Türkiye-Suriye Ticaretinde 14 Yıl Sonra Dönüm Noktası: Direkt Taşımacılık Başladı
Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerde 14 yıl sonra tarihi bir adım atıldı. Mersin’den yola çıkan Türk plakalı araçlar, doğrudan Şam’a ulaşarak, iki ülke arasındaki karayolu taşımacılığında yeni bir dönemi başlattı. Bu gelişme, özellikle lojistik sektörü ve bölge ekonomisi için önemli fırsatlar sunuyor.
14 Yıllık Aranın Ardından İlk Sefer
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamalarına göre, Türkiye ile Suriye arasında aktarmasız uluslararası karayolu taşımacılığı 14 yıl sonra yeniden başladı. Bu tarihi gelişme, 26 Ağustos’ta gerçekleştirilen ilk seferlerle resmileşti. UND (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) organizasyonunda, Özcemay Uluslararası Taşımacılık ve Şenol İkiz Transport‘a ait Türk plakalı araçlar, Şam’a ilk seferlerini başarıyla tamamladı.
Bakan Uraloğlu, Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan yapılan geçişlere dikkat çekerek, “Dün 4 tır Mersin’den Halep’e, 3 tır İdlib’den Mersin’e gitmek üzere geçiş yaptı” dedi. Bu durum, iki ülke arasındaki ticari faaliyetlerin yeniden canlanmasının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Savaş Öncesi ve Sonrası Ticaret
Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaretin neredeyse tamamen durmasına neden olmuştu. Savaş öncesinde hızla büyüyen ticaret hacmi, çatışmaların başlamasıyla büyük bir darbe almıştı. Özellikle Suriye üzerinden Orta Doğu’ya yapılan taşımaların kesilmesi, Türk lojistik firmalarını daha uzun ve maliyetli rotalara yöneltmiş, bu durum sektöre ciddi bir mali yük getirmişti.
Bakan Uraloğlu, bu durumu vurgulayarak, “Suriye’de 2011 yılında başlayan iç karışıklık sebebiyle taşıma faaliyetlerin önce durma noktasına geldiğini, akabinde tamamen durduğunu” belirtti. Uzun yıllar boyunca sınır kapısındaki yüklerin aktarma yoluyla taşınmak zorunda kalınması, hem zaman kaybına hem de maliyet artışına yol açmıştı.
Mutabakat Zaptı ve Teknik Toplantılar
Aralık 2024’te yaşanan gelişmeler sonrasında taşımalara yeniden başlamak üzere süreç başlatıldı. Bu süreçte önemli adımlar atıldı. 27-29 Haziran’da İstanbul’da düzenlenen Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nda Suriye ile karayolu taşımacılığı alanında mutabakat zaptı imzalandı. Ardından, 9 Temmuz’da Cilvegözü Sınır Kapısı’nda teknik düzeyde bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantıda geçiş şartları belirlenerek, sahadaki uygulamaların önü açıldı.
Ekonomik Etkileri ve Bölgesel Canlanma
Taşımaların yeniden başlamasıyla birlikte Türk ve Suriye plakalı taşıtlar, sınırda yük aktarmaya gerek kalmadan doğrudan varış noktalarına ulaşabilecek. Bu durum, sevkiyat sürelerini kısaltacak ve maliyetleri düşürecek. Bakan Uraloğlu, bu gelişmenin ekonomik etkilerini vurgulayarak, “Ağustos 2024 ile Ağustos 2025’i kıyasladığımızda Suriye’ye yönelik taşımalarımızda yüzde 50 artış yaşandı. Bu eğilim artarak devam edecek” dedi.
Ayrıca, Suriye güzergahının yeniden açılmasıyla birlikte Hatay, Gaziantep ve Mersin gibi şehirlerden Ürdün ve Suudi Arabistan’a ulaşım daha hızlı hale gelecek. Bu durum, sadece ihracatçılara değil, bölge ekonomisine de önemli bir canlılık kazandıracak.
Lojistik Sektörüne Stratejik Kazanım
UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, bu tarihi adımı “Türk araçlarına çok önemli bir bölgeyi tamamen açtı” şeklinde değerlendirdi. Aras’a göre, aktarma ve araç değişimi ortadan kalkması, sevkiyat sürelerini kısaltırken maliyetleri düşürecek ve rekabet gücünü artıracak. Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru gibi yeni ulaştırma koridorlarının önem kazandığı bir dönemde, Suriye kapısının açılması stratejik bir kazanım olarak kabul ediliyor.
İlk seferleri gerçekleştiren Özcemay Uluslararası Taşımacılık Üst Yöneticisi (CEO) Raif Ay da bu gelişmenin önemine dikkat çekerek, “Yalnızca yük taşımadıklarını Avrupa ile Orta Doğu arasında yeniden bir ticaret köprüsü kurduklarını” kaydetti. Savaş öncesi dönemde Avrupa’dan Orta Doğu’nun dört bir yanına hızlı ve ekonomik taşımacılık sağladıklarını ancak kapalı sınırlar, güvenlik riskleri, aktarma zorunlulukları ve ek maliyetler nedeniyle bu hattın uzun süre devre dışı kaldığını hatırlattı. Ay, “Artık aktarma ve araç değişimi ortadan kalkıyor. Sevkiyat süreleri kısalıyor, zaman kaybımız olmayacak. Maliyetlerimiz düşerken hasar ve kayıp riski en aza inecek” açıklamasında bulundu.
Gelecek Beklentileri ve Projeksiyonlar
Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin yeniden canlanması, bölgedeki ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacak. Özellikle lojistik sektöründe beklenen büyüme, yeni iş imkanları yaratırken, ticaret hacminin artmasıyla birlikte bölge ekonomisi daha da güçlenecek. Yetkililerin beklentisi, bu olumlu trendin önümüzdeki dönemde de devam etmesi yönünde.