OVP 2026-2028: Bütçe Giderleri Gelirlerin Önünde, Tasarruf Beklentisi Zayıf

OVP 2026-2028: Bütçe Giderleri Gelirlerin Önünde, Tasarruf Beklentisi Zayıf

Orta Vadeli Program (OVP) 2026-2028 dönemi, ekonominin yol haritasını çizerken, kamu harcamalarındaki artışın gelir artışının üzerinde seyretmesi dikkat çekiyor. Bütçe giderlerinin 2025 yılına kıyasla yüzde 29.7 oranında artması öngörülürken, gelir kalemlerindeki artış beklentisi yüzde 28.6‘da kalıyor. Bu durum, ekonomik programın temelini oluşturan “tasarruf” ilkesi açısından soru işaretleri yaratıyor ve 2026 bütçesinde önemli adımların atılmadığını gösteriyor.

Bütçe Giderleri ve Gelirler Arasındaki Makas Açılıyor

OVP’ye göre, 2025 yılında 14 trilyon 585 milyar lira olarak öngörülen bütçe giderleri, 88 milyar lira aşarak 14 trilyon 673 milyar liraya ulaşacak. 2026 yılında ise giderlerin yüzde 29.8 artışla 18 trilyon 928 milyar liraya yükselmesi bekleniyor. Bu durum, kamu harcamalarındaki ivmenin devam edeceğine işaret ediyor.

Faiz Giderleri Yük Olmaya Devam Ediyor

2025’te 1 trilyon 950 milyar lira olması beklenen faiz giderleri, 102 milyar lira artarak 2 trilyon 52 milyar liraya çıkacak. Önümüzdeki yıl ise bütçe başlangıç değerinin yüzde 40.36 üzerinde, 2 trilyon 741 milyar liralık faiz harcaması öngörülüyor. Faiz giderlerinin bütçe üzerindeki yükü azaltılamıyor.

Gelir Artışı Enflasyonun Üzerinde mi?

Gelir tarafında ise 2026 yılı için beklenen enflasyon yüzde 16 iken, vergi kaleminde yüzde 23.75‘lik artışla 13 trilyon 783 milyar liralık bir beklenti söz konusu. Bu durum, vergi gelirlerindeki artışın enflasyonun üzerinde gerçekleşeceği umudunu taşıyor.

Ekonomistlerden Değerlendirmeler

Siyasal iktisatçı İnan Mutlu’nun görüşlerine göre, Türkiye’nin kamu harcamalarının milli gelire oranı Avrupa ülkeleri arasında en düşük seviyede. Mutlu, bunun temel sebebinin kamu gelirlerinin diğer Avrupa ülkelerine kıyasla düşük olması olduğunu belirtiyor. AB ülkelerinde ortalama kamu harcamalarının milli gelire oranı yüzde 49,2 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 35,7 seviyesinde bulunuyor. OVP dönemi boyunca da harcamaların yüzde 35-36 seviyesinde kalacağı öngörülüyor.

Mutlu ayrıca, gelir artışının sağlanacağı kalemlerin net olmamasına dikkat çekiyor ve dolaylı vergilerdeki artışların gelir adaletsizliğini daha da bozabileceğini ifade ediyor. Kayıt dışı ekonomi ile mücadelenin de kağıt üzerinde kalacağını öngören Mutlu, ciddi yapısal önlemlerin öngörülmediğini ve özelleştirmelerin yeniden gündeme gelebileceğini belirtiyor.

Faiz indirimlerine rağmen faiz harcamalarının milli gelire oranının yüzde 3.5‘te kalacağına dikkat çeken Mutlu, sosyal harcamalar, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerine yönelik harcamalarda ciddi artışlar beklenmediğini ve kamu maliyesi açısından işlerin önümüzdeki 3 yıl boyunca benzer şekilde devam edeceğini öngörüyor.

Yapısal Tedbirlerin Önemi

Yeni Ekonomi Danışmanlık A.Ş Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı ise 2025 yılı gelir hedeflerinin tutturulabileceğini, ancak gelir idaresi ve denetimde yapısal tedbirler alınması gerektiğini vurguluyor. Karyağdı, OVP hedeflerinin çoğu zaman birbirinin tekrarı gibi algılandığını, ancak hedef tekrarlarının hedefin korunduğu ve ulaşılması için çaba gösterildiği şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. 2025 yılı vergi gelir hedefinin 405 milyar lira altında kalınarak 10.7 trilyon liralık gelir beklendiğini dile getiren Karyağdı, bu değişikliğe rağmen vergi artışlarıyla birlikte bu hedefe ulaşılabileceğini vurguluyor.

Karyağdı, OVP’de yer alan “Vergi istatistikleri ve bu alandaki raporların daha kapsamlı bir şekilde yayımlanması sağlanacaktır” ifadesine dikkat çekiyor. Geçen yılki OVP’de de bulunan bu politikanın hayata geçirilmesinin, vergi politikası ve uygulaması alanında yapılan çalışmalara önemli katkılar sağlayacağı gibi şeffaflık, politika ve performans karşılaştırması yoluyla vergi toplamada etkinliğin artmasına destek olacağını anlatıyor.

Sonuç: OVP Beklentileri Karşılıyor mu?

OVP 2026-2028 dönemi, bütçe açığının kontrol altında tutulması ve ekonomik istikrarın sağlanması açısından kritik bir öneme sahip. Ancak, kamu harcamalarındaki artışın gelir artışının üzerinde seyretmesi ve faiz giderlerinin yüksekliği, hedeflere ulaşılması konusunda soru işaretleri yaratıyor. Yapısal reformların hayata geçirilmesi ve gelir idaresinde etkinliğin artırılması, OVP hedeflerine ulaşılması için kritik önem taşıyor.

Benzer Yazılar