ING Yatırım: Enflasyon Sonrası Faiz İndirimi Beklentileri 300 Baz Puanı Aşmayacak
ING Yatırım Genel Müdürü Murat Yılmaz, Eylül ayında açıklanan ve beklentileri aşan enflasyon verisi sonrası, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faiz indirimlerine yönelik beklentilerde aşağı yönlü bir revizyona gittiklerini açıkladı. Yılmaz, 2025 yılı sonunda yıllık TÜFE artışının yüzde 31’e yaklaşacağını öngörürken, yıl sonuna kadar TCMB’den gelebilecek faiz indirimlerinin toplamda 300 baz puanı geçmeyeceğini belirtti.
Hisse Senedi Piyasaları ve Beklentiler
Yılmaz, hisse senedi piyasaları için yılın son çeyreğine ilişkin beklentilerini de değerlendirdi. Özellikle yurt dışındaki siyasi ve jeopolitik risklerin, teknoloji şirketlerinin yüksek değerlemelerinin ve Çin’in ihracat kısıtlamalarının piyasalar üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekti. Yurt içinde ise yüksek gelen TÜFE verisinin TCMB’nin faiz indirimlerinde daha temkinli davranmasına neden olabileceğini, bunun da hisse senedi piyasaları üzerinde bir baskı unsuru oluşturabileceğini vurguladı.
BIST100 endeksindeki Kasım ayı yükseliş trendine de değinen Yılmaz, son 7 yılın Kasım aylarındaki ortalama artışın yüzde 12,63 gibi dikkat çekici bir seviyede olduğunu hatırlattı. Ancak, mevcut gündem maddelerinin karmaşıklığı ve belirsizliği nedeniyle yıl sonu için net bir endeks tahmini yapmanın zor olduğunu ifade etti.
TL Varlıklar, Mevduat ve Yatırım Fonları
TL varlıkların, mevduat ve yatırım fonları tarafında iyi bir performans sergilediğine dikkat çeken Yılmaz, faiz indirimlerinin başlamasıyla birlikte para piyasası fonlarından bir çıkış beklemediklerini belirtti. Ancak, böyle bir çıkışın yaşanması halinde, yatırımcıların altına, dövize ve hisse fonlarına yönelebileceğini öngördü.
Döviz Fonları ve Riskler
Döviz fonlarındaki artışın yavaşladığına işaret eden Yılmaz, bu eğilimin devam edebileceğini, ancak mevcut koşullar altında döviz riski yaratmasını beklemediklerini ifade etti.
Merkez Bankası’nın Beklentileri ve 2026 Projeksiyonları
TCMB’nin Ekim ve Aralık aylarındaki toplantılarından beklentilerini açıklayan Yılmaz, Eylül ayındaki yüksek enflasyon verisi nedeniyle yıl sonu TÜFE beklentilerinde sınırlı bir yukarı yönlü revizyon yaptıklarını, TCMB politika faizi indiriminde ise sınırlı bir aşağı yönlü revizyona gittiklerini belirtti. 2025 yılı sonunda yıllık TÜFE artışının yüzde 31’e yaklaşacağını ve yıl sonuna kadar TCMB’den gelebilecek faiz indirim miktarının ise toplamda 300 baz puanı geçmeyeceğini tekrar vurguladı.
Yatırımcılara Öneriler ve Portföy Dağılımı
ING Yatırım olarak yatırımcılarına önerilerini paylaşan Yılmaz, orta risk algısına sahip bir yatırımcı için risk ve getiri arasında dengeli bir portföy oluşturmanın ideal olduğunu söyledi. Gelişmelere ve beklentilerdeki değişimlere göre portföy dağılımında zaman zaman farklılığa gidilmesi esnekliğine sahip olunması, stop-loss seviyelerini belirlemek ve hedging araçları kullanarak riskleri sınırlamak gerektiğini belirtti.
Orta vadeli bakış açısıyla portföy dağılımının yüzde 35’inin TL mevduat/mevduat benzeri ürünler, yüzde 20’sinin emtia, yüzde 20’sinin hisse, yüzde 15’inin dövizli enstrümanlar ve yüzde 10’unun da tahvil-bono olmasının dengeli bir risk anlayışıyla uyumlu göründüğünü ifade etti. Bu yatırım araçlarını içeren fonların da aynı ağırlıklar kapsamında dikkate alınabileceğini ekledi.
2026 Beklentileri ve Ekonomik Görünüm
2026 yılı beklentilerini değerlendiren Yılmaz, küresel büyümenin 2025 yılına göre biraz yavaşlamasını beklediklerini, ancak ekonomik aktivitede ülkeler arasında ayrışmalar olabileceğini söyledi. Korumacı politikalar, ABD-Çin rekabeti, olası politika belirsizliği ve ABD’de yapılacak ara seçimlerin hassas konular arasında sayılacağını belirtti.
Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,3, 2026 yılında ise yüzde 4,0 büyümesini beklediklerini ifade eden Yılmaz, yurt içinde enflasyon görünümü ve TCMB’den beklenen faiz indirimlerinin ana temalar arasında olacağını ve bu alandaki gelişmelerin yabancı yatırımcıların Türkiye varlıklarına ilgisini şekillendirmede kritik önemde olacağını vurguladı.
Dijitalleşmeye Yatırım
ING Yatırım’ın dijitalleşmeye verdiği önemi de vurgulayan Yılmaz, ING Türkiye’nin bankacılık lisansına sahip teknoloji şirketi olma vizyonunu yatırım alanına taşıyarak, Türkiye’nin en sevilen dijital aracı kurumu olmayı amaçladıklarını dile getirdi. Bu hedef doğrultusunda dijitale yatırımı önceliklendirdiklerini ve müşterilerine hesap açılışından kredi sözleşmelerine kadar birçok alanda zahmetsiz ve uçtan uca dijital bir finansal deneyim sunduklarını belirtti.
Yılmaz, pay senedi işlem hacminin yüzde 90’ının, gelirlerinin yüzde 92’sinin dijital kanallar üzerinden gerçekleştiğini, bireysel müşterilerde bu oranın yüzde 94’e ulaştığını, hesap açılışlarının tamamının dijitalden yapıldığını ve VİOP işlem hacminin ise yüzde 99’unun dijital kanallardan gerçekleştiğini açıkladı.
ING Yatırım olarak bundan sonraki hedeflerinin teknoloji yatırımlarını ve müşteri odaklı inovasyonlarını sürdürerek büyümeye devam etmek olduğunu söyleyen Yılmaz, aynı zamanda dijital platformlar üzerinden kişiselleştirilmiş çözümler geliştirmeyi ve teknolojiyi etkin şekilde kullanarak müşteri deneyimini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.