İhracat Rekoruna Rağmen Alarm Zilleri: Maliyet ve Faiz Baskısı Artıyor

İhracat Rekoruna Rağmen Alarm Zilleri: Maliyet ve Faiz Baskısı Artıyor

Türkiye ihracatı, Ekim ayında %2,3’lük bir artışla 24 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek Ekim ayı ihracat rakamına ulaşsa da, ihracatçılar artan maliyetler ve finansman zorlukları nedeniyle endişeli. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, bu durumun ihracatın sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini vurguluyor.

Maliyetler ve Faiz Kıskacı İhracatı Tehdit Ediyor

Tecdelioğlu, ihracattaki yükselişin sevindirici olduğunu belirtirken, ihracatçıların içinde bulunduğu durumun ciddiyetine dikkat çekiyor. “İhracatçı küçük artışlarla ayakta kalmaya çalışıyor ama bu gidiş böyle devam edemez” uyarısında bulunan Tecdelioğlu, maliyet artışları ve döviz kurundaki dalgalanmaların, enflasyonla aynı oranda seyretmemesi nedeniyle ihracatçıların rekabet gücünün zayıfladığını belirtiyor. Mevcut durumda ihracatın küçük artışlarla sürdürülmeye çalışıldığını ancak bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurguluyor.

İhracatçıların en büyük sorunlarından birinin yüksek faiz oranları olduğunu dile getiren Tecdelioğlu, sanayicilerin ve ihracatçıların ciddi bir faiz kıskacında ezildiğini ifade ediyor. Faiz oranlarındaki indirimlerin beklentilerin altında kalması nedeniyle finansman maliyetlerinin taşınabilir olmaktan çıktığını belirtiyor.

Eximbank’ın Rolü ve Kapasite Kullanım Oranlarındaki Düşüş

Tecdelioğlu, Eximbank’ın ihracatçılar için kritik bir destek mekanizması olduğunu vurgularken, mevcut kaynakların yetersiz kaldığını ifade ediyor. “Eximbank Türkiye genelinde ihracatçının yarasına merhem oluyor ama sermayesi sınırlı” diyen Tecdelioğlu, Merkez Bankası’nın artan rezervlerinden 15-20 milyar dolarlık bir kaynağın Eximbank’a aktarılmasının piyasaya ciddi bir nefes aldıracağını savunuyor.

Üretim tarafında da durum pek iç açıcı değil. Kapasite kullanım oranlarının ciddi şekilde gerilediğini belirten Tecdelioğlu, metal sektöründe kapasite kullanımının %50-60 seviyelerinde olduğunu aktarıyor. Ayrıca, PMI verisinin Ekim ayında 46,5’e gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesine inmesi, siparişlerin azaldığına işaret ediyor. Bu durum, Ocak ayında siparişsiz bir döneme girilebileceği endişesini beraberinde getiriyor.

İstihdamda Daralma ve Destek Çağrısı

İş gücü maliyetlerindeki artışın sanayi sektöründe istihdamı da olumsuz etkilediğini vurgulayan Tecdelioğlu, üretim sektöründeki firmaların çoğunun %10-15 arasında istihdamda küçülmeye gittiğini belirtiyor. İşsizlik verileri genel olarak sabit kalsa da, sanayi istihdamının hizmet sektörüne kaydığına dikkat çekiyor.

Asgari ücret artışı öncesinde üretim ve istihdamı korumak adına ilave desteklerin gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Tecdelioğlu, “SSK primleri ve benzeri maliyetlerde devlet desteği olmadan üretim sektörünün ayakta kalması zor” diyor. Özellikle finansman, istihdam ve ihracat desteklerinin bu dönemde artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

Ekonomik Etkiler ve Sektörel Beklentiler

Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi için önemli sinyaller veriyor. İhracat, ekonomik büyümenin temel motorlarından biri olarak kabul edilirken, ihracatçıların karşılaştığı zorluklar genel ekonomik performansı olumsuz etkileyebilir. Artan maliyetler ve finansman sıkıntıları, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatırken, siparişlerin azalması ve kapasite kullanım oranlarındaki düşüş, üretimde daralmaya ve istihdam kayıplarına yol açabilir.

Önümüzdeki dönemde, hükümetin ihracatçıları desteklemeye yönelik adımlar atması büyük önem taşıyor. Eximbank’ın kaynaklarının artırılması, faiz oranlarının düşürülmesi ve iş gücü maliyetlerinde devlet desteği sağlanması, ihracatın sürdürülebilirliğini sağlamak ve ekonomik büyümeyi desteklemek için kritik öneme sahip.

Aksi takdirde, ihracat rekoruna rağmen yaşanan bu sıkıntılar, Türkiye ekonomisi için daha büyük sorunlara yol açabilir ve uzun vadeli büyüme potansiyelini olumsuz etkileyebilir.

Benzer Yazılar