AB Tescilli Bingöl Balı, Yeni Pazarlara Açılıyor: ABD ve Orta Doğu Hedefte

Default post image
Tepki Ver

Bingöl’ün zengin bitki örtüsüne sahip yüksek rakımlı coğrafyasında üretilen ve Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenmiş olan Bingöl balı, hasat sezonunun başlamasıyla birlikte yeni pazarlara açılmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıl AB tescili alarak uluslararası alanda tanınırlığını artıran Bingöl balı, özellikle ABD, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’dan gelen yoğun taleplerle dikkat çekiyor. 1970’lerden beri bölgede bal üretimi yapan bir firma, bu eşsiz lezzeti dünyaya tanıtma misyonunu üstlenmiş durumda.

Bingöl Balı: Kalite ve Tescilin Getirdiği Başarı

Bingöl balı, kentin yüksek rakımlı bölgelerindeki eşsiz flora sayesinde elde ediliyor. Kovanlarda olgunlaşma sürecini tamamlayan bal, özenle sağımı yapıldıktan sonra işleniyor. Firmanın sahibi Yusuf Beri, Karlıova ile Yedisu ilçeleri arasındaki benzersiz coğrafyada hasada başladıklarını belirtiyor. Üreticilerden alınan ballar, Bingöl Üniversitesi laboratuvarlarında titizlikle analiz edildikten sonra, firmanın modern tesislerinde paketlenerek tüketicilere sunuluyor. Bu süreç, Bingöl balının kalitesini ve güvenilirliğini garanti altına alıyor.

Bingöl balının AB nezdindeki ilk tescilli Türk balı olması, markanın uluslararası alanda itibarını artırarak yeni pazarların kapısını araladı. Yusuf Beri, başta Almanya, Hollanda ve Fransa olmak üzere 9 ülkeye ihracat yaptıklarını vurguluyor. AB tescil belgesi alındıktan sonra ABD, BAE ve Katar’dan gelen taleplerin arttığını ve bu ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor. Amaç, en kısa sürede bu ülkelerde de Bingöl balını tüketiciyle buluşturmak.

Arıcılıkta Nesilden Nesile Kalite

Karlıova ilçesinin Kaynarpınar köyünde 39 yıldır arıcılık yapan Hasan Çamak, bu mesleği nesilden nesile aktaran bir isim. Kış aylarında arılarını Aydın’a götüren Çamak, Mayıs ayında tekrar köyüne dönerek yüksek rakımlı bölgelerde bal üretimine devam ediyor. Ailesiyle birlikte 1800 rakımlı bölgede üretim yaptıklarını belirten Çamak, bölgedeki zengin bitki çeşitliliğinin balın kalitesine önemli katkı sağladığını ifade ediyor. “Kırda yaklaşık 1000 çeşit bitki var. Bunların baldaki değeri çok mükemmel, bu sayede balın prolin değeri 1200’e kadar çıkıyor,” diyor Çamak. 30 yılı aşkın süredir aynı firmaya bal sattığını ve satış konusunda herhangi bir zorluk yaşamadığını ekliyor. Çamak, analiz yapılmadan bal satmadıklarının da altını çiziyor.

Hasan Çamak’ın oğlu Onur Çamak (33) ise 2015’ten beri aktif olarak babasıyla birlikte arıcılık yapıyor. Arıcılığın zorlu bir iş olduğunu ancak sevilerek yapıldığında en iyi ürünlerin ortaya çıktığını belirtiyor. Bingöl’ün doğal şartlarının da arıcılık için son derece uygun olduğunu vurgulayan Onur Çamak, bu mesleği ikinci nesil olarak uzun yıllar boyunca sürdürmeyi hedefliyor.

Ekonomik Etkiler ve Gelecek Projeksiyonları

Bingöl balının AB tescili alması ve yeni pazarlara açılması, hem yerel hem de ulusal ekonomiye önemli katkılar sağlayacak. İhracatın artması, bölgedeki arıcılık faaliyetlerinin gelişmesine ve istihdamın artmasına olanak tanıyacak. Ayrıca, Bingöl balının uluslararası alanda tanınması, Türkiye’nin diğer yöresel ürünlerinin de tanıtımına katkıda bulunarak ülkenin ihracat potansiyelini artırabilir.

Firma yetkilileri, ABD, BAE ve Katar pazarlarına girmek için yoğun çaba sarf ediyor. Bu pazarlarda başarılı olunması durumunda, Bingöl balının ihracat hacmi önemli ölçüde artacak ve bölgedeki arıcılık sektörü daha da gelişecektir. Gelecekte, Bingöl balının kalitesini koruyarak ve yeni pazarlara açılarak Türkiye’nin önemli bir ihracat ürünü haline gelmesi bekleniyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10114 Yazı

Benzer Yazılar