Faiz İndirimi Fonları Nasıl Etkiler? Uzmanlardan Piyasa Tahminleri

Faiz İndirimi Fonları Nasıl Etkiler? Uzmanlardan Piyasa Tahminleri
Tepki Ver

Faiz İndirimleri Başlarken Yatırım Fonları Nasıl Etkilenecek?

Yatırım fonlarına olan ilgi giderek artıyor ve 2025 yılının ilk yarısı geride kalırken, fon türlerinin performans sıralaması da netleşti. Kıymetli madenler şemsiye fonu yaklaşık yüzde 38 getiriyle zirvede yer alırken, onu yüzde 24 kazançla geçen senenin şampiyonu olan para piyasası fonu izledi. Üçüncü sırada ise benzer bir getiri oranına sahip olan serbest şemsiye fonu bulunuyor. Hisse senedi fonu ise aynı dönemde yatırımcısına kayda değer bir kazanç sağlayamadı.

Yılın ikinci yarısında ise enflasyonun artış hızının yavaşlaması ve faiz indirim döngüsünün başlaması, fon türlerinin yönünü belirlemede önemli bir rol oynayacak. Peki, faiz indirimleri hangi fon türlerini nasıl etkileyecek? Yatırımcılar hangi stratejileri izlemeli? Ahlatcı Portföy Genel Müdürü Tonguç Erbaş’ın değerlendirmeleriyle piyasa beklentilerini ve olası senaryoları inceleyeceğiz.

Para Piyasası Fonları Cazibesini Koruyacak mı?

Son dönemde popülerliğini koruyan para piyasası fonları, 2025’e hızlı bir başlangıç yapsa da son zamanlarda bu fonlardan çıkışlar yaşandı. Ancak uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirimlerine başladığında bu fonların cazibesini koruyacağını belirtiyor. Fonların portföylerinde minimum yüzde 10 oranında TL cinsi devlet tahvili bulundurma zorunluluğu, faiz indiriminin getiri üzerindeki etkisini sınırlayabilir. Ancak likidite avantajı, günlük erişim imkânı ve düşük risk profili, yatırımcılar için önemli bir koruma alanı sunuyor. Özellikle risk iştahı düşük olan yatırımcılar için faiz indiriminin ilk evrelerinde para piyasası fonları tercih edilmeye devam edebilir. Mevduat faizlerinde ise stopaj artışlarıyla birlikte net getiri baskı altında kalabilir.

Bu noktada, kısa vadede para piyasası fonları daha cazip görünürken, orta vadede faizlerin yönüne göre yeniden değerlendirme yapmak önemli olacaktır.

Hisse Senedi Fonları Yükselişe Geçebilir mi?

2025 yılının ilk yarısında yatırımcısını üzen tek fon olan hisse senedi fonlarına yönelik beklentiler yılın ikinci yarısında daha olumlu. Borsanın en büyük rakibi olan mevduat faizinde beklenen olası gerilemeyle, hisse senedi fonlarının yıl sonunda reel getiri sağlayabileceği dahi öngörülüyor. Uzmanlar, mevcut seviyelerden hisse senedi fonu almanın cazip olabileceğini değerlendiriyor.

BIST 100 endeksi uzun süre dar bantta hareket ettikten sonra 9.000 TL desteğinden güç alarak 10.200 TL seviyesini aştı. Bu teknik kırılım, piyasanın yukarı yönlü bir trende girmesi açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Faiz indirimi beklentisi ve kurdaki istikrar, borsa için pozitif bir zemin oluşturuyor. Bu kapsamda, orta ve uzun vadeli yatırımcılar için bu seviyeler hala biriktirme stratejisi açısından uygun olabilir. Hisse senedi şemsiye fonlarının yılbaşından bu yana gösterdiği sınırlı performans, ikinci yarıda bu fonların daha güçlü bir çıkış yapabileceğine işaret ediyor.

Kısa vadeli yatırımcıların ise 10.200 seviyesini yeni destek olarak izlemesi ve bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlandıkça pozisyonlarını artırması öneriliyor.

Altın Fonları Hala Cazip mi?

Altın fiyatları, jeopolitik risklerin yükselmesi ve merkez bankalarının alımlarıyla destekleniyor. Altın fonlarına baktığımızda ise son bir yılda yüzde yüze yakın kazançlar söz konusu. Altın, Asya merkez bankalarının alımlarının desteğiyle yükseliş trendini koruyor. Bununla beraber, jeopolitik tansiyonun bir miktar hafiflemesi, altın talebinde kısmi bir duraklama yarattı. 3.500 dolar seviyesinin bu yıl aşılması şimdilik düşük bir olasılık olmakla birlikte, orta-uzun vadede altın yukarı yönünü korumaya devam ediyor. Son bir yılda yüzde 70 seviyesi üzerinde ortalama getiri sunan altın fonlarının performansı oldukça dikkat çekici.

Yeni alımlar için geç kalındığını söylemek yanlış olur; çünkü altın fonlarını birikim yönünde tercih eden yatırımcılar için geri çekilmeler iyi bir fırsat sunabilir. Ancak kısa vadede hızlı bir yükseliş beklemek yerine, orta-uzun vadedeki koruma rolüne odaklanmak daha iyi bir strateji olabilir.

Riskli Dönemlerde Hangi Fon Türleri Tercih Edilmeli?

Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde enerji ve emtia fonlarına yönelimin arttığını görmemiz çok doğal, yatırımcılar güvenli liman arayışına giriyor. Bunun yanında, piyasalarda risk iştahı düşükken portföy çeşitlendirmesine yönelmek de mantıklı bir tercih. Eğer risk iştahı düşükse, serbest veya değişken fonlar iyi bir alternatif olabilir. Bu fonlar, farklı varlık sınıflarında pozisyon alabilme esneklikleriyle dikkat çeker. Risklerin arttığı, piyasa yönünün netleşmediği dönemlerde portföyde biraz nakitte kalmak veya düşük oynaklık sunan para piyasası fonlarına yönelmek de korunaklı bir tercih olabilir.

Potansiyel Vadeden Fon Türleri Hangileri?

Faiz indirim sürecinin gündeme alınmasıyla birlikte, borçlanma araçları şemsiye fonlarının iyi bir performans göstermesi beklenebilir. Bunun yanında, BIST’te dar bandın yukarı yönlü aşılmasıyla, hisse yoğun fonlarda dikkat çekici bir getiri oluşabilir. Eğer faiz indiriminin ertelenmesi veya koşulların belirsizleşmesi gündeme gelirse, riski iyi yöneten serbest veya karma fonlar tercih edilebilir. Yılın ikinci yarısında para piyasası fonları getiri anlamında zaman geçtikçe azalan bir ivme gösterebilir; fakat yine de iyi bir seçenek olacaktır. Değerli metaller fonları, yine korumacı tarafta olmakla birlikte portföyün yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde düşünülebilir.

Genel bir perspektifle bakıldığında, yatırım fonları, yeterli finansal okuryazarlığı olmayan veya portföyünü yönetecek zamanı bulunmayan yatırımcılar için iyi bir alternatif sunuyor. Bu durumda, profesyonellerin yönettiği fonlar aracılığıyla riskleri minimize etmek mümkün hale geliyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar