu vurgulandı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerin ana enflasyon ivmesinde kayda değer bir iyileşmeye işaret etmediği, mevcut fiyat gelişmelerinin TCMB’nin son Enflasyon Raporu’nda öngörülenden daha zorlu bir tablo ortaya koyduğu ifade edildi.

Politika Faizi ve Gelecek Projeksiyonları

Citi, TCMB’nin fonlama maliyetini %37 seviyesindeki haftalık repo faiziyle eşitlemesini “para politikasında bir miktar gevşeme” olarak nitelendirdi. Ancak, dezenflasyon yükünün büyük ölçüde döviz kuru üzerine bırakıldığını belirtti. Zayıflayan iç talebe rağmen dezenflasyonist etkinin sınırlı kalması, şokların dönemsel (konjonktürel) olmaktan ziyade arz kaynaklı ve yapısal bir nitelik taşıdığını gösteriyor.

Bu bağlamda Citi, Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinde herhangi bir değişiklik beklemediğini açıkladı. İkinci yarıda faiz indirim alanının oldukça sınırlı olduğu değerlendirildi ve politika faizinin 2026 yılını %35 seviyesinde tamamlayacağı öngörülüyor.

Enflasyonun ise mevcut seviyelerine yakın bir noktada, 2025 yıl sonundaki %30,9 seviyesinin hafif üzerinde tamamlanması bekleniyor. Bu projeksiyon, hem büyüme yavaşlamasının hem de enflasyonist baskıların sürdüğü bir ortamda, TCMB’nin politika aracını dar bir aralıkta tutma ihtiyacını ortaya koyuyor.

Sektörel ve Piyasa Etkileri

Raporda yer alan bulgular, özellikle finansal piyasalarda ve döviz piyasalarında dalgalanma riskini artırabilir. Yüksek hizmet enflasyonu ve çekirdek fiyat artışları, tüketici harcamalarını ve şirket kâr marjlarını olumsuz etkileyebilir. Aynı zamanda, faiz seviyelerinin %35 civarında sabit kalması, kredi maliyetlerini yüksek tutarak yatırım kararlarını geciktirebilir.

Öte yandan, iç talebin zayıflaması ve döviz kuru üzerinden gelen dezenflasyon baskısı, ihracatçıların rekabet avantajını bir nebze artırabilir. Ancak, yapısal enflasyon risklerinin devam etmesi, uzun vadeli makroekonomik istikrar için politika yapıcıların daha kapsamlı bir müdahale gerektirebileceğini gösteriyor.

Gelecek İçin Beklentiler

Citi’nin raporu, 2026 yılına kadar Türkiye ekonomisinin “yavaş büyüme–yüksek enflasyon” dinamiği içinde kalacağını işaret ediyor. Enflasyon beklentilerindeki artışın sürmesi, TCMB’nin para politikası sıkılaştırma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmasa da, mevcut koşullarda faiz artışının sınırlı bir olasılık olduğunu ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, ekonomi aktörlerinin hem kısa vadeli fiyat hareketlerine hem de uzun vadeli yapısal reformlara odaklanması, büyüme potansiyelini korurken enflasyonist baskıları hafifletebilir. Citi’nin analizleri, bu dönemde politika yapıcıların ve yatırımcıların kararlarını şekillendirecek kritik bir referans kaynağı olarak öne çıkıyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10812 Yazı