TL Mevduat Faiz Gelirleri Konut ve Lüks Araçlara mı Kaydı?
Türkiye’de Haziran 2023’ten itibaren uygulanan sıkı para politikası, Türk Lirası (TL) mevduatlarına olan ilgiyi önemli ölçüde artırdı. Tarihin en yüksek reel faiz oranlarıyla TL mevduatlarından kazanç elde eden yatırımcıların, bu kazançlarının bir kısmını yeniden tasarrufa yöneltmediği görülüyor. Bu durum, elde edilen faiz gelirlerinin konut ve lüks araç alımlarına kaymış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
TL Mevduatlardaki Artış ve Beklentiler
Ağustos 2024 ile Ağustos 2025 arasında ortalama yüzde 60 bileşik faiz getirisi elde eden yatırımcıların, faiz gelirlerinin bir kısmını konuta ve lüks araçlara yatırdığı gözlemleniyor. Bileşik faiz olarak yüzde 60 artması beklenen faiz gelirindeki artışın yüzde 32,4‘te kalması, yaklaşık 300 milyar lira civarında bir tasarrufun harcandığına işaret ediyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, geçen yıl Ağustos ayında 4.5 trilyon lira olan gerçek kişi mevduatları, bu yıl Ağustos sonunda yüzde 32,45 artarak 8.5 trilyon liraya ulaştı. Ancak, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı İris Cibre’nin hesaplamalarına göre, uygulanan TL mevduat faiz oranları ortalaması dikkate alındığında, mevduatın bileşik faiz getirisi yüzde 60 olmalıydı. Bu durumda, 4.5 trilyon lira olan gerçek kişi TL mevduatının, bu yıl Ağustos sonunda 10.3 trilyon liraya yükselmesi bekleniyordu. Aradaki 1.76 trilyon lirayı aşan faiz geliri, yeniden TL mevduatta tasarrufa yöneltilmedi.
Para Piyasası ve Döviz Fonlarındaki Yükseliş
İris Cibre’nin analizine göre, aynı dönemde para piyasası fonları (PPF) ve döviz fonları, faiz getirisinin üzerinde bir artış göstererek tasarrufların bu alanlara kaydığını ortaya koydu. Geçen yıl Ağustos ayında 986.8 milyar lira olan para piyasası fonlarının, yıllık bileşik faiz oranı ile 1.6 trilyon liraya yakın getiri sağlaması gerekirken, 539.1 milyar lira daha fazla artarak 2.12 trilyon liraya yükseldi. Döviz fonları da, geçen yıl Ağustos ayından bu yana 1.2 trilyon liradan 2.4 trilyon liraya yükseldi. Yıllık bileşik faizle artması gereken tutar olan 1.45 trilyon liradan 946.3 milyar lira daha fazla büyüdü. Bu durum, yatırımcıların TL mevduat faiz getirisinin bir kısmını para piyasası fonları ve döviz fonlarına yönlendirdiğini gösteriyor.
Harcamalara Giden Tasarruflar
İris Cibre’nin hesaplamalarına göre, gerçek kişi TL mevduatlarından para piyasası fonları ve döviz fonlarına giden kısım çıkarıldığında, geriye kalan 281.44 milyar liralık bir net tasarruf son bir yılda harcanmış oldu. Bu harcamanın dövize yönelmediği, son bir yılda gerçek kişi döviz mevduatlarının parite etkisinden arındırılmış olarak sadece 780 milyon dolar yükseldiği belirtiliyor. Döviz mevduatlarındaki bu yükselişin de farkı açıklamadığı vurgulanırken, gerçek kişi TL mevduat stokunun yüzde 21‘inin harcandığına dikkat çekiliyor.
Kredilerin ve Para Arzının Rolü
Harcamalar içerisinde kredilerle oluşturulan para arzının da bulunduğunu belirten Cibre, bireysel kredi artışının aynı dönemde yüzde 46 olduğunu ve para arzının yüzde 36 artış gösterdiğini ifade ediyor. Sonuç olarak, netleştirildiğinde gerçek kişilerin TL tasarruflarının 281.44 milyar lirasının harcandığı ve tasarruf olması gereken rakamın harcamaya gittiği ortaya çıkıyor.
Peki, 300 milyar liraya yakın bir miktarın tasarruftan çıkarak nereye harcandığı sorusuna Cibre, konut ve araç alımlarına kaydığı yanıtını veriyor. Konut ve araç satışlarında yaşanan hareketlenmenin de bu yorumu doğruladığı belirtiliyor. Cibre, “Aylık enflasyon yüzde 2‘nin altına düşmüyor. En yüksek reel faizi veren ülke olarak uyguladığımız sıkı para politikasıyla belli bir kesimin alım gücünü azalırken belli bir kesimin ise yükseleceği ortadaydı. Bu etki gücü yüksek ancak sayısı az olan kesim yüksek reel faiz ile getirisini oldukça arttırdı. Ve bu kazançlar ise çoğunlukla konut ve araç alımı olarak değerlendirildi” diyor.
Konut ve Araç Satışlarındaki Artış
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuz sonu itibarıyla son bir yılda konut satışlarındaki yükseliş yüzde 12,4 seviyesinde. Yüzde 87‘sinin peşin alındığı konutlarda nakit alımlarda bu dönemde artış yüzde 8‘e varırken, kredili konut satışları ise yüzde 60,3 yükseldi. Bu durum, faiz getirisinin peşin alımın yanı sıra kredi teminatına da gittiğini ortaya koyuyor. Ocak-Temmuz döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre toplam konut satışları yüzde 24,2, kredili konut satışları yüzde 93,2, nakit konut satışları ise yüzde 17,1 artış gösterdi. Araç satışlarında ise lüks segmentteki yükseliş dikkat çekiyor. Toplam otomotiv satışları yüzde 18 artarken, bazı lüks otomotivlerin satışlarında 2-3 katına varan artışlar yaşandı.
Sonuç
TL mevduat faizlerindeki yüksek getirilerin bir kısmının konut ve lüks araç alımlarına yönelmesi, ekonomik dengeler ve gelir dağılımı açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bu durum, sıkı para politikasının bazı kesimlerin alım gücünü artırırken, diğerlerinin tasarruflarının harcamaya dönüşmesine neden olabileceğini gösteriyor. Konut ve araç piyasasındaki hareketlilik de bu durumu destekler nitelikte.