Yılmaz’dan KKM Değerlendirmesi: Maliyeti Oldu, Faydası da Sağladı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Aselsan’ın ürettiği Çelik Kubbe projesine dikkat çeken Yılmaz, son 22 yılda savunma sanayinde yaşanan dönüşüme vurgu yaptı. Türkiye’nin artık savunma sanayinde ihracatçı bir ülke konumuna geldiğini belirten Yılmaz, geçmişte parasını ödeyerek dahi alamadığı ürünleri şimdi ihraç ettiğini ifade etti.
Savunma Sanayiinde Devrim ve Ekonomiye Katkıları
Çelik Kubbe’nin çok katmanlı ve entegre bir hava savunma sistemi olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu sistemin farklı unsurların bir araya gelerek etkili bir savunma sağladığını belirtti. Savunma sanayinin sadece askeri açıdan değil, ekonomik açıdan da büyük önem taşıdığını dile getiren Yılmaz, bu sektörün ekonomik katma değeri artırdığını, ihracat ve istihdam yarattığını söyledi. Türkiye’nin savunma sanayindeki ilerlemesiyle birlikte daha yüksek katma değerli bir ekonomi inşa edeceğini belirten Yılmaz, bu teknolojilerin sivil endüstrilere de yayıldığını ifade etti. Yılmaz, “Bugün 100 milyar dolar üzerinde proje portföyümüz var” dedi.
Türkiye-AB İlişkileri ve Yeni Perspektifler
Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerine de değinen Yılmaz, her iki tarafın da kazanacağı birçok alan olduğunu kaydetti. Uluslararası arenada yaşanan değişimlere dikkat çeken Yılmaz, eski liberal küresel düzenin zayıfladığını ve uluslararası hukukun sorgulanır hale geldiğini belirtti. Bu yeni ortamda Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir alanın açılabileceğini ifade eden Yılmaz, bu ortaklığın sadece güvenlik eksenli olmaması gerektiğini vurguladı. Ekonomik ilişkilerin de çok önemli olduğunu belirten Yılmaz, Gümrük Birliği modernizasyonu, vize serbestisi ve kolaylaştırması gibi konuların ele alınması gerektiğini söyledi. AB üyesi bazı ülkelerin Türkiye karşıtı politikaları AB üzerinden yansıtmaya çalıştığını belirten Yılmaz, bu durumun aşılması gerektiğini ve Türkiye’nin pozitif gündemden yana olduğunu ifade etti.
Yılmaz, AB ile vize konusunda bir karar alındığını ve özellikle iş dünyasına dönük daha rahatlatıcı adımlar atılacağını belirtti. Ancak bu kararın henüz tam anlamıyla uygulamaya geçmediğini ve Komisyonun bu konuda bir karar verdiğini sözlerine ekledi.
Enflasyonla Mücadele ve Beklentiler
Son 14 aydır enflasyonda düşüş yaşandığını ve 42 puanlık bir gerileme olduğunu kaydeden Yılmaz, istikametin doğru yönde olduğunu ve uygulanan programın kararlılıkla sürdürülmesi halinde hedeflere ulaşılacağını ifade etti. Yılmaz, bu sene sonunda yüzde 20’li rakamların görüleceğini, 2026’da yüzde 10’lu rakamlardan bahsedileceğini ve 2027 yılında tek haneli rakamlara ulaşılacağını öngördüklerini belirtti.
Faiz İndirimi Beklentisi ve İletişimin Önemi
Enflasyonla ilgili iletişimin doğru yapılması gerektiğine vurgu yapan Yılmaz, enflasyonda düşüş beklendiğini ve faiz oranlarında da düşüş olacağını ifade etti. Piyasa katılımcılarının enflasyon beklentisinin vatandaşlara göre daha düşük olduğunu belirten Yılmaz, vatandaşların geçmişe dönük değerlendirmeler yaptığını, piyasa katılımcılarının ise daha profesyonel ve gelecek odaklı tahminlerde bulunduğunu söyledi. Türkiye’de piyasa katılımcılarının enflasyon beklentisinin yüzde 22,8’e düştüğünü belirten Yılmaz, vatandaşlardaki yüksek beklentinin kırılması gerektiğini ve bunun için enflasyonu düşürmenin yanı sıra doğru iletişim yapmanın da önemli olduğunu vurguladı.
Yılmaz, “Enflasyonda başarıyı anlatmak ve o psikolojiyi kırmak önemli. Sosyal bilimlerde kendini gerçekleştiren kehanet diye bir şey var. Herkes doğru ya da eğri bir şeye inanırsa sonuç oraya gidiyor. Reel politikalarla ve iletişimlerle beklentileri daha makul düzeye getireceğiz” dedi.
Orta Vadeli Program (OVP) ve Güncellemeler
Birçok göstergede OVP’den daha iyi bir noktada olunduğunu belirten Yılmaz, OVP’deki makroekonomik göstergelerde güncelleme yapılacağını söyledi. Büyüme, cari açık, ithalat-ihracat rakamları gibi göstergelerin yanı sıra bütçenin büyüklükleri ve yapısal reform başlıklarının da güncelleneceğini belirten Yılmaz, çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Eylül ayının ilk haftasında açıklamaların yapılacağını ifade etti. Büyüme tarafında çok büyük bir sapma beklemediklerini, cari açıkta ise daha iyi bir noktada olduklarını belirten Yılmaz, tahminlerde kesin sonuçlar beklemenin gerçekçi olmadığını, önemli olanın doğru yönde ilerlemek olduğunu söyledi.
Finansal Koşulların İyileşmesi ve Sanayiye Destek
Sanayinin önemine dikkat çeken Yılmaz, her zaman sanayinin yanında olma gayreti içinde olduklarını ve finansal koşulların önümüzdeki dönemde daha da iyileşeceğini ifade etti. Cari açığın düşmesiyle birlikte dış finansmana ihtiyacın azaldığını, ülke risk priminin düşmesiyle de dış finansman maliyetinin gerilediğini belirten Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin tarihi yükseliş döneminde olduğunu ve KKM’den çıkışın başarıyla tamamlandığını söyledi. Sanayide ikinci çeyrekte toparlanma olduğunu ve son açıklanan rakamların yüzde 8 gibi bir büyümeye işaret ettiğini ifade etti.
KOBİ’lerde çalışan başına 2500 TL destek uygulamasının başlatıldığını belirten Yılmaz, istihdamın önemine vurgu yaparak genç ve kadın istihdamının desteklendiğini söyledi. Sanayide yatırım ortamının ve finansal koşulların iyileşmesiyle birlikte istihdam alanında daha da ilerleme kaydedileceğini belirtti. Sanayide dönüşüme ihtiyaç olduğunu ve lojistiğin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, demir yolları, organize sanayi bölgeleri ve limanların bağlantısının önceliklendirildiğini söyledi. Enerji konusunda maliyetlerin düşürülmesi için Enerji Bakanlığı’nın çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
KKM’nin Değerlendirilmesi
Kur Korumalı Mevduat’ın başından itibaren geçici bir mekanizma olduğunu kaydeden Yılmaz, KKM’nin bir maliyeti olduğunu ancak faydasının da dokunduğunu belirtti. Sürekli bir tedbir olarak öngörülmediğini ve kanunun da geçici bir madde olarak yapıldığını ifade eden Yılmaz, o dönemin ihtiyacı olduğunu ve KKM’nin görevini gördüğünü söyledi. Piyasaları rahatsız etmeden kademeli bir şekilde 2,5 yılda bu noktaya gelindiğini belirten Yılmaz, başarılı bir operasyon olduğunu ve artık KKM’ye ihtiyaç kalmadığını ifade etti.