Altın Yükselişte: Ons Fiyatı Rekor Kırdı, Yılın İlk 9 Ayında %47,6 Arttı
Altın, 2025 yılının ilk dokuz ayında yatırımcıların güvenli liman arayışıyla birlikte dikkat çekici bir performans sergileyerek üst üste rekorlar kırdı. Küresel piyasalar, enflasyon ve resesyon ikilemi arasında merkez bankalarının para politikalarında gevşeme beklentisiyle hareket ederken, dolar endeksindeki zayıflama ve devam eden küresel belirsizlikler altının cazibesini artırdı.
Küresel Belirsizlikler ve Altın
Özellikle yılın üçüncü çeyreğinde, ABD’de federal hükümetin bütçe yetersizliğinden dolayı kapanma ihtimali, yatırımcıları altına yönlendiren önemli bir faktör oldu. Bu durum, küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde, altının güvenli liman özelliğini bir kez daha ön plana çıkardı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasıyla birlikte gündeme gelen “tarife” konuları, küresel ekonomik görünüme dair endişeleri daha da körükledi. Tarifeler, enflasyonist baskıları artırarak ABD Merkez Bankası (Fed)’in para politikası alanını daraltabileceğine dair soru işaretleri yarattı. Buna ek olarak, ABD’nin potansiyel olarak büyüyen bütçe açığına ilişkin endişeler de altının fiyatını yukarı yönlü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
ABD yönetiminin uyguladığı korumacı politikaların olası etkilerine yönelik endişeler devam ederken, federal hükümetin yeni mali yıl başlamadan önce Kongre’nin geçici bütçe tasarısını onaylayamaması, kamu kuruluşlarının faaliyetlerini durdurmasına neden oldu. Bu durum, Aralık 2018’de başlayıp Ocak 2019’da sona eren 35 günlük kapanmadan bu yana ilk kez yaşanan bir olay olarak kayıtlara geçti.
Yıl genelinde dünyanın önde gelen merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi ve Çin’den gelen güçlü talep de altın fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Bu faktörler, altının küresel talep düzeyini artırarak fiyatları yukarı yönlü baskıladı.
Altının Yükseliş Performansı
Bu gelişmelerle birlikte altının ons fiyatı yılın 9 ayında yüzde 47,6 artışla 3 bin 871 doları aştı. Bu dönemde en fazla aylık yükseliş yüzde 11,9 ile eylül ayında görüldü. Altının onsu şubat, mart ve nisan aylarında tarihi zirvesini yukarı taşıdı. Söz konusu yukarı yönlü ivmelenme, tarifelerin enflasyon ve büyüme üzerindeki olası olumsuz etkilerine yönelik endişeler, Fed’e yönelik genişleyen faiz indirimi öngörüleri ile jeopolitik gerilimlerin etkisiyle hız kazandı. Altının ons fiyatı, eylülde 3 bin 871,69 doları gördü. Bu arada yılın 9 ayını takiben altının ons fiyatı 1 Ekim’de 3 bin 895,36 ile yeni bir zirveye ulaştı.
Öte yandan, ons altın 1979’dan bu yana en yüksek yıllık artışa doğru ilerliyor. Altının onsu 1979 yılında yatırımcısına yüzde 126,5 kazandırmıştı. Bu durum, altının uzun vadeli bir yatırım aracı olarak ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Uzman Görüşleri ve Piyasa Beklentileri
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, altındaki yükselişin temellerinin merkez bankalarından gelen artan talebin piyasayı desteklemesiyle atıldığını belirtti. Hansen, karşılaştırma açısından bakıldığında, yakın tarihteki en uzun soluklu yükseliş olarak 2001’den 2011’e kadar süren 10 yıllık döneme işaret ederek, “Bu süreçte altın, aylık kapanış fiyatlarına göre 2001’de 260 dolardan, Ağustos 2011’de 1825 dolar zirvesine kadar çıkmıştı” dedi.
Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların giderek daha fazla altına yöneldiğine dikkati çeken Hansen, güçlü momentum ve fırsatı kaçırma korkusuna ek olarak, fonlama maliyetlerinin yeniden düşeceği beklentisinin, altını büyük fonlar için tekrar cazip hale getirdiğini bildirdi.
Hansen, yılın 9 ayını takiben 1 Ekim’de altının ons fiyatının 3 bin 895,36 ile yeni bir rekor kırdığını da anımsatarak, “Kısa vadede odak 4 bin dolar seviyesinde ancak Fed’in bağımsızlığı zedelenirse ve bu durum faizlerin finansal piyasalarda yeniden çalkantı yaratabilecek seviyelere itilmesine yol açarsa, fiyatların daha da yukarı çıkma riski var” ifadelerini kullandı.
Fed’in bağımsızlığına yönelik endişelerin ve para politikası üzerindeki siyasi etkilere yönelik kaygıların altını daha da cazip hale getirdiğini vurgulayan Hansen, “ABD’de federal hükümetin kapanması da siyasi sistemin kırılganlığını gözler önüne serdi. Son yükselişin hızı, kaçınılmaz olarak bir ‘baş dönmesi’ hissi yaratıyor. Daha büyük soru ise bu rallinin, piyasaların değerli metaller gibi somut yatırımları nasıl değerlediğine dair eğilimlerin genişlemesine işaret edip etmediği. Eğer öyleyse, önümüzdeki aylarda fiyatların daha da yükselecek alanı olabilir” şeklinde konuştu.
Sonuç olarak, altın 2025’in ilk dokuz ayında küresel belirsizlikler ve güvenli liman arayışıyla birlikte rekorlar kırarak yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etti. Uzmanlar, Fed’in bağımsızlığına yönelik endişelerin ve para politikası üzerindeki siyasi etkilerin altını daha da cazip hale getirebileceğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrini etkileyecek en önemli faktörler, küresel ekonomik gelişmeler, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler olmaya devam edecek.