ABD Hükümeti Kapandı: Eğilmez’den İşsizlik, Dış Borç ve GSYH Eleştirisi

ABD Hükümeti Kapandı: Eğilmez’den İşsizlik, Dış Borç ve GSYH Eleştirisi
Tepki Ver

ABD’de mali yılın başlamasıyla birlikte yaşanan bütçe krizi, hükümetin faaliyetlerini durdurmasına neden oldu. Kongre’den geçmeyen federal bütçe, kamu harcamalarının büyük bir kısmını askıya alırken, yüzbinlerce devlet çalışanı ücretsiz izne gönderildi. Sadece sosyal güvenlik, ordu ve hava trafik gibi hayati öneme sahip hizmetler işlemeye devam ediyor. Bu durum, ekonomist Mahfi Eğilmez tarafından küresel piyasalar üzerinde baskı yaratacak bir gelişme olarak değerlendirildi.

ABD Hükümeti Kapanmasının Küresel Etkileri

Mahfi Eğilmez, ABD’deki bu kapanmanın küresel piyasalar üzerinde önemli etkileri olacağını vurguladı. Durumun kısa sürede çözülmemesi halinde olumsuz etkilerin artabileceğine dikkat çeken Eğilmez, “Bu gelişme, doların TL dışındaki para birimlerine karşı değer kaybetmesi, altın ve gümüşün ise değer kazanması şeklinde yansımaya başladı. Dünya borsalarında da bu kapanma nedeniyle düşüşler gözlenecek; zaten olumlu bir gelişme olmadığında düşüşler başlamıştı ve süreç uzadıkça bu ivme daha da artacak,” ifadelerini kullandı.

Kapanmanın neden olduğu belirsizlik, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini artırarak güvenli liman olarak görülen altın ve gümüş gibi varlıklara yönelmesine neden oluyor. Aynı zamanda, doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi, uluslararası ticarette dengesizliklere yol açabilir ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini olumsuz etkileyebilir. Dünya borsalarındaki düşüşler ise, küresel ekonomik büyüme beklentilerini aşağı çekerek genel bir belirsizlik ortamı yaratıyor.

ABD’deki bu durum, dünya ekonomisi için önemli bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Kapanmanın uzun sürmesi halinde, ABD ekonomisi başta olmak üzere küresel ekonomide daha derin ve kalıcı hasarların ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir.

Türkiye Ekonomisi: İşsizlik, Dış Ticaret ve Dış Borç

Eğilmez, Türkiye ekonomisi ile ilgili de önemli değerlendirmelerde bulundu. TÜİK’in Ağustos ayı işsizlik oranını yüzde 8,5 olarak açıklamasını değerlendiren Eğilmez, işsizlik oranındaki hızlı iniş çıkışlara dikkat çekti. Ayrıca, TÜİK’in geçmişe dönük oranları güncellemesi nedeniyle geçmişe ilişkin yorumların geçerliliğini yitirdiğini belirtti. Özellikle geniş işsizlik oranının (atıl işsizlerin oranı) yüzde 29,7 olarak açıklanmasının, gerçek işsizlik durumunu daha iyi yansıttığını vurguladı. Genç işsizlik oranının da yüzde 16‘ya yükselmesi, dikkat çekilmesi gereken bir diğer önemli nokta olarak değerlendirildi.

Dış ticaret verilerine de değinen Eğilmez, Ocak-Ağustos döneminde ihracatın yüzde 4,3 azalırken ithalatın yüzde 5,6 azaldığını belirtti. Bu durumun dış ticaret açığını azaltıcı bir gelişme olmasına karşılık, üretimde ithal girdi yoğunluğunun yüksek olması nedeniyle büyüme açısından olumsuz bir sinyal verdiğini ifade etti. İhracatın ithalatı karşılama oranının geçen yıla göre hala düşük olması da dikkat çekilen bir diğer nokta oldu.

Türkiye’nin dış borç stoku ve dış borç yükü de Eğilmez’in değerlendirmeleri arasında yer aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, 2025 Haziran sonu itibarıyla toplam dış borç stoku 547,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Eğilmez, dış borç stokunun GSYH’ye oranının yüzde 35 dolayında olmasının endişe verici görünmemesine rağmen, artış hızının ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın dış borcu azalırken, kamu kesimi ve özel kesimin dış borç stoklarında önemli artışlar yaşandığına dikkat çekti.

GSYH Hesaplamasındaki İllüzyon

Eğilmez, dış borçların dolarla yapılması nedeniyle enflasyon veya kurla ilgili bir illüzyon içermediğini, ancak dolar cinsinden GSYH hesaplamasının illüzyon barındırdığını belirtti. Yüksek enflasyonun cari fiyatlarla TL cinsi GSYH’yi yüksek gösterdiği, baskılanmış dolar kurunun ise dolar cinsinden GSYH’yi yüksek gösterdiği için dış borçlar / GSYH hesabındaki düşük orana fazla itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Sonuç: Belirsizlikler ve Sorular

Eğilmez’in değerlendirmeleri, hem küresel hem de Türkiye ekonomisi açısından önemli belirsizliklere işaret ediyor. ABD hükümetinin kapanmasının küresel piyasalar üzerindeki etkileri, Türkiye ekonomisinin işsizlik, dış ticaret ve dış borç dengeleri, GSYH hesaplamasındaki potansiyel illüzyonlar, cevaplanması gereken önemli soruları gündeme getiriyor. Bu belirsizlikler, yatırımcıların ve politika yapıcıların dikkatli ve temkinli adımlar atmasını gerektiriyor.

Özellikle, ABD’deki kapanmanın ne kadar süreceği ve küresel ekonomiyi ne ölçüde etkileyeceği, Türkiye ekonomisi için de önemli bir belirleyici olacak. Türkiye’nin dış borç yükünü yönetme becerisi, ihracatını artırma ve ithalat bağımlılığını azaltma çabaları, işsizlik oranını düşürme ve ekonomik büyümeyi sürdürme hedefleri, bu belirsizlik ortamında daha da önem kazanıyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar