Hazine’nin Borçlanma Limitinde Kritik Artışlar: 7 Yılda 5 Kez Aşıldı!

Hazine’nin Borçlanma Limitinde Kritik Artışlar: 7 Yılda 5 Kez Aşıldı!
Tepki Ver

Türkiye’de kamu maliyesi reformu, 1999 depremleri ve 2001 krizi sonrası yapısal reform programının önemli bir parçası olarak hayata geçirilmişti. Bu kapsamda, 2003 yılında Hazine’ye yıllık bütçe gelir ve gider farkı kadar borçlanma kuralı getirildi. Ancak, bu kuralın zaman içinde nasıl esnetildiği ve aşıldığı, dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

Borçlanma Limitinin Aşamaları ve Nedenleri

2003 yılında kanunla belirlenen borçlanma limiti, Hazine ve Maliye Bakanı’nın onayıyla yüzde 5, Cumhurbaşkanı kararıyla da bir yüzde 5 daha artırılabiliyor. Bu mekanizma, olağanüstü durumlar ve beklenmedik ihtiyaçlar için bir esneklik payı sunmayı amaçlıyordu. Ancak, TEPAV Maliye ve Para Politikası Araştırmaları Merkezi Direktörü Coşkun Cangöz’ün analizine göre, bu limitin aşılma sıklığı son yıllarda belirgin şekilde arttı.

Cangöz, TBMM’ye sunulan torba kanun teklifinde 2025 yılına ilişkin borçlanma limitini artıran maddeye dikkat çekerek, geçmişteki limit aşımlarını inceledi. 2003-2017 döneminde borçlanma limiti sadece iki kez aşıldı: 2009 küresel krizi ve 2017 yılı. 2017 aynı zamanda, “Cumhurbaşkanlığı sistemi” referandumunun yapıldığı ve Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının devam ettiği bir yıldı.

Ancak, 2018 yılından itibaren borçlanma limitinin aşılma sıklığı arttı. Cangöz’ün vurguladığı gibi, bu tarihten sonraki 7 yılda limit tam 5 kez aşıldı. Ve görünen o ki, 2025 yılında da benzer bir durum yaşanacak, hatta ilave artışların da ötesinde bir limit aşımı söz konusu olacak.

Hazine ve Maliye Birleşmesi ve Borçlanma Pratikleri

Hazine ve Maliye’nin birleştirilmesi, uzun süredir tartışılan bir konu olmuştu. Cangöz, bu birleşme sonrası borç idaresindeki kural aşınmasını, “bütçe politikası ve uygulamasının etkin olmamasına” bağlıyor. Ona göre, sorun Hazinenin ayrı bir yapıda olmasından ziyade, genel bütçe politikasının yetersizliğinden kaynaklanıyor.

Borçlanmanın bir “sonuç” olduğuna dikkat çeken Cangöz, bütçe politikasının başarılı olmaması ve OVP hedeflerinin gerçekçi tutulmaması sonucu borçlanma limitinin aşıldığını belirtiyor. Bu durumun uzun vadeli etkileri ise oldukça önemli. **Ocak-Eylül döneminde devlet borcu 2024 yılsonuna göre 3,7 trilyon TL artışla 12,9 trilyon TL’ye ulaşmış** bulunuyor. Bu borç 2018 yılında sadece 1,1 trilyon TL seviyesindeydi. Dolar bazında da durum farklı değil: Borç, bu dönemde yüzde 50’nin üzerinde bir artışla 200 milyar dolardan 315 milyar doların üzerine çıktı.

Cangöz’ün ifadesiyle, “Mali disiplinden uzaklaşınca bütçe açığı gol olmuş hepimizin kalesine yağmış. Dahası kanun teklifinden de anlaşılacağı gibi öyle olmaya da devam edecek gibi görünüyor.”

2025 ve Sonrası İçin Ek Borçlanma İmkanları

TBMM’ye sunulan torba kanun teklifi ile 4749 sayılı kanuna geçici bir madde eklenerek, 2025 yılı için Hazine ve Maliye Bakanı ile Cumhurbaşkanı’nın yüzde 5’er limit artırma yetkisine ilave olarak **595 milyar TL daha fazla borçlanma imkanı** tanınıyor. Bu, 2025’teki limit aşımının daha da artacağı anlamına geliyor.

Ayrıca, torba kanun ile borçlanabilen kamu kurumlarına 2029 yılı sonuna kadar Kentsel Dönüşüm Başkanlığı da eklendi. Bu kurum, kamu bankalarından olmak şartıyla, anapara, faiz ve borçlanma giderlerinin toplamı, taksitli toplam alacak miktarının yüzde 25’i kadar borç alabilecek.

Sonuç ve Gelecek Beklentileri

Hazine’nin borçlanma limitindeki artışlar ve aşımlar, Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge niteliğinde. Bütçe disiplininin sağlanamaması ve OVP hedeflerinin tutturulamaması, borçlanmayı kaçınılmaz hale getiriyor. Torba kanun teklifindeki ek borçlanma imkanları ise, bu eğilimin devam edeceğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde mali disiplinin sağlanması ve bütçe politikalarının etkinleştirilmesi, borçlanma ihtiyacının azaltılması açısından kritik önem taşıyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar