Altın Rallisi Sürüyor: Talep Artıyor, Düşüş Senaryosu Görünmüyor
Altın, küresel arenada yaşanan jeopolitik gerilimler ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz indirimleri beklentisiyle yükseliş trendini sürdürüyor. Özellikle ABD ile Çin arasındaki tansiyonun artması ve birçok ülkenin merkez bankasının altına yönelmesi, altın fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor.
Altın Fiyatlarında Rekorlar
Külçe altın, gün içinde ons başına 4.185 dolar seviyesine ulaşarak yeni bir zirveye tırmandı. Bu yükseliş, yatırımcıların güvenli liman arayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, gümüş de hareketli bir seyir izledi. Salı günü ons başına 53,54 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gören gümüş, daha sonra sert bir düşüş yaşadı. Fed Başkanı Jerome Powell’ın faiz indirimi sinyali vermesiyle ABD Hazine tahvillerinin getirileri de haftalar içindeki en düşük seviyelere geriledi.
Kapalı Çarşı’da Altın Talebi Artıyor
Altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, ekonomim.com’a yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin altın merkezi Kapalı Çarşı’da altına olan talebin düşmediğini, aksine arttığını vurguladı. Yıldırımtürk, geçen hafta uluslararası piyasalarla 7.000 dolara kadar çıkan makasın, bu hafta başında 4.500 dolar seviyesine kadar gerilediğini belirtti. Çarşı’ya gelenlerin neredeyse tamamının altın alımı yaptığını ifade eden Yıldırımtürk, altın fiyatlarının düşmesi için herhangi bir senaryo bulunmadığını savundu.
Yıldırımtürk, “Altın fiyatlarının düşmesi için şu an hiçbir senaryo yok. Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor, ABD-Çin gerilimi sürüyor, merkez bankaları rezervlerindeki tahvilleri azaltıp altına yönelmeye devam ediyor. Bu ortamda güvenli liman olarak görülen altın da yükselmeye devam ediyor” dedi.
Bireysel Yatırımcıların Altına İlgisi Artıyor
Sadece Türkiye’de değil, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde de bireysel yatırımcıların altına yöneldiğine dikkat çeken Yıldırımtürk, bu durumun küresel altın talebini artırdığını belirtti. Almanların da altın yatırımı yaptığını hatırlatan Yıldırımtürk, altının dünyanın her yerinde anında nakite çevrilebilen en önemli metal olduğunu vurguladı. Şu anda altını satan tek ülkenin Rusya olduğunu ve bunun da savaş nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntılardan kaynaklandığını ekledi.
Altın Piyasasında Beklentiler ve Projeksiyonlar
Altın için sadece düzeltme senaryosunu değerlendirdiklerini ifade eden Mehmet Ali Yıldırımtürk, kasım ayının ilk 10 günü için altında bir düzeltme beklediğini belirtti. Bu düzeltmenin kalıcı olmayacağını ve 3.900-3.950 dolar seviyelerine dönük kısmi bir geri çekilme olacağını tahmin ettiğini söyleyen Yıldırımtürk, bu durumun yeni alım fırsatları yaratacağını ifade etti. Yıldırımtürk, ons altın için yıl sonu hedefini ise 4.500 dolar olarak değerlendiriyor.
Yıldırımtürk, “Kişisel olarak kanaatimi söylemem gerekirse kasım ayının ilk 10 günü için altında bir düzeltme bekliyorum. Edindiğim tecrübelere göre genel olarak kasım ayı başında altın düzeltme yapar. Bunu sürekli bir düşüş olarak değerlendirmiyorum. Kısmi bir düzeltme. Tahminim 3900-3950 seviyelerine dönük kalıcı olmayan bir düzeltme olur. Bu da yeni alım fırsatı yaratır. Altında kimse ciddi düşüşler beklemesin. Az önce de söylediğim gibi altının düşmesi için ortada bir senaryo yok. Ons altında yıl sonu hedefini ise 4500 dolar değerlendiriyorum.” şeklinde konuştu.
Gümüşe Yatırım Tavsiyeleri
Gümüşe yönelik yatırım amaçlı talebin de devam ettiğine dikkat çeken Yıldırımtürk, gümüşün altının ardından en değerli yatırım aracı olarak değerlendirildiğini söyledi. Genellikle bankalar üzerinden alım-satım yapıldığını belirten Yıldırımtürk, yıl sonu için 60 dolar civarında rakamlar telaffuz edilse de gümüşün gidiş yönünü kasım ayında belirleyeceğini tahmin ettiğini ifade etti. Yıldırımtürk, fiziki gümüşten ziyade bankalar üzerinden gümüş yatırımı yapılmasını önerdi, çünkü bankalarda makasın daha düşük seviyede olduğunu, fiziki gümüşte ise bu makasın yüzde 3-5’e kadar çıkabildiğini belirtti.
Ekonomik Etkiler ve Sektörel Bağlam
Altın fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri de önemli. Enflasyonun yüksek seyretmesi, yatırımcıların altın gibi güvenli limanlara yönelmesine neden oluyor. Bu durum, döviz talebini artırarak kur üzerinde baskı yaratabiliyor. Öte yandan, altın ithalatındaki artış, cari açığı olumsuz etkileyebiliyor. Sektörel olarak bakıldığında, kuyumculuk sektörü altın fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Yüksek fiyatlar, satışları olumsuz etkileyebilirken, fiyatların yükselmesiyle birlikte yatırımcı ilgisi de artabiliyor.