Borsa Eylül’de Siyasi ve Jeopolitik Risklerle Yüzleşiyor: Uzmanlardan Kritik Değerlendirmeler
Ekonomi gazetecileri Hakan Güldağ ve Ali Ağaoğlu, Şans Sohbetleri’nde Eylül ayının borsa üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirdi. Özellikle siyasi ve jeopolitik risklerin, piyasalar üzerinde baskı oluşturabileceği vurgulandı. Yapılan değerlendirmelerde, borsadaki yükselişi destekleyen unsurların zayıflaması ve risk faktörlerinin artmasıyla birlikte, yatırımcıların daha temkinli bir yaklaşım sergileyebileceği belirtildi.
Açığa Satış Yasağı ve Kredili İşlemlerdeki Değişiklikler
Hakan Güldağ, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) açığa satış yasağını uzatmama kararını ve kredili işlemlerdeki özkaynak oranının esnetilmesine ilişkin tedbirlerin sona erdirilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Ali Ağaoğlu ise bu kararın yerinde olduğunu belirtmekle birlikte, borsanın siyasi ve jeopolitik risklerin etkisi altında kalacağı bir döneme girildiğine dikkat çekti.
Ağaoğlu, Endeks 30’un aralık vadeli kontratının yılbaşında 14.500-14.900 bölgesinde olmasına rağmen, şu anda 13.850 seviyelerinde bulunduğunu vurgulayarak, piyasadaki tedirginliğe işaret etti.
19 Mart Sendromu ve Siyasi Belirsizlik
Güldağ, “19 Mart sendromu”nun etkilerinin hala hissedildiğini ve borsanın satıcılı kapanmasında siyasi risklerin önemli bir rol oynadığını ifade etti. Özellikle, 15 Eylül’deki CHP kurultay davasının piyasalar açısından kritik olduğunu belirterek, “Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olacak” senaryolarının belirsizliği artırdığını söyledi.
Ağaoğlu da borsadaki son yükselişin temel nedeninin, CHP’ye kayyum atanıp atanmamasıyla ilgili mahkeme kararının ertelenmesi olduğunu hatırlattı. Ancak bu ertelemenin, kararın iptali veya mevcut yönetimin görevde kalacağı anlamına gelmediğini, sadece bir zaman kazancı olduğunu vurguladı. Bu nedenle, borsanın iki hafta sonra aynı riskle yeniden karşı karşıya kalacağını ve riski almak istemeyen yatırımcıların pozisyonlarını kapatmaya başladığını belirtti.
Jeopolitik Riskler ve ABD’nin Suriye Politikası
Güldağ, borsanın jeopolitik risklerin etkisini daha fazla hissedeceğini öngörerek, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın “YPG artık PKK ile bağlantılı değil, ABD’nin müttefiki” şeklindeki açıklamalarına dikkat çekti. Bu açıklamaların, Ortadoğu’da dengelerin değişeceğine işaret ettiğini söyledi.
Ağaoğlu, bu açıklamaların, “ABD Suriye’de kimden yana olduğunu ilan etti. Bundan sonra her şeye hazırlıklı olun” şeklinde yorumlandığını ifade etti. Güldağ ise jeopolitik analizlerin, ABD’nin Rojava Özerk Yönetimi denilen bölgeyi Türkiye dahil herkese karşı korumaya aldığını gösterdiğini belirtti.
Faiz Politikaları ve Para Piyasası Fonları
Ağaoğlu, Cuma günü vade bitimi nedeniyle kontratlarda denkleştirme işlemlerinin yaşandığını ve faiz indirimleri beklentisiyle para piyasası fonlarından borsaya giren yatırımcıların, borsadaki kazançların faiz kazancından düşük kaldığını fark ettiklerinde geri döndüğünü ifade etti. Çünkü faiz, fırsat maliyeti yüksek bir alternatif sunuyor. Merkez Bankası’nın hedef ve tahminlerinin de para politikasında çok hızlı bir gevşeme olmayacağını gösterdiğini belirterek, risklerin arttığı bir ortamda borsanın şansının azaldığını vurguladı.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Sonuç olarak, siyasi ve jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik, borsada düşüş yönlü olumsuz etki yaratabilir. CHP kayyum kararı netleşmeden para piyasası fonlarına ve mevduata dönüşler görülebilir. İsrail ile ilişkilerin bozulduğu ve Suriye’de operasyonların devam ettiği bir süreçte, siyasetin adımlarının Türkiye’yi güçlendirecek mi yoksa zayıflatacak mı olduğu kritik önem taşıyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin yarattığı olumlu havanın karşısındaki en büyük risk bu. Piyasanın dikkatle izlediği bu süreçte, ekonomi yönetiminden çok siyasete iş düşüyor.
Ağaoğlu, Amerikan borsalarının nisan başından bu yana istikrarlı bir yükseliş sergilediğini ve hisse senetlerinin yükselmeye devam edeceğini öngörüyor. S&P 500 Endeksi için beklentisinin 7.000 puan olduğunu ve bu seviyenin 2024 yılı içinde görülme ihtimalinin düşük olsa da, Fed’in gereğinden fazla faiz indirimi yapması durumunda gerçekleşebileceğini belirtti.
Ağaoğlu, Nvidia’nın bilançosunun beklentileri aşamaması nedeniyle piyasada bir realizasyon yaşandığını, ancak Amerika’da hisselerin hem faiz indirimi desteği hem de siyasi itişle yükselmeye devam edeceğini öngörüyor. Yıl sonu için S&P 500’de 6.600-6.700 kapanışı bekleyen Ağaoğlu, önümüzdeki yıl 7.000 puanın test edilebileceğini, ancak arkasından önemli bir düzeltme beklediğini ifade etti. Bu düzeltmenin nedeninin, özellikle Amerikan tahvil piyasasında çıkabilecek bir güvensizlik problemi olduğunu ve 2026’nın ana temasının bu olacağını belirtti.
Ağaoğlu, jeopolitik risklerin azalmadığını ve bu nedenle altının yeniden 3.400 doların üzerine çıktığını ve gümüşün 39 dolarlara gidip geldiğini belirterek, değerli metallerde pozitif tercihin devam ettiğini ve altında 3.500-3.550 doların halen bu senenin zirvesi olabileceğini öngördü.