Ayşegül İldeniz: Türkiye Yapay Zekâda Stratejik Sektör Seçimiyle Öne Çıkmalı

Ayşegül İldeniz: Türkiye Yapay Zekâda Stratejik Sektör Seçimiyle Öne Çıkmalı

Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Ayşegül İldeniz, Türkiye’nin yapay zekâ (YZ) alanındaki potansiyelini değerlendirmek ve küresel rekabette öne çıkmak için stratejik bir sektör belirlemesi gerektiğini vurguluyor. İldeniz, Türkiye’nin YZ alanında sağlık, tarım veya enerji gibi belirli bir sektöre odaklanarak, bu alanda dünyanın ilk üç ülkesi arasına girme hedefi koyması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye’nin Yapay Zekâ Yolculuğunda Kritik Eşik

Ayşegül İldeniz’e göre, Türkiye yapay zekâ yolculuğunda kritik bir eşikte bulunuyor. Küresel arenada rekabet edebilmek için, kaynaklarını ve yeteneklerini belirli bir alanda yoğunlaştırması gerekiyor. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin YZ alanında uzmanlaşmasını ve dünya çapında tanınan bir merkez haline gelmesini sağlayabilir.

Arkeoloji Tutkusu ve Geleceğe İlham

İldeniz’in teknolojiye olan tutkusunun kökeninde, arkeolojiye ve antik dillere duyduğu derin ilgi yatıyor. Babasıyla birlikte Türkiye’nin tarihi bölgelerini gezerek büyüyen İldeniz, geçmişin izlerini sürmenin geleceği şekillendirmede önemli bir rol oynadığına inanıyor. Özellikle antik DNA ve insanlığın uygarlık yolculuğuyla ilgilenen İldeniz, tarihten aldığı ilhamla teknoloji alanında yenilikçi çözümler geliştirmeye odaklanıyor. “Geçmişten bu yana nasıl bir inovasyon yolculuğu geçirdiğimizi anlamak beni çok heyecanlandırıyor. Geleceğe ve dünyaya daha sağlam bir perspektifle yaklaşabildiğimi hissediyorum.” diyor İldeniz.

Silikon Vadisi ile Türkiye arasında köprü kuran Ayşegül İldeniz, Intel’de Yeni Teknolojiler Grubu Dünya Başkan Yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulundu. Şu anda “küresel teknoloji lideri ve iş yöneticisi” olarak tanımlayan İldeniz, hem bireylerin hem de şirketlerin yapay zekâ çağını aktif olarak şekillendirmesi gerektiğini savunuyor.

“Verisiz Yapay Zekâ Olmaz”

İldeniz, yapay zekânın en iyi şekilde kullanılabilmesi için bireylerin ve şirketlerin dijitalleşme süreçlerini tamamlamaları gerektiğini vurguluyor. **”Verisiz yapay zekâ olmaz,”** diyen İldeniz, şirketlerin ürettikleri ürün ve hizmetleri dijital olarak takip edilebilir hale getirmesi, müşteri yolculuklarını detaylı bir şekilde analiz etmesi gerektiğini belirtiyor. Elde edilen verilerin, verimliliği artırmak ve mevcut sistemleri iyileştirmek için kullanılması gerektiğini ifade ediyor. Son aşamada ise yapay zekâ entegre edilmiş ürünler geliştirilmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye’deki şirketlerin bu yarışta daha cesur adımlar atabilmesi için, genç yetenekleri bünyelerine katarak yapay zekâya adanmış özel takımlar kurmaları ve bu takımlara karar alma yetkisi vermeleri gerektiğini belirtiyor. İldeniz, gençlerin iş süreçlerine hızla dahil edilmesinin, rekabet gücünü artıracağını vurguluyor.

Türkiye’nin Küresel Rekabette Öne Geçmesi İçin Ekosistem Şart

Türkiye’nin küresel teknoloji yarışında öne geçebilmesi için, yapay zekâ alanında parlak beyinleri cezbedecek bir ekosisteme ihtiyaç duyduğunu belirten İldeniz, üniversitelerde yapay zekânın farklı dallarında araştırmalar yapan başarılı akademisyenlerin Türkiye’ye çekilmesi gerektiğini söylüyor. Belirli konulara odaklanan araştırma laboratuvarlarının kurulması ve bu laboratuvarlar etrafında bir kümelenme oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Bu sayede, Türkiye’deki büyük şirketlerin bu inovasyonları kullanarak yeni ürünler geliştirebileceğine inanıyor. Örneğin, sağlıkta yapay zekâ, tarımda yapay zekâ ya da enerjide yapay zekâ gibi alanlarda dünyanın ilk iki ya da üç ülkesi arasına girme hedefi konulabileceğini belirtiyor.

Gelecek, Şahsi İnisiyatifin Zamanı

Gençlere sık sık **”geleceğin denizine açılmaya hevesli maceraperestler”** diye seslenen İldeniz, gençlerin en büyük avantajının teknolojinin içine doğmuş olmaları olduğunu belirtiyor. Ancak bu durumun aynı zamanda bir risk de taşıdığını, bu dünyanın dışında kalmanın tehlikeli olabileceğini söylüyor. İldeniz’e göre, geleceği yaratma şansına sahip olan gençlerin, sadece teknik bilgiyle yetinmeyip eleştirel düşünme, yaratıcılık, empati kurma ve sorgulama gibi yetkinliklere sahip olmaları gerekiyor. Şahsi inisiyatifin çok önemli olacağı bir geleceğin bizi beklediğini vurguluyor.

Teknolojiyi Üretmeyen Toplum Tüketici Olur

Dünya teknoloji savaşında gelinen noktayı değerlendiren İldeniz, **”teknolojiye sahip olanlar” ve “sahip olmayanlar” arasındaki ayrımın çok hızlı açılmasından endişe duyuyor.** Yapay zekânın sofistike ve pahalı hale gelerek birkaç şirketin tekelinde toplanabileceği uyarısında bulunuyor. Türkiye’nin bu yarıştan kopma şansının olmadığını belirten İldeniz, aynı zamanda paylaşımcı, adil ve etik bir mutabakata ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.

Ayşegül İldeniz’in Doğan Kitap’tan çıkan iki kitabı, **”Ayşegül Işınla Bizi: Bir Teknoloji Liderinin Küresel Serüveni”** ve **”Ayşegül 5.0 Yapay Zeka ve Gelecek İçin Otostopçunun Galaksi Rehberi”**, İldeniz’in teknolojiye olan tutkusunu ve geleceğe dair vizyonunu yansıtıyor. İldeniz, Silikon Vadisi’nde çalışmaya başladığında tüm takımın bilim kurgu hayranı olduğunu fark ettiğini ve bu durumun tesadüf olmadığını belirtiyor. Distopik bilim kurguların, geleceğe dair önemli ipuçları sunduğuna inanıyor.

Benzer Yazılar