Avrupa Alım Gücü Tablosu Netleşti: Türkiye’nin Sıralaması Dikkat Çekti
Avrupa ülkeleri arasındaki alım gücü paritesi tablosu netleşti ve dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen GSYH endeksinde en yüksek değer 239 ile Lüksemburg’da kaydedilirken, en düşük sırayı 36 endeks değeriyle Bosna-Hersek aldı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2025 yılına ilişkin Satın Alma Gücü Paritesi geçici sonuçlarına göre, Türkiye’nin kişi başı GSYH endeksi AB ortalamasının yüzde 33 altında kaldı.
Satın alma gücü paritesi, ülkeler arasında seçilmiş standart mal ve hizmet sepetinin fiyat düzeylerini karşılaştırmaya imkân tanıyor. Bu yöntemle fiyat farklılıklarının etkisi arındırılarak, ülkelerin ekonomik büyüklükleri ve refah seviyeleri uluslararası ölçekte daha sağlıklı biçimde karşılaştırılabiliyor. 27 AB ülkesi, İsviçre, İzlanda ve Norveç’ten oluşan 3 EFTA ülkesi ile Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek’in yer aldığı 6 aday ülke karşılaştırıldı.
Avrupa Birliği Ülkeleri Arasında Karşılaştırma
Toplam 36 ülkenin değerlendirildiği sonuçlara göre, satın alma gücü paritesine göre kişi başına GSYH endeksinde ilk sırada 239 puanla Lüksemburg yer aldı. Listenin sonunda ise 36 puanla Bosna-Hersek bulunuyor. Türkiye’nin endeks değeri ise 67 seviyesinde gerçekleşerek AB ortalamasının yüzde 33 altında kaldı.
Ülkelerin ekonomik gelişmişlik seviyesini kıyaslamada kişi başına GSYH öne çıkarken, tüketicilerin göreli refah düzeyini değerlendirmede kişi başına fiili bireysel tüketim endeksi daha kapsayıcı bir gösterge olarak kabul ediliyor. Fiili bireysel tüketim, bireylerin satın aldığı mal ve hizmetlerin yanı sıra devlet ya da kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından sunulan eğitim ve sağlık gibi hizmetleri de içeriyor.
Türkiye’nin Fiili Bireysel Tüketim Endeksi
2025 yılı geçici sonuçlarına göre, kişi başına fiili bireysel tüketim endeksinde 27 Avrupa Birliği ülkesinin ortalaması 100 olarak hesaplandı. Türkiye’nin endeks değeri ise 70 oldu. Böylece Türkiye, AB ortalamasının yüzde 30 altında kaldı. Karşılaştırmaya dahil edilen 36 ülke içinde kişi başına fiili bireysel tüketim endeksinde en yüksek değer 145 ile Lüksemburg’da kaydedildi. En düşük değer ise 44 ile Bosna-Hersek’te görüldü.
Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi ise 52 olarak belirlendi. Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin döviz kuruna göre karşılaştırmalı alım gücünü gösteriyor. Endeksin 100’ün üzerinde olması ülkenin karşılaştırılan ülke grubuna göre daha pahalı, 100’ün altında olması ise daha ucuz olduğunu ifade ediyor.
Veriler, Türkiye’nin AB ortalamasına kıyasla daha düşük fiyat düzeyine sahip olduğunu gösterirken, satın alma gücü paritesine göre kişi başına GSYH ve fiili bireysel tüketim endeksleri de ülkeler arasındaki refah ve fiyat farklılıklarını karşılaştırmalı olarak ortaya koydu.
Sonuç ve Gelecek Projeksiyonları
Avrupa alım gücü tablosunda Türkiye’nin sıralaması dikkat çekti. Ülkelerin ekonomik büyüklükleri ve refah seviyeleri uluslararası ölçekte daha sağlıklı biçimde karşılaştırılabiliyor. Satın alma gücü paritesi ve fiili bireysel tüketim endeksleri, ülkeler arasındaki refah ve fiyat farklılıklarını karşılaştırmalı olarak ortaya koyuyor.
Türkiye’nin AB ortalamasının yüzde 33 altında kalan GSYH endeksi ve yüzde 30 altında kalan fiili bireysel tüketim endeksi, ülkenin ekonomik büyüklük ve refah seviyesinin masih altında olduğunu gösteriyor. Ülkelerin fiyat düzeyi endeksleri de karşılaştırmalı olarak ortaya koyuyor.
Gelecek projeksiyonlarına bakıldığında, ülkelerin ekonomik büyüklük ve refah seviyelerinin sürekli takip edilmesi ve ihracatın artırılması gerekiyor. Ayrıca, fiyat düzeyinin kontrol altına alınması ve iç tüketime yönelik politikaların geliştirilmesi de wichtig.