Yaşlanan Dünya: Japonya’dan Hong Kong’a Emeklilik ve Bakım Sistemleri

Yaşlanan Dünya: Japonya’dan Hong Kong’a Emeklilik ve Bakım Sistemleri

Dünya genelinde yaşlı nüfusun hızla artması, ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerini ve emeklilik yapılarını yeniden düşünmeye itiyor. Japonya ve İtalya gibi yaşlı nüfus oranının yüksek olduğu ülkeler, bu demografik değişimlere karşı çeşitli önlemler alırken, diğer ülkeler de gelecekteki senaryolara hazırlanmaya çalışıyor.

Yaşlı Nüfus Artışı Küresel Bir Trend

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA) Nüfus Bölümü’nün 2024 Dünya Nüfus Tahminleri raporuna göre, 2070’lerin sonunda dünya genelinde 65 yaş üstü nüfusun 2,2 milyara ulaşarak 18 yaş altı çocukların sayısını geçmesi bekleniyor. Bu çarpıcı öngörü, yaşlı nüfusun artış hızının genç nüfusu geride bırakacağını gösteriyor. Ayrıca, 2030’ların ortalarında 80 yaş ve üzerindekilerin sayısının 1 yaş altı bebeklerden fazla olacağı tahmin ediliyor. Bu durum, hem sağlık hem de sosyal güvenlik sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturacak.

Genç nüfuslu ülkelerde bile yaşlı nüfusunun hızla artması beklendiğinden, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi ve sosyal güvenlik sistemlerinin sürdürülebilirliğinin geliştirilmesi kaçınılmaz hale geliyor. Ülkeler, yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için şimdiden stratejiler geliştirmeye başlamalı.

Ülkelerin Yaşlı Nüfus Oranları Karşılaştırması

UN DESA verilerine göre, nüfusu 1 milyonun üzerinde olan ülkelerde 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2050’de 2025’e kıyasla önemli ölçüde artacak. 2025 sonunda Japonya’da yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı yaklaşık yüzde 30 olurken, bu ülke en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip olacak. Aynı dönemde Porto Riko, İtalya, Portekiz, Yunanistan ve Finlandiya’da bu oran yüzde 24–25 civarında seyrederken, Almanya, Hong Kong, Hırvatistan ve Sırbistan yüzde 23‘ün üzerindeki oranlarla öne çıkacak.

2050’ye ilişkin tahminler, sıralamadaki yer değişimleri ve oranlardaki artışlarla dikkat çekiyor. UN DESA öngörülerine göre, bu dönemde Hong Kong yaşlı nüfus oranının yaşlı nüfusa oranı açısından yüzde 46,4 ile listenin ilk sırasına yerleşecek. Bunu, Güney Kore yüzde 39,7, Tayvan yüzde 38,7, Japonya yüzde 37,5 ve Porto Riko yüzde 37 ile takip edecek. İtalya, İspanya, Yunanistan, Bosna Hersek ve Portekiz de yüzde 33-37 bandındaki oranlarla ilk 10’da yer alacak. Türkiye’deki yaşlı nüfus oranının ise 2025’teki yüzde 10,6 seviyesinden 2050’de yüzde 22,1‘e yükseleceği öngörülüyor.

Japonya’nın Örnek Emeklilik ve Bakım Sistemi

Dünyada yaşlı nüfus oranındaki bu artış, ülkelerin sosyal güvenlik ve emeklilik yapıları için önemli bir sınav niteliği taşıyor. Bu bağlamda, dünyanın en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ülkelerinden biri olan Japonya’nın uyguladığı sistem, diğer ülkelere örnek teşkil ediyor.

Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatının (ISSA) yayımladığı ülke profili raporlarına göre, Japonya’da sosyal güvenlik sistemi iki temel ayağa dayanıyor. Ülkede uygulanan ulusal emeklilik programı, 40 yıl prim ödeyenlere 65 yaşında sabit aylık sağlıyor. Çalışanlara yönelik ayrı bir sistem ise en az 10 yıl prim ödenmesi şartıyla kazanca bağlı maaş sunuyor. Emekliliğin 70 yaşına kadar ertelenmesi maaşı artırırken, eşi veya çocuğu olanlara ek ödemeler yapılabiliyor.

Yaşlılara yönelik sağlık hizmeti, 75 yaş üstündekiler ile 65 yaşından büyük engelli bireyleri kapsıyor. Hastalar gelir durumuna göre sağlık giderlerinin yüzde 10 ila 30‘unu karşılıyor. Uzun süreli bakım hizmeti ise evde destek, gündüz merkezleri ve yatılı bakım sağlıyor. Bu hizmetlerde de katkı payı yüzde 10 ile yüzde 30 arasında değişiyor.

İtalya’nın Yaşam Maliyetine Endeksli Emeklilik Sistemi

Yaşlı nüfus oranıyla Avrupa’da öne çıkan İtalya’da emeklilik sistemi de katkıya dayalı hesaplama yöntemiyle işliyor. Yaşlılık aylığı 67 yaşında ve en az 20 yıl prim ödemesiyle bağlanıyor. Emekli maaşları her yıl yaşam maliyetindeki değişime göre güncelleniyor. Ödemeler aylık yapılırken, aralıkta ilave 13’üncü taksit ödeniyor.

Düşük gelirli emekliler, 70 yaşından sonra gelir testine tabi olmak kaydıyla ek destek alabilirken, prim gün sayısına bağlı olarak bazı sigortalılar için bu destek 65 yaşından itibaren mümkün olabiliyor. Ayrıca düşük gelirli 67 yaş üstü kişilere gelir tespitine dayalı yaşlılık sosyal yardımı sağlanıyor. Bu yardım, 70 yaşından sonra daha yüksek tutarda uygulanıyor. İtalya’da ulusal sağlık sistemi, ülkede yasal olarak ikamet eden her bireye sağlık hizmeti sunuyor. Uzun süreli bakım kapsamında ise malullük aylığına veya tazminat ödemelerine ek olarak, ihtiyacı olan kişilere sürekli bakım ödeneği sağlanıyor. Ayrıca, ülkede yasal emeklilik yaşının 2027’ye kadar 67’de sabit kalacağı, yaşam süresindeki artışla bağlantılı olarak 2050’de 69 yaş 9 aya çıkarılacağı belirtiliyor.

Hong Kong’un Çok Katmanlı Sosyal Güvenlik Sistemi

2050’de en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip olması beklenen Hong Kong, çok katmanlı sosyal güvenlik sistemiyle dikkat çekiyor. Sistem, ödenekler, gelir testine dayalı yardımlar, zorunlu mesleki emeklilik fonları, uzun süreli bakım hizmetleri ve aile desteklerinden oluşuyor.

Sosyal güvenlik ödeneği kapsamındaki yaşlılık ödeneği, 70 yaşını dolduran ve en az 7 yıl orada ikamet etmiş olanlara sabit aylık sağlıyor. Aynı kapsamda yer alan yaşlılık yaşam ödeneği ise 65 yaşından itibaren, gelir ve varlık testine bağlı olarak temel veya daha yüksek tutarda ödeniyor. Bununla birlikte, kapsamlı sosyal güvenlik yardımı programı, 65 yaş üstüne gelirle orantılı kademeli destek veriyor. Yaşlılara yönelik ödemelerin diğer ayağını, 65 yaşından itibaren erişilebilen zorunlu mesleki emeklilik fonları oluşturuyor. Tanımlı katkı sistemine dayalı bu fonlar, çalışan ve işveren katkılarının birikimiyle oluşuyor. Hong Kong’daki bu fonlar özel sektörce işletiliyor ve bazı ülkelerde kamu tarafından yönetilen ulusal fonlardan farklı işliyor.

Yaşlılara yönelik bakım hizmetleri de Hong Kong’daki sistemin bir parçası olarak öne çıkarken, ülkede aile ve hane destekleri kapsamında uzun vadeli ödenekler, toplumda yaşam desteği, bakım için katkı ve istihdama katılımı destekleyici yardımlar sağlanıyor.

Sonuç: Geleceğe Yönelik Stratejiler Geliştirmek

Dünya genelinde yaşlı nüfusun artışı, ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerini ve emeklilik politikalarını yeniden değerlendirmesini zorunlu kılıyor. Japonya, İtalya ve Hong Kong gibi ülkelerin uyguladığı farklı yaklaşımlar, diğer ülkelere ilham kaynağı olabilir. Ancak her ülkenin kendi demografik yapısı, ekonomik koşulları ve kültürel değerleri dikkate alınarak özelleştirilmiş çözümler üretmesi gerekiyor. Yaşlı nüfusun artışıyla birlikte sağlık hizmetlerine erişim, uzun süreli bakım, emeklilik maaşlarının sürdürülebilirliği gibi konular ön plana çıkarken, bu sorunlara yönelik etkili ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek, gelecek nesillerin refahı için hayati önem taşıyor.

Benzer Yazılar