İhracatta Ülke ve Ürün Bazlı Kayıplar: Rusya ve ABD Pazarlarındaki Daralma Dikkat Çekiyor

İhracatta Ülke ve Ürün Bazlı Kayıplar: Rusya ve ABD Pazarlarındaki Daralma Dikkat Çekiyor

Türkiye’nin ihracat performansı yılın ilk yarısında yakından takip edilirken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri, ülke ve sektör bazında önemli kayıpları işaret ediyor. Özellikle Rusya Federasyonu ve ABD pazarlarında yaşanan daralmalar, bazı sektörleri derinden etkiliyor. 2025’in ilk altı ayında, 100 milyon doların üzerinde ihracat yapılan ülkeler incelendiğinde, Rusya’ya yapılan ihracattaki belirgin düşüş dikkat çekiyor.

Rusya Pazarındaki Sert Düşüş: Sektörel Etkiler

Yılın ilk yarısında Rusya’ya yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %24,9 oranında azaldı. Bu düşüşün arkasında yatan nedenler arasında siyasi gelişmelerin etkisi büyük. Rusya’nın siyasi pozisyonunu ekonomik kararlarına hızla yansıtması, ticari ilişkilerde dalgalanmalara yol açıyor. Sektörel bazda incelendiğinde ise demir ve demir dışı metaller, elektrik ve elektronik, hazır giyim ve konfeksiyon gibi önemli alanlarda ciddi kayıplar yaşandığı görülüyor.

  • Demir ve demir dışı metaller sektöründe %32,1‘lik bir düşüş kaydedildi.
  • Elektrik ve elektronik sektöründe bu oran %40,5‘e yükseldi.
  • Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ise %36,2‘lik bir gerileme yaşadı.

Bu sektörlerin yanı sıra, iklimlendirme sanayi, kimyevi maddeler, makine, otomotiv, tekstil ve ham maddeleri ile yaş meyve sebze ihracatında da kayıplar söz konusu. Rusya pazarındaki bu genel düşüş, Türkiye’nin toplam ihracat performansı üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.

ABD Pazarında İhracat Daralması ve Sektörel Kayıplar

Benzer bir durum ABD pazarında da gözlemleniyor. İlk altı ayda ABD’ye yapılan ihracatta %3‘lük bir düşüş yaşandı. Bu oran, Rusya’daki düşüş kadar yüksek olmasa da, bazı sektörlerdeki kayıplar daha derin. Özellikle çelik, halı, kimyevi maddeler, makine, meyve sebze, mücevher ve tekstil sektörleri ABD pazarında önemli kayıplar yaşadı.

  • Çelik sektöründe %28,9‘luk bir düşüş kaydedildi.
  • Halı sektöründe bu oran %13,6‘ya ulaştı.
  • Kimyevi maddeler sektöründe ise %32,1‘lik bir gerileme yaşandı.
  • Makine sektöründe %10,8‘lik, meyve sebze sektöründe %11,8‘lik, mücevher sektöründe ise %16,9‘luk bir düşüş yaşandı.

Bu sektörlerdeki kayıplar, ABD pazarının Türkiye için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Çin ve Almanya Pazarlarındaki Durum

Türkiye’nin önemli ticaret ortaklarından biri olan Çin’e yapılan ihracatta da ilk altı ayda %7,8‘lik bir düşüş yaşandı. Özellikle madencilik sektöründe %14,1‘lik bir kayıp dikkat çekiyor. Bu sektör, ilk altı ayda 691 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiş olmasına rağmen, Çin pazarındaki daralma önemli bir gelir kaybına yol açtı.

Almanya pazarında ise toplam ihracatta %9‘luk bir artış görülmesine rağmen, bazı sektörlerde düşüşler yaşandı. Hazır giyim sektörü, meyve sebze mamulleri, mobilya ve kağıt ürünleri, tekstil ve hammaddeleri, yaş sebze meyve ihracatında düşüşler dikkat çekiyor. Bu durum, Almanya pazarında da dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor.

Artışlar Kayıpları Telafi Edemiyor

Bazı sektörlerde başka ülkelerdeki artışlar, sektörün toplam ihracatının pozitif bölgede kalmasını sağlasa da, bu durum her sektör için geçerli değil. Özellikle halı ihracatı, hem önemli pazarlarda kayıp yaşamış hem de sektörün ihracatı düşüş bölgesinde seyretmektedir. Büyük ihracatçı sektörlerde ise hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı, kimyevi maddeler, makine ve aksamları, meyve sebze, su ürünleri – hayvansal ürünlerinde durum benzerlik gösteriyor.

Miktarsal ve Oransal Kayıpların Pazar Dağılımı

İhracattaki miktarsal ve oransal kayıpların pazar dağılımına bakıldığında şu tablo ortaya çıkıyor:

  • Çelik: En büyük miktarsal kayıp ABD’de, en büyük oransal kayıp Kanada’da.
  • Demir ve demir dışı metaller: En büyük miktarsal ve oransal kayıp Rusya’da.
  • Elektrik – elektronik: En büyük miktarsal ve oransal kayıp Rusya’da.
  • Halı: En büyük miktarsal ve oransal kayıp ABD’de.
  • Hazırgiyim konfeksiyon: En büyük miktarsal kayıp İspanya’da, en büyük oransal kayıp Rusya’da.
  • Hububat bakliyat yağlı tohumlar: Oransal ve miktarsal en büyük kayıp Irak’ta.
  • İklimlendirme: Oransal ve miktarsal en büyük kayıp Rusya’da.
  • Kimyevi maddeler: En büyük miktarsal kayıp Hollanda ve ABD’de, oransal kayıp Malta’da.
  • Madencilik ürünleri: Miktarsal ve oransal en büyük kayıp Çin’de.
  • Makine ve aksamları: Miktarsal olarak en büyük kayıp Rusya, oransal Özbekistan ve Rusya’da.
  • Meyve sebze mamulleri: Miktarsal ve oransal en büyük kayıp ABD’de.
  • Mobilya – kağıt: Miktarsal ve oransal en büyük kayıp Almanya’da.
  • Mücevher: Miktarsal ve oransal olarak en büyük kayıp Irak’ta.
  • Otomotiv: En büyük miktarsal kayıp Rusya’da, oransal kayıp Rusya ve Hollanda’da.
  • Su ürünleri ve hayvansal ürünler: Her iki göstergede de Irak’ta.
  • Tekstil: Her iki göstergede de en büyük kayıp Belarus’ta.
  • Yaş meyve sebze: Miktarsal olarak en büyük kayıp Rusya pazarında, oransal Almanya’da.

Sonuç ve Değerlendirme

TİM verileri, Türkiye’nin ihracatında ülke ve ürün bazlı kayıpların yaşandığını açıkça gösteriyor. Özellikle Rusya ve ABD pazarlarındaki daralmalar, bazı sektörleri olumsuz etkiliyor. Bu durum, ihracat stratejilerinin gözden geçirilmesi ve alternatif pazarlara yönelmenin önemini ortaya koyuyor. Sektörlerin rekabet gücünü artırmak, yeni pazarlara açılmak ve siyasi riskleri minimize etmek, ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip.

Ayrıca, sektörlerin kendi iç dinamiklerini güçlendirmesi, inovasyona yatırım yapması ve katma değerli ürünlere yönelmesi de uzun vadeli başarı için elzemdir. İhracattaki bu dalgalanmalar, Türkiye ekonomisinin genel sağlığı için bir uyarı niteliği taşıyor ve dikkatli bir yönetim gerektiriyor.

Benzer Yazılar