Yabancı Yatırımcı Türk Tahvillerine Döndü: Pay Yüzde 7,52’ye Yükseldi

Yabancı Yatırımcı Türk Tahvillerine Döndü: Pay Yüzde 7,52’ye Yükseldi

Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplin, yabancı yatırımcıların Türkiye devlet tahvillerine olan ilgisini yeniden canlandırdı. Yabancıların tahvil stokundaki payı yüzde 7,52’ye yükselerek, 19 Mart’ta yaşanan siyasi gerilim sonrası kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu oran, geçen yılın altında olsa da, trendin yukarı yönlü olduğunu gösteriyor.

Yabancı İlgisinin Seyri ve Nedenleri

19 Mart olaylarına kadar yabancıların devlet tahvillerindeki payı yüzde 10 seviyesinin üzerinde seyrederek son yılların en iyi performansını göstermişti. Ancak, bu tarihte yaşanan siyasi gelişmeler, sert satışlara neden oldu ve yabancı payı geriledi. Buna rağmen, son haftalarda yabancı yatırımcılar yeniden Türk tahvillerine yöneldi. Uzmanlar, CDS (Kredi Temerrüt Takası) oranlarındaki düşüşün bu ilgiyi desteklediğini belirtiyor. Düşük CDS oranları, Türkiye’nin borçlarını ödeme riskinin azaldığına işaret ederek, yatırımcı güvenini artırıyor.

Merkez Bankası Verileri Ne Söylüyor?

Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre, 28 Kasım ile sona eren haftada, yurtdışı yerleşik yatırımcılar net 594.5 milyon dolarlık devlet iç borçlanma senedi (DİBS) alımı gerçekleştirdi. Bu, yabancı yatırımcıların DİBS piyasasında 5 haftadır üst üste net alıcı pozisyonunda olduğunu gösteriyor. Aynı dönemde, hisse senetlerinde ise 9.2 milyon dolarlık bir satış görüldü. 21 Kasım haftasında 31 milyar 589 milyon dolar olan yabancı yatırımcıların hisse senedi stoku, 28 Kasım haftasında 31 milyar 471,7 milyon dolara geriledi. Buna karşılık, yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku aynı dönemde 16 milyar 460 milyon dolardan 17 milyar 227,9 milyon dolara yükseldi. ÖST (Özel Sektör Tahvilleri) stokları ise 546,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu veriler, yabancı yatırımcıların tahvil piyasasına olan ilgisinin arttığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

19 Mart Gerginliğinin Etkileri ve Toparlanma

19 Mart’ta yaşanan gerginlik, yabancı yatırımcıların yüzde 10,79 paya sahip oldukları devlet tahvillerinde sert satış yapmalarına neden olmuştu. Bu satışlarla birlikte, yabancıların toplam tahvil stoku içindeki payı yüzde 4,84’e kadar gerilemişti. Yaz aylarında dalgalı bir seyir izleyen yabancı ilgisi, son 5 haftadır kesintisiz bir şekilde artış gösteriyor. Bu durum, Türkiye ekonomisine duyulan güvenin yeniden tesis edilmeye başlandığına işaret ediyor.

Tahvil Faizlerindeki Durum

Yabancı yatırımcıların enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından devlet tahvillerinde yaptığı yoğun alımlar dikkat çekiyor. Piyasalarda, Türkiye’nin iki yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 38’in hemen altında bulunuyor. 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 30,9 seviyelerinde, 5 yıllık gösterge tahvil faizi ise yüzde 34,54 seviyelerinde seyrediyor. Bu oranlar, tahvil piyasasının genel durumunu yansıtıyor ve yatırımcıların geleceğe yönelik beklentilerini şekillendiriyor.

Merkez Bankası Rezervlerindeki Artış

Haftalık para ve banka istatistiklerine göre, Merkez Bankası toplam rezervleri, 28 Kasım haftasında bir önceki haftaya göre 2 milyar 611 milyon dolar artarak 183 milyar 242 milyon dolar oldu. Merkez Bankası net uluslararası rezervleri ise 28 Kasım haftasında, bir önceki haftaya göre 2 milyar 744 milyon dolar artış ile 72 milyar 116 milyon dolara yükseldi. Merkez Bankası’nın swap hariç net rezervi ise 55 milyar dolardan 57.7 milyar dolara çıktı. Rezervlerdeki bu artış, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı daha dirençli hale geldiğini gösteriyor.

KKM Bakiyesindeki Düşüş Devam Ediyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre, kur korumalı mevduat (KKM) bakiyesi geçen hafta 5 milyar 600 milyon lira azalarak 16 milyar 860 milyon liraya düştü. Böylece KKM büyüklüğü, toplam mevduatın yüzde 0,06’sını oluşturdu. KKM’deki bu düşüş, hükümetin kur istikrarını sağlama ve TL’ye olan güveni artırma çabalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

BDDK verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 28 Kasım haftasında yaklaşık 237 milyar 249 milyon lira artarak 21 trilyon 843 milyar 945 milyon liradan, 22 trilyon 81 milyar 194 milyon liraya çıktı. Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 352 milyar 119 milyon lira artarak 26 trilyon 31 milyar 597 milyon lira oldu. Tüketici kredilerinin tutarı, bu dönemde 22 milyar 31 milyon lira artarak 2 trilyon 778 milyar 939 milyon liraya çıktı. Söz konusu tutarın 658 milyar 953 milyon lirası konut, 49 milyar 391 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 70 milyar 595 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 28 Kasım itibarıyla önceki haftaya göre 8 milyar 886 milyon lira artışla 557 milyar 444 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 406 milyar 465 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Sonuç: Yabancı İlgisi Kalıcı Olacak mı?

Yabancı yatırımcıların Türk tahvillerine olan ilgisinin yeniden artması, Türkiye ekonomisi için olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Sıkı para politikası ve mali disiplin sayesinde sağlanan istikrar, yatırımcıların güvenini artırıyor. Ancak, bu ilginin kalıcı olup olmayacağı, ekonomik reformların sürdürülebilirliğine, siyasi istikrarın korunmasına ve küresel ekonomik koşulların seyrine bağlı olacak. Uzmanlar, Türkiye’nin bu alanda atacağı adımların, yabancı yatırımcıların uzun vadeli kararlarını etkileyeceğini belirtiyor.

Benzer Yazılar