Altın Fiyatlarındaki Dalgalanmalara Rağmen Madencilik Sektörünün Güçlü performansı
Altın fiyatlarında yılın ilk yarısında görülen düzeltmeye rağmen madencilik sektöründeki güçlü görünüm devam ediyor. Sektör temsilcileri, yerli üreticilerin maliyet yönetimindeki avantajı, teknolojik yatırımları ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmaları sayesinde küresel fiyat hareketlerine karşı daha dayanıklı bir yapı sergilediğini belirtiyor.
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü satış kârlılığında ilk sıraya yerleşti. Sektör, yüzde 27,2’lik oranla İSO 500 kapsamındaki şirketlerin yüzde 3,4 seviyesindeki ortalama satış kârlılığını yaklaşık sekize katladı. Bu sonuçla madencilik ve taş ocakçılığı, araştırmada en yüksek satış kârlılığına ulaşan faaliyet alanı oldu.
Altın Rüzgarı Sektörü Öne Taşıdı
Geçen yıl altın fiyatlarında yaşanan güçlü yükseliş, özellikle altın üretimi yapan şirketlerin gelirlerine ve kâr marjlarına önemli katkı sağladı. Küresel piyasalardaki fiyat hareketi, madencilik sektörünün İSO 500 sıralamasındaki güçlü performansında etkili oldu.
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, madencilik sektörünün İSO 500’de kârlılık lideri olmasında 2025 yılında altın fiyatlarında görülen artışın belirleyici rol oynadığını ifade etti. Yılmaz, küresel ölçekte tırmanan jeopolitik riskler, merkez bankalarının yoğun altın alımları ve reel faiz beklentileriyle altının önemli ivme yakaladığını belirterek, “2025’te altın fiyatlarında görülen tarihi yükseliş, yerli üreticilerimizin kar marjlarını doğrudan yukarı çekti ve madencilik sektörünü yüzde 27,2’lik net satış karlılığıyla İSO 500’ün zirvesine taşıdı.” dedi.
Madencilikteki Yüksek Kârlılığın Dayanakları
Madencilikteki 높은 kârlılığın yalnızca emtia fiyatlarındaki artışla açıklanamayacağını belirten Yılmaz, şirketlerin son yıllarda verimlilik, teknoloji ve maliyet yönetimi alanında attığı adımların da bu sonuçta etkili olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Piyasa koşulları arkamızdan çok güçlü bir rüzgar estirdi ancak kalıcı başarıyı getiren unsur, son yıllarda kararlılıkla gerçekleştirdiğimiz verimlilik odaklı yatırımlar ve güçlü maliyet disiplini oldu.” diye konuştu.
Altında düzeltme yaşansa da madencilikte güçlü görünüm sürüyor. Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, son dönemde altın fiyatlarında görülen düzeltme hareketine dikkat çekerek, 2025 yılında ulaşılan yüksek kârlılık seviyelerinin aynı tempoyla devam etmesinin beklenmemesi gerektiğini belirtti.
Yılmaz, “Bu pencereden bakınca, 2025’teki olağanüstü karlılık seviyelerinin aynı şekilde, adeta otomatik olarak devam edeceğini düşünmek gerçekçi olmaz. Ancak madencilikte karlılık denklemi sadece fiyattan ibaret değil.” değerlendirmesinde bulundu. Madencilik sektöründe kârlılığı yalnızca altın fiyatlarının belirlemediğini vurgulayan Yılmaz, üretim maliyetleri, cevherin niteliği ve enerji giderleri gibi çok sayıda unsurun şirketlerin finansal performansında etkili olduğunu ifade etti.
Güçlü Performansın Sürmesi
Küresel piyasalarda altına yönelik uzun vadeli talebin sürdüğünü belirten Yılmaz, fiyatlarda kısa vadeli dalgalanmalar yaşansa da verimli üretim yapan yerli şirketlerin güçlü performansını koruyacağını öngördüklerini söyledi. Yılmaz, “Fiyatlarda kısa vadeli dalgalanmalar yaşansa da verimli çalışan yerli üreticilerimiz için güçlü performansın devam edeceğini öngörüyoruz.” dedi.
Altın madenciliğinde kalıcı başarı açısından fiyatların yanı sıra üretim maliyetlerinin de belirleyici olduğuna işaret eden Yılmaz, küresel ölçekte pandemi sonrasında sürdürülebilir üretim maliyetlerinin yapısal biçimde yükseldiğini hatırlattı. Yılmaz, “Bir maden şirketinin uzun vadeli finansal direncini ve kalıcı rekabet gücünü üretim maliyetleri belirler. Dünyada sürdürülebilir üretim maliyetleri pandemiden bu yana yapısal olarak yükseldi. Buna karşın Türkiye’deki üreticilerimiz verimlilik yatırımlarıyla bu süreci oldukça iyi yönetiyor.” görüşünü paylaştı.
Altın madenciliğinde oluşan kâr marjlarının olası fiyat dalgalanmalarına karşı dayanıklı olduğunu belirten Yılmaz, yerli üreticilerin maliyet avantajı ve verimlilik odaklı yatırımları sayesinde, altın fiyatlarında yaşanabilecek geri çekilmelerin sektör üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini ifade etti.
Yılmaz, altın fiyatlarında ons başına 3 bin 500 dolara kadar uzanabilecek bir düzeltme ihtimalinde dahi yerli üreticilerin satış kârlılığında güçlü görünümünü korumasını beklediklerini söyledi. “Altın madenciliğinin kar marjı olası sarsıntılara karşı çok güçlü bir güvenlik duvarına sahip. Altın fiyatlarında ons başına 3 bin 500 dolara kadar sürebilecek bir düzeltme senaryosunda bile, yerli üreticilerimizin maliyet avantajı sayesinde satış karlılıklarının yüzde 50’nin altına düşmesini beklemiyoruz. Üretim hacmimiz arttıkça ölçek ekonomisi devreye girecek ve birim maliyetlerimiz daha da aşağı çekilecektir. Maliyetlerini etkin yöneten, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapan işletmelerimiz fiyat dalgalanmalarından en az hasarla çıkacak ve karlılık tablosundaki güçlü yerlerini koruyacaktır.”