IMF Başkanı: Küresel Belirsizlik Kalıcı, Yeni Normal Olacak!

IMF Başkanı: Küresel Belirsizlik Kalıcı, Yeni Normal Olacak!
Tepki Ver

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, yaklaşan IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları öncesinde yaptığı önemli bir konuşmada, küresel ekonomiye dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. “Değişim Zamanında Fırsat” başlıklı konuşmasında Georgieva, dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorluklara ve gelecekteki beklentilere ışık tuttu. Georgieva, belirsizliğin küresel olarak yükseldiğini ve yükselmeye devam edeceğini vurgulayarak, “Hazır olun, belirsizlik yeni normal ve kalıcı olacak” uyarısında bulundu.

Ekonomik Görünüm ve Temel Politika Öncelikleri

Georgieva, dünya genelindeki maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının bir araya geleceği toplantılarda, dönüşümün küresel ekonomik etkileri ve politika türbülanslarının en önemli konular olacağını belirtti. Dünya ekonomisinin mevcut durumunu değerlendiren Georgieva, “Dünya ekonomisi bu durumla korkulandan daha iyi ama ihtiyaç olandan daha kötü başa çıkıyor” dedi. Nisan ayında yapılan tahminlerin aksine, ABD ve birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomisinin beklenenden daha iyi performans gösterdiğini ifade etti.

IMF’nin gelecek hafta yayınlayacağı Dünya Ekonomik Görünüm raporuna göre, küresel ekonomik büyümenin bu yıl ve gelecek yıl yalnızca “hafif” bir şekilde yavaşlayacağı öngörülüyor. Georgieva, bu durumun çoklu şoklara rağmen dünya ekonomisinin genel olarak dayanıklı olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu dayanıklılığın, iyileştirilmiş politika temelleri, özel sektörün uyum kabiliyeti, korkulduğu kadar ağır olmayan tarifeler ve destekleyici finansal koşullarla açıklanabileceğini ifade etti.

Küresel Ekonominin Karşılaştığı Zorluklar

Georgieva, küresel ekonominin dayanıklılığının henüz tam olarak test edilmediği ve gelecekte daha büyük zorluklarla karşılaşılabileceğine dair endişe verici işaretler olduğunu vurguladı. Altına olan küresel talebin artışına dikkat çeken Georgieva, parasal altın varlıklarının dünya resmi rezervlerinin beşte birini aştığını belirtti. Bu artışın, değerleme etkileri ve jeopolitik faktörlerden kaynaklandığını ifade etti.

Tarifelerin tam etkisinin henüz ortaya çıkmadığını belirten Georgieva, ABD’de marj daralmasının fiyatların daha fazla yansıtılmasına yol açabileceğini ve bunun da enflasyonu artırarak para politikası ve büyüme üzerinde etkileri olabileceğini söyledi. Diğer ülkelerde ise, daha önce ABD pazarına yönelik olan malların akışının ikinci bir tarife artışını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Georgieva, dünya ticaretinin çoğunun şimdilik kurallara uygun ilerlediğini belirterek, politika yapıcılara ticareti “büyümenin motoru” olarak koruma çağrısında bulundu.

Gelecek Beklentileri ve Reform Çağrıları

Küresel ekonomik büyümenin orta vadede yaklaşık yüzde 3 olması bekleniyor. Bu oranın Kovid-19 salgını öncesi yüzde 3,7 seviyesinin altında olduğunu belirten Georgieva, küresel büyüme modellerinin yıllar içinde değiştiğine işaret etti. Çin’in istikrarlı bir şekilde hız kaybederken, Hindistan’ın önemli bir “büyüme motoru” haline geldiğini aktardı.

Georgieva, Asya ülkelerine nihai mallar ve hizmetleri kapsayacak şekilde iç ticareti derinleştirme, hizmet sektörünü ve finansmana erişimi güçlendirecek reformlara hız verme çağrısında bulundu. Sahra Altı Afrika’da da genç ve büyüyen iş gücü nedeniyle reformların çok büyük getirileri olabileceğini belirtti. Avrupa’ya ise iş gücü piyasasında, mal ve hizmet ticaretinde, enerjide ve finansta sınır anlaşmazlıklarını ortadan kaldırma çağırısı yaptı. Bölge ülkelerine tek bir Avrupa finans sistemi kurmalarını ve enerji birliği inşa etmelerini söyleyen Georgieva, bölgenin ABD’nin özel sektör dinamizmini yakalaması gerektiğini ifade etti.

Küresel kamu borcunun 2029‘a kadar GSYH’nın yüzde 100‘ünü aşması bekleniyor. Bu duruma gelişmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin öncülük ettiğini kaydeden Georgieva, artan borcun faiz ödemelerini şişirdiğini, borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu, diğer harcamaları kısıtladığını ve hükümetlerin şokları hafifletme kabiliyetini azalttığını belirtti. Georgieva, gelişmiş ekonomilerin dünyanın en muhtaç ülkelerine sağladığı kalkınma yardımlarının düşüşünü sürdürdüğünü aktardı. Mali konsolidasyonun hem zengin hem de yoksul ülkelerde gerekli olduğunu vurguladı.

Hem özel tüketim hem de bütçe açığının yüksek olduğu ve cari açığın 2000’lerin başından beri görülmemiş seviyelerde olduğu ABD’ye kapsamlı eylem çağrısında bulunan Georgieva, federal bütçe açığını ele alacak ve hanehalkı tasarrufunu teşvik edecek adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özel tasarrufların kronik olarak yüksek olduğu ve iç talebin uzun süren gayrimenkul ayarlamaları ve deflasyonist baskılar nedeniyle geride kaldığı Çin’e de geçici mali genişleme ve kalıcı mali yeniden yapılandırma önerisinde bulundu. Çin’in özel tüketimi artırmak, yeni bir büyüme modeline geçmek ve ekonomisini yeniden canlandırmak için mali-yapısal bir pakete ihtiyacı olduğunu belirten Georgieva, bunun aynı zamanda reel döviz kurunun son dönemdeki değer kaybını dengelemeye de yardımcı olacağını aktardı.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar