Bakır Piyasasında Fiyat Ayrılığı: Uzmanlar Yükseliş ve Düşüş Beklentilerinde Bölündü
Bakır piyasasında son dönemde yaşanan fiyat hareketleri, uzmanlar arasında ciddi bir görüş ayrılığına neden oldu. Londra Metal Borsası (LME) Haftası’nda belirginleşen bu ayrılık, bakır fiyatlarının ton başına 11.000 dolara yaklaşarak rekor seviyelere ulaşmasıyla daha da derinleşti. Piyasa analistleri, bakırın gelecekteki performansı konusunda zıt yönlerde tahminler yapıyor.
Yükseliş Beklentisi: 12.000 Dolar Hedefi
Yükseliş yönünde görüş bildiren uzmanlar, özellikle arz endişelerinin bakır fiyatlarını yukarı yönlü desteklediğini vurguluyor. CMOC GROUP’un baş ticaret sorumlusu ve IXM CEO’su Kenny Ives, Londra’daki bakır fiyatlarının yıl sonuna kadar 11.000 hatta 12.000 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu görüşü destekleyen bir diğer isim ise MERCURIA ENERGY GROUP’un metal araştırmalarından sorumlu başkanı Nick Snowdon. Snowdon, bakır fiyatının “kolayca” 12.000 dolara çıkabileceğini ifade ediyor.
Arz Kesintileri ve Talep Artışı
BANK OF AMERICA analisti Michael Widmer ise piyasadaki sıkışıklığa dikkat çekerek, arz kesintileri ve enerji geçiş teknolojilerinden kaynaklanan talep artışının fiyatları yukarı taşıyacağını belirtiyor. Widmer’e göre bakır fiyatları, gelecek yıl ortalama 11.313 dolar, 2027’de ise 13.000 dolar seviyesine ulaşabilir.
Düşüş Beklentisi: Spekülasyon ve Arz Fazlası Endişesi
Piyasanın diğer tarafında ise bakır fiyatlarının düşeceğini öngören uzmanlar bulunuyor. Bu uzmanlar, yüksek fiyatların fiziksel talepten ziyade spekülasyon kaynaklı olduğunu savunuyor. BNP PARIBAS’tan David Wilson, fonların bakır fiyatlarını yukarı çekebileceğini ancak sanayi tüketicilerinin bu fiyatlarla alım yapmaktan kaçınabileceğini belirtiyor.
Gümrük Vergileri ve ABD Stokları
TRAUBENBACH’tan Ken Hoffman ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin mallarına getirdiği ek gümrük vergilerinin ABD’deki bakır talebini olumsuz etkileyeceğini vurguluyor. MACQUARIE’den Alice Fox ise gümrük vergisi öncesinde ABD’ye aktarılan yaklaşık 600.000 ton bakırın önemli bir tampon oluşturduğunu ve piyasa dengesi hesaplamalarına dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu stokların yaklaşık üçte birinin Comex depolarına girdiği ve geri kalanının özel depolarda tutulduğu biliniyor. Macquarie, 2026’da fiyatların ortalama 9.525 dolar olacağını tahmin ediyor.
Arz Kesintilerinin Geçiciliği
Düşüş bekleyen analistler, arz kesintilerinin geçici olduğunu ve mevcut madenlerden gelen üretim kayıplarının telafi edilebileceğini savunuyor. Bazı analistler, 2025’teki 60.000 tonluk mütevazı açığın ardından 2026 için 126.000 tonluk bir arz fazlası öngörüyor.
Talep Göstergelerindeki Belirsizlikler
Ayı piyasası analistleri, talep tarafında da bazı endişe verici göstergelere dikkat çekiyor. Çin’de stokların artması, dünyanın en büyük bakır pazarında tüketimin zayıf olduğunu gösterirken, Avrupa dışında fiziksel arz kısıtlamalarına dair çok az işaret bulunuyor. Ayrıca, bakır için önemli olan inşaat sektöründe de zayıflık gözlemleniyor.
Yükselişi Destekleyen Faktörler
Yükseliş bekleyenlerin dayanak noktaları ise küresel arzı kısıtlayan üretim sorunları. Endonezya’daki dünyanın en büyük ikinci bakır madeni olan GRASBERG’in kapatılması, Şili’deki büyük madenlerdeki operasyonel sorunlar ve Kongo’daki arz kesintileri, küresel bakır arzını olumsuz etkiliyor.
Enerji Dönüşümünün Rolü
Enerji dönüşümü de bakır talebini artıran önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor. Elektrikli araçlar, rüzgar ve güneş enerjisi tesisleri gibi yenilenebilir enerji sistemleri, geleneksel yöntemlere kıyasla daha fazla bakır gerektiriyor. Ayrıca, şebeke altyapısı yükseltmeleri ve veri merkezleri de bakır talebini artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Küresel Çelik Talebi ve Etkileri
Küresel çelik talebinin 2026’da %1,3 oranında artacağı öngörülüyor. Dünya Çelik Birliği’ne (WorldSteel) göre, küresel çelik talebi bu yıl 1,75 milyar ton seviyesinde kalacak, ancak 2026’da 1,773 milyar tona ulaşacak. Çin’de konut piyasasındaki kriz nedeniyle talepte düşüş beklenirken, gelişmekte olan ülkelerde istikrarlı bir büyüme öngörülüyor. Hindistan, büyümenin ana itici gücü olacak ve ülkedeki talep iki yıl içinde %9 artacak.
Sonuç: Bakır Piyasasında Belirsizlik Hüküm Sürüyor
Sonuç olarak, bakır piyasasında yükseliş ve düşüş beklentileri arasında ciddi bir ayrılık yaşanıyor. Arz kesintileri ve enerji dönüşümünden kaynaklanan talep artışı, fiyatları yukarı yönlü desteklerken, spekülasyon, gümrük vergileri ve potansiyel arz fazlası endişeleri fiyatları aşağı yönlü baskılayabilir. Uzmanlar arasındaki bu görüş ayrılığı, piyasada belirsizliğin hakim olduğunu gösteriyor.