Sarraf Kahve İç Pazarda Büyüyor, İhracatta Belçika ile Start Verdi
Türk kahvesini modern ambalajlarla buluşturan Sarraf Kahve, iç pazardaki büyüme ivmesini korurken, ihracat hamlesiyle de adından söz ettirmeye başladı.
Sarraf Kahve’nin Yükselişi ve Yeni Hedefleri
2022 yılında üç ortak tarafından devralınan Sarraf Kahve, geleneksel Türk kahvesi lezzetini modern ambalajlarla birleştirerek tüketicinin beğenisini kazanmayı hedefliyor. Ortaklardan Ahmet Yılmaz, markanın en bilinen özelliği olan kese kâğıdı formundaki ambalaj geleneğini korurken, daha uzun ömürlü paketlere de geçiş yaptıklarını belirtiyor. Yılmaz, “Markamızın en bilinen yönlerinden biri günlük tüketimde kolaylık sağlayan kese kâğıdı formundaki ambalajdı. Biz bu geleneği koruduk ama aynı zamanda daha uzun ömürlü paketlere de geçiş yaptık” dedi.
Şu anda 90, 150 ve 500 gramlık ambalajlarda sunulan kahveler, yakın zamanda 250 gramlık yeni bir ambalajla tüketicilerin beğenisine sunulacak. Bu çeşitlilik, farklı tüketim alışkanlıklarına sahip kahve severlere hitap etmeyi amaçlıyor.
Üretim Kapasitesi ve Gelecek Planları
Sarraf Kahve‘nin üretim kapasitesi de dikkat çekici bir büyüme potansiyeli taşıyor. Yıllık 300 ton kahve paketleme kapasitesine sahip olan şirket, 2026 yılında bu rakamı 380 tona çıkarmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda yeni makine yatırımları yapılmış ve üretim kapasitesi sürekli olarak geliştiriliyor.
Ahmet Yılmaz, “Şu an yılda 300 ton kahve paketliyoruz. Hedefimiz 2026’da bu rakamı 380 tona çıkarmak. Bunun için yeni makine yatırımları yaptık ve üretim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.
İç Pazarda Yaygınlaşma Stratejisi
Bursa’da yerel marketlerde güçlü bir marka olan Sarraf Kahve, Türkiye genelinde de yaygınlaşma stratejisi izliyor. Ankara, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Bandırma ve Sakarya gibi illerde varlığını artıran şirket, önümüzdeki dönemde Ege Bölgesi’nde de büyümeyi hedefliyor.
Yılmaz, “Bursa bizim merkezimiz ama burada kalmadık. Ankara, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Bandırma ve Sakarya’da da varlığımızı artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde Ege Bölgesi de planlarımız arasında” dedi.
Sarraf Kahve’nin Farkı: Yumuşak İçim
Sarraf Kahve‘yi diğer markalardan ayıran en önemli özelliklerden biri, orta kavrulmuş ve yumuşak içimli olması. Bu tat, tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda şekillendirilmiş ve kahve severlerin beklentilerini karşılamayı amaçlıyor.
Ahmet Yılmaz, markanın bu özelliğini şu sözlerle açıklıyor: “Bizim kahvemizin en önemli özelliği orta kavrulmuş ve yumuşak içimli olması. Bu tat, tüketiciden gelen talepler doğrultusunda şekillendi. İnsanlar kahvede sertliği değil, keyifli ve dengeli bir içimi tercih ediyor. Biz de buna kulak verdik.”
İhracat Hamlesi: Belçika ile Başlangıç
Sarraf Kahve, 2025 yılında ihracat pazarına adım attı. İlk ihracat Belçika’ya gerçekleştirildi. Şirketin hedefi, Türk nüfusunun yoğun olduğu Avrupa ülkelerinde ve Orta Doğu ile Arap coğrafyasında büyümek. Amaç, Türk kahvesini baklava gibi uluslararası bir değere dönüştürmek.
Yılmaz, “İlk ihracatımızı Belçika’ya yaptık. Türk nüfusunun yoğun olduğu Avrupa ülkeleri öncelikli hedeflerimiz. Bunun yanında Orta Doğu ve Arap coğrafyası da bizim için çok önemli. Amacımız, Türk kahvesini baklava gibi uluslararası bir değer haline getirmek” dedi.
Markayı devraldıkları 2022 yılından bu yana %60 büyüme kaydettiklerini belirten Ahmet Yılmaz, yeni yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Türk kahvesinde Sarraf markasıyla büyürken, farklı bir marka altında filtre kahve ve espresso çeşitleriyle de pazara girmeyi planlıyorlar. Ayrıca Bursa’ya gelen ziyaretçiler için Türk kahvesi deneyimi sunabilecekleri, aynı zamanda taze kahve satışı yapabilecekleri bir nokta oluşturmayı hedefliyorlar.
Ekonomik Etkiler ve Gelecek Projeksiyonları
Sarraf Kahve‘nin iç pazardaki büyümesi ve ihracat hamlesi, hem şirketin kendi ekonomisine hem de ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlayacak. Üretim kapasitesinin artırılması, yeni istihdam olanakları yaratılması ve ihracat gelirlerinin yükseltilmesi gibi etkiler bekleniyor.
Kahve fiyatlarının dünyada dalgalı seyrettiği bir dönemde, Sarraf Kahve‘nin tüketiciye uygun fiyatlarla ulaşma politikası büyük önem taşıyor. Şirket, maliyetleri iyi yöneterek kaliteden taviz vermeden, tüketicinin güvenle tercih edebileceği bir marka olmayı hedefliyor.
Yılmaz, şirket politikalarını şu şekilde özetliyor: “Kahve fiyatı çok değişken bir ürün. Bizim için önemli olan maliyetleri iyi yönetmek, ama asla kaliteden taviz vermemek. Tüketicinin her zaman güvenle tercih edebileceği bir marka olmak istiyoruz.”