Euro’nun Yükselişi ve Doların Geleceği: Güldağ ve Ağaoğlu’ndan Piyasa Analizi
Ekonomi gazetecileri Hakan Güldağ ve Ali Ağaoğlu, Şans Sohbetleri’nde iş dünyasının yakından takip ettiği kur hareketlerini ve Euro/dolar paritesinin geleceğini değerlendirdi. İhracatçılar başta olmak üzere, piyasaların merakla beklediği bu analizde, küresel ekonomik gelişmelerin para birimleri üzerindeki etkileri masaya yatırıldı.
Kurlarda Rekabet Avantajı Beklentisi Azalıyor
Hakan Güldağ, Anadolu’daki toplantılarda “kurlar ne olacak” sorusunun ön planda olduğunu belirtti. 2025’e girerken yapılan “kurlarda fazla bir hareket beklemeyin” uyarılarının akıllarda kaldığını ve görünen o ki, 2026’da da kura dayalı bir rekabet avantajı sağlanamayacağını ifade etti. Özellikle Dolar/TL kurunun ihracata beklenen desteği vermeyeceği, ancak bu seneki gibi parite etkisiyle Euro üzerinden bir nefes alma olabileceği vurgulandı.
Euro’nun Yükselişinde Etkili Faktörler
Ali Ağaoğlu, Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD Başkan Yardımcısı Vance’in konuşmasının Avrupa Birliği’nin temeline dinamit yerleştirdiğini ve ekonomisi zayıflayan bir Avrupa’nın siyasi ve parasal birliğini tartışmalı hale getirdiğini hatırlattı. Ancak, olayların tersine geliştiğini belirten Ağaoğlu, Euro’nun yükselişinde iki önemli faktöre dikkat çekti:
- Amerikan tahvillerine olan güvensizlik: Uzakdoğu ve Avrupa’nın Amerikan tahvillerinden çekilmesi, bu ülkelerin para birimlerinin değer kazanmasına yol açtı. Güney Kore ve Tayvan paraları da benzer bir seyir izledi.
- Fed’in faiz indirim süreci: Fed’in faiz indirim sürecine ara vermesi, beklemesi ve ardından iki kez indirim yapması Euro’yu yükseltti. Ancak, Euro’nun 1.1620,50 günlük hareketli ortalamasının üzerine geçemediği belirtildi.
Euro’nun Geleceği: Beklentiler ve Projeksiyonlar
Ağaoğlu, önümüzdeki günlerde 1.1620 seviyesinin aşılması durumunda Euro’nun 1.17’yi görebileceğini öngörüyor. Fed’in aralıkta faiz indirmesi durumunda ise 1.18 seviyesinin aşılıp 1.1850’lere kadar yükselişin mümkün olabileceği ifade edildi.
Uluslararası yatırım bankalarına göre, 2026’nın ilk yarısında doların zayıflayacağı ve ilk çeyrek sonunda dolar endeksinin 94’e gerilemesi bekleniyor. Ancak, ikinci yarıda doların şu sıradaki seviyesi olan 100’e tekrar geleceği öngörülüyor. Bu durum, 2026’da Euro’nun öne çıktığı bir dönem yaşanabileceği anlamına geliyor.
Ağaoğlu, 2026’da Euro bölgesi için kötümser olduğunu, büyümenin savunma sanayine yükleneceğini ve Ukrayna-Rusya olası barışının Avrupa’ya nasıl yansıyacağının belirsiz olduğunu dile getirdi. Yine de Euro’nun kopup gideceği, 1.25-1.30 seviyelerinin mümkün olmadığını, çünkü barış olsa da yaptırımların devam edeceğini belirtti.
Euro’nun 1.22–1.2250 seviyelerine kadar yükselebileceğini, ancak sonrasında Fed’in devreye gireceğini ve Japon Merkez Bankası’na benzer şekilde piyasadaki tahvilleri toplayıp likidite vereceği bir döneme girileceğini öngören Ağaoğlu, bunun da dolar likiditesinin sıkıştığı ve dolar endeksinin 110’lara kadar yükselebileceği bir döneme yol açabileceğini ifade etti. Amerikan tahvil piyasasına olan güvenin yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Borsa İstanbul’da Noel Baba Rallisi Beklentisi
Banka hisseleri öncülüğünde bir “ucuzuz” beklentisi olduğunu belirten Güldağ, Borsa İstanbul’a Noel Baba’nın uğrayıp uğramayacağını sordu. Ağaoğlu, dolar bazında ucuz olunduğunu (2.55-60 cent) ancak faizde majör düşüş olmadığı sürece bankaların faiz indiriminden büyük fayda sağlamayacağını ifade etti. Türkiye’ye yeni fonların gelmesi gerektiği ancak siyasi ve hukuki ortamın bu durumu zorlaştırdığı belirtildi. Fatih Altaylı kararından sonra “borsa ucuz” diyenlere “ucuzun da ucuzu var” diyesi geldiğini söyledi.
Gümüşün Altından Daha İyi Performans Göstermesi Bekleniyor
Gümüşün 57 dolar seviyesi ile tüm zamanların en yüksek rakamını gördüğünü ve yıla 28,9 dolardan başladığını belirten Güldağ, beklentileri sordu. Ağaoğlu, bunun arkasında Çin’deki gümüş stoklarındaki hızlı düşüşün olduğunu belirtti. Ana beklentisinin önümüzdeki yılda gümüşün altına göre daha iyi performans göstermesi yönünde olduğunu, yer kabuğunda 1 birim altına karşı 55 birim gümüş olduğunu ve 55–60 dolar bandının AGU paritesi için makul olduğunu ifade etti. Şu anda 70’in üzerinde olan AGU paritesinin 60 ve altına ineceği dönemler olacağını, yani gümüşün altına göre daha iyi performans göstereceğini vurguladı.
Sonuç olarak, Güldağ ve Ağaoğlu’nun değerlendirmeleri, küresel ekonomik gelişmelerin para birimleri ve piyasalar üzerindeki etkilerinin karmaşıklığını ve belirsizliğini ortaya koyuyor. Yatırımcıların ve iş dünyasının, bu belirsizlikleri dikkate alarak stratejilerini oluşturmaları gerekiyor.