DİSK: 2026 İşçi İçin Daha Kötü, Alım Gücü Düşecek

DİSK: 2026 İşçi İçin Daha Kötü, Alım Gücü Düşecek

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, çalışanlar için karamsar bir tablo çizerek, 2026 yılının 2025’e kıyasla daha da zorlu geçeceğini öngördü. Yüksek enflasyonun alım gücünü erittiğini belirten Çerkezoğlu, mevcut ekonomik politikaların değişmemesi halinde durumun daha da kötüleşeceği uyarısında bulundu.

Asgari Ücret Gerçeği: Türkiye “Asgari Ücret Ülkesi” Oldu

Çerkezoğlu, Türkiye’nin artık bir “asgari ücret ülkesi” haline geldiğini vurgulayarak, bu durumun son 20 yılda uygulanan politikaların bir sonucu olduğunu ifade etti. Asgari ücretin ortalama ücret seviyesine yükselmesiyle, çalışanların yarısının asgari ücretle geçinmek zorunda kaldığını belirtti. Dünyanın hiçbir ülkesinde asgari ücretin bu kadar yoğun bir şekilde tartışılmadığını, Türkiye’de ise yıl boyunca gündemin merkezinde yer aldığını söyledi.

2025 yılında asgari ücrete yapılan %30’luk zammın, %44.4 olarak gerçekleşen enflasyonun altında kaldığına dikkat çeken Çerkezoğlu, asgari ücretlinin enflasyon karşısında ciddi bir alım gücü kaybı yaşadığını dile getirdi. Yıl başında enflasyonun 14 puan altında bir zamla başlayan asgari ücretlinin, geçen 10 ayda 6 bin 322 lira kayba uğradığını, mevcut alım gücünün 16 bin TL seviyesine gerilediğini, yıl sonunda ise 15 bin liraya düşmesinin beklendiğini ifade etti.

Çerkezoğlu, bir hanede dört kişi çalışsa bile yoksulluk sınırına erişilemediğini belirterek, bu durumun asgari ücretlinin yaşadığı kaybın boyutunu gözler önüne serdiğini vurguladı.

Asgari Ücret Tartışmaları ve Beklentiler

Asgari ücret tartışmalarında iktidar cephesinin “hedeflenen enflasyon”a işaret ettiğini ancak 2009’dan bu yana açıklanan hedeflerin hiçbirinin tutmadığını belirten Çerkezoğlu, gerçek enflasyonun sürekli hedeflerin üzerinde seyrettiğini söyledi. Bu durumda, yıl boyunca alım gücü kaybeden asgari ücretliye %20, en fazla %30 zam yapılmasının beklendiğini ancak bu oranlarla asgari ücretin 30 bin TL seviyesine ulaşmasının bile mümkün görünmediğini ifade etti.

Çalışanların yaklaşık %70’inin toplu sözleşme kapsamında olması durumunda, asgari ücretin bu kadar gündemde olmayacağını savunan Çerkezoğlu, toplu pazarlık mekanizmasının güçlü olduğu bir işgücü piyasasında, asgari ücretin ülkenin temel tartışma başlığına dönüşmeyeceğini, çalışanların ücretlerinin yıl boyunca eriyen bir sorun haline gelmeyeceğini vurguladı.

Asgari Ücret Tespit Süreci ve Eleştiriler

Hükümet ve işveren eliyle hazırlanan asgari ücretin Türkiye’yi getirdiği durumun ortada olduğunu belirten Çerkezoğlu, Asgari Ücret Komisyonu’nun yapısını eleştirdi. 15 kişiden oluşan komisyonda 5 işçi, 5 işveren ve 5 hükümet temsilcisinin bulunduğunu, oy çokluğuyla karar alındığını ve hiçbir itiraz mekanizmasının olmadığını söyledi. 2000’den beri 28 kez asgari ücret belirlendiğini ve bunun sadece 8’inde mutabakat sağlandığını ifade etti.

Türk-İş’in bu yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağını açıklamasının ardından DİSK’in bu sürece nasıl dahil olacağı sorusuna Çerkezoğlu, “Biz her zaman kendimizi bu sürecin doğal bir muhatabı olarak görüyoruz; iş yerlerinde, meydanlarda mücadele ediyor, emeğiyle geçinenlerin taleplerini görünür kılmak için çaba harcıyoruz. Türk-İş ile elbette süreci istişare ediyoruz, onlar da bizim görüşlerimizi alıyor,” şeklinde yanıt verdi.

DİSK’in Talepleri ve Eylem Planları

DİSK olarak asgari ücret için taleplerini dile getiren Çerkezoğlu, işçinin ailesiyle birlikte geçinebileceği bir ücretin belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bir evde iki kişi çalışıyorsa o eve en az yoksulluk sınırı kadar gelir girmesi gerektiğini ifade etti. Enflasyonun yüksekliği nedeniyle rakam telaffuz etmekten kaçındıklarını belirtti.

Çerkezoğlu, Aralık ayı itibarıyla iş yerlerinde eylemlere başlayacaklarını, 5 Aralık’ta Kocaeli’de kitlesel bir eylem yapacaklarını duyurdu. Adaletsiz ücret politikasına karşı üç yıldır gelirde adalet, vergide adalet talebiyle mücadele ettiklerini ve bunu tüm emek örgütleriyle büyütmek istediklerini söyledi.

2026 Beklentileri: Daha Kötü Bir Yıl

2026 yılının daha da kötü geçeceği uyarısında bulunan Çerkezoğlu, mevcut politikaların devam etmesi halinde, orta vadeli programda yazılanların hayata geçirilmesiyle iğneden ipliğe her şeye yeni vergiler geleceğini belirtti. Ağır ekonomik tablonun, yüksek enflasyonun, üretim daralmasının faturasının topluma, emekçiye, küçük esnafa yıkılmaya dönük politikalarda ısrar edileceğini ve 2026’nın kesinlikle daha kötü olacağını söyledi.

Çerkezoğlu, Türkiye ekonomisinin çok sıkıntılı bir süreç yaşadığını, üretimin çok daraldığı bir dönemde olunduğunu, kalıcı, güvenceli istihdam yaratacak ekonomik politika olmadan ne enflasyonun düşürülebileceğini ne de sıkıntıların ortadan kaldırılabileceğini ifade etti. İstihdamı koruyacak, işçilerin de insanca geçinebileceği bir ekonomik planlamanın mümkün olduğunu, ancak kıdem tazminatının ve ikinci basamak emeklilik sistemlerinin gündeme getirildiğini ve en temel hakların ortadan kaldırılmaya çalışıldığını belirtti.

Son olarak, “Ne üreteceğiz, nasıl üreteceğiz, ürettiğimizi nasıl bölüşeceğiz? Tüm mesele budur,” diyerek sözlerini tamamladı.

Benzer Yazılar