Manisa Saruhanlı’da Don Felaketi Üzüm Hasadını Vurdu: Rekolte Alarm Veriyor

Manisa Saruhanlı’da Don Felaketi Üzüm Hasadını Vurdu: Rekolte Alarm Veriyor

Manisa’nın üzüm üretiminde öne çıkan ilçesi Saruhanlı, 2025 yılı hasat dönemine beklenmedik bir darbeyle girdi. Nisan ayında yaşanan ve günlerce süren don felaketi, dünyaca ünlü Sultani çekirdeksiz üzüm rekoltesinde ciddi kayıplara yol açtı. Üreticiler, sabahın erken saatlerinde tarlalarına giderek üzüm hasadına başlasalar da, yaşanan rekolte düşüklüğü nedeniyle buruk bir başlangıç yaptılar.

Don Felaketinin Etkileri ve Üreticinin Durumu

Manisa genelinde etkili olan don olayı, özellikle Sultani çekirdeksiz üzüm bağlarını olumsuz etkiledi. Gediz Ovası’nda üzüm bağlarında tatlı bir telaş yaşansa da, rekoltedeki düşüş üreticileri endişelendiriyor. Ancak, düşük rekolteye rağmen, üreticilerin üzümlerini büyük bir özenle yetiştirmesi, salkımlarda yüksek kalitenin korunmasını sağladı.

Çiftçiler, sabahın ilk ışıklarıyla üzüm bağlarının yolunu tutarak, salkımlara zarar vermeden hasat yapıyor. Hasat edilen üzümler özel bir sıvıyla yıkanıp geniş alanlara serilerek kurumaya bırakılıyor. Yaklaşık 7-9 gün süren kuruma sürecinin ardından, üzümler özel makinelerle saplarından ayrılıyor ve dünya sofralarına gönderilmek üzere üzüm tüccarlarına teslim ediliyor.

İhracat ve İç Pazar

Sultani çekirdeksiz üzüm, özellikle Avrupa ülkeleri ve Rusya’da yoğun olarak tüketiliyor. Son yıllarda ise iç piyasada da bu üzüm türüne olan talep artış gösteriyor.

Üretici Gözünden Durum Değerlendirmesi

Saruhanlılı çiftçi ve AK Parti Saruhanlı İlçe Başkanı Şerif Eroğlu, 2025 yılının üzüm hasadına buruk bir başlangıç yaptıklarını ifade ediyor. Eroğlu, 10 Nisan’da yaşanan don zararının ardından kalan üzümleri hasat etmeye çalıştıklarını belirtiyor. Hasadın beşinci gününde olmalarına rağmen, mahsulün yaklaşık onda birini hasat edebildiklerini vurgulayan Eroğlu, ilçedeki hasarın yüzde 90’lara vardığını dile getiriyor. Kalan üzümlerin kalitesinin ise yüksek olduğunu, çünkü mahsul az olduğu için asmaların rahatladığını ve üzümün kendine geldiğini ifade ediyor.

Eroğlu, TARSİM’den eylül ayı içerisinde ödeme beklediklerini, mahsul az olduğu için giderlerin karşılanması gerektiğini ve tarım ödemelerinin öne alınmasının çiftçinin yüzünü güldüreceğini sözlerine ekliyor.

Ziraat Odası’ndan Destek Çağrısı

Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur ise, üzüm hasat sezonuna rekolte kaybından dolayı sancılı bir başlangıç yaptıklarını belirtiyor. Yapılan TARSİM raporlarına göre, ilçede yüzde 80 ile yüzde 85 arasında hasar meydana geldiğini ve bunun büyük bir kayıp olduğunu vurguluyor. Okur, en çok üzüldükleri konunun mahsulü yetiştirememek olduğunu, mahsul yetiştirip ülke ekonomisine katkı sağlamak istediklerini ancak yaşanan don afeti nedeniyle üzüm rekoltesinin ciddi oranda düştüğünü ifade ediyor.

Başkan Okur, ilçede yüzde 70’lere varan bir TARSİM sigortası poliçesi olduğunu ve bu poliçelerin bir an önce çiftçiye ödenmesi gerektiğini belirtiyor. Çiftçinin eylül ayında üzümünü kesip hasat yaptıktan sonra tarım kredileri, bankalar, ilaççılar ve gübrecilere olan borçlarını ödemek zorunda olduğunu ancak şu anda üzüm olmadığı için bu borçlarını ödeyemediğini ve büyük bir sıkıntı yaşadıklarını ifade ediyor. Bu nedenle, tarım sigortalarının bir an önce ödeme yapması gerektiğini vurguluyor.

Okur, geçmiş yıllarda 45 bin tona kadar hasat yapılan Saruhanlı’da bu yıl rekoltenin 8 bin tonlara kadar düştüğünü belirtiyor. Kuru üzümün başkenti Saruhanlı’nın geçmiş yıllarda 40-45 bin tona yakın üzüm hasadı elde ederken, bu yıl bu rakamın 8-10 bin tona kadar düştüğünü ve daha da düşebileceğini tahmin ettiklerini ifade ediyor. Kesilen bağlardan görüldüğü kadarıyla dekara 100 kiloya kadar üzüm kesilebildiğini, bunun hem çiftçi için hem de ülke ekonomisi için büyük bir kayıp olduğunu dile getiriyor.

Ekonomik Etkiler ve Gelecek Beklentileri

Manisa Saruhanlı’da yaşanan don felaketinin Sultani çekirdeksiz üzüm üretiminde yol açtığı rekolte kaybı, bölge ekonomisini ve ülke ihracatını olumsuz etkilemesi bekleniyor. Üreticilerin gelir kaybı yaşaması, tarım sektöründe daralmaya ve dolaylı olarak istihdam kayıplarına neden olabilir. TARSİM ödemelerinin hızlandırılması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması, bu olumsuz etkilerin hafifletilmesine katkı sağlayabilir.

Gelecek dönemlerde, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik önlemlerin alınması ve don riskine karşı daha dayanıklı üzüm çeşitlerinin geliştirilmesi önem taşıyor. Ayrıca, sulama sistemlerinin iyileştirilmesi, toprak analizlerinin yapılması ve gübreleme yöntemlerinin optimize edilmesi gibi uygulamalarla verimliliğin artırılması hedeflenmelidir.

Yaşanan bu zorlu sürecin, üreticiler, yerel yönetimler ve ilgili kurumlar arasında daha güçlü bir işbirliği ve dayanışma ortamı yaratmasına vesile olması bekleniyor. Birlikte hareket ederek, sorunlara çözüm bulunması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesi, Saruhanlı’nın üzüm üretimindeki lider konumunu korumasına yardımcı olacaktır.

Benzer Yazılar