KKM Dönemi Kapandı: TCMB’den Politika Aktarımında Güçlenme ve Risk Azalışı Analizi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sona ermesiyle ilgili bir analiz yayımladı. TCMB blog sayfasında yer alan analizde, KKM’den kademeli çıkış sürecinin para politikasının etkinliğini artırdığı ve Merkez Bankası bilançosundaki riskleri azalttığı vurgulandı.
KKM’den Kademeli Çıkış ve Para Politikası Aktarımı
TCMB Uzman Yardımcıları Korhan Çalışkan ve Oğuzhan Evli, Araştırmacı Muhammed Akif Dokumacı ve Kıdemli Uzman Didem Güneş tarafından kaleme alınan “KKM Hesaplarından Çıkış” başlıklı blog yazısı, TCMB’nin Güncesi sayfasında yayımlandı. Yazıda, KKM’nin sonlandırılmasıyla birlikte para politikasının bankaların TL fonlama maliyetine aktarımının güçlendiği belirtildi. Bu durum, Merkez Bankası’nın para politikası araçlarının daha etkin bir şekilde işlemesine olanak sağladı.
TCMB, 2025 Yılı Para Politikası Metni’nde KKM uygulamasını yıl içinde sonlandırmayı hedeflediğini duyurmuştu. Bu hedefe ulaşmak için KKM hesaplarından çıkış, Türk Lirası (TL) payındaki artışla birlikte kademeli olarak planlandı. Tüzel kişi KKM hesapları için yenileme ve açılış işlemleri Şubat ayında durduruldu. Ardından, 23 Ağustos’ta alınan kararla gerçek kişiler için de KKM hesaplarının yenileme ve açılış işlemleri sona erdirilerek bu hedef tamamlandı.
Makroihtiyati Araçlar ve TL’ye Geçiş
İki yıl süren bu süreçte KKM bakiyesi kademeli olarak azaldı. KKM’den çıkış sürecinde, yenileme ve TL’ye geçiş hedeflerine ulaşmak için çeşitli makroihtiyati araçlar kullanıldı. Bu araçlar arasında TL pay hedefleri, zorunlu karşılık (ZK) oranları, ZK hesaplarına ödenen faiz tutarı ve KKM hesapları için uygulanan asgari faiz oranları yer aldı. 2023 ortasında 140 milyar ABD dolarının üzerine çıkan KKM bakiyesi, uygulanan politikalar sayesinde 21 Ağustos 2025 itibarıyla 11 milyar ABD dolarına kadar geriledi.
Bu dönemde, bankaların KKM yerine TL fonlamayı tercih etmeleri için göreli maliyet dinamikleri dikkate alınarak makroihtiyati düzenlemeler yapıldı. KKM ve TL mevduat için belirlenen ZK oranları arasındaki fark ve tesis edilen ZK’lar için ödenen faiz tutarı, bankaların fonlama stratejilerini etkileyen önemli unsurlar oldu. Ayrıca, KKM hesaplarına uygulanabilen asgari faiz oranları kademeli olarak düşürüldü ve KKM hesaplarına uygulanan stopaj avantajı kaldırıldı.
TL Mevduatın Cazibesi ve Kur İstikrarı
Sıkı para politikasına ek olarak atılan bu adımlar sayesinde TL mevduatın cazibesi arttırılırken KKM hesaplarından çıkış hızlandı ve bu hesaplardan dövize yönelim sınırlı kaldı. Müşterilerin KKM tercihinde önemli bir faktör olan döviz kurundaki oynaklığın azalması da KKM ile TL mevduat arasındaki getiri makasını TL lehine çevirdi. 19 Ağustos 2025 itibarıyla KKM payı %1,8’e düşerken TL mevduat payı %60’ın üzerine çıktı.
TCMB analizinde, önümüzdeki dönemde vadesi gelecek KKM hesaplarının önceki dönem bakiye azalışlarına benzer seviyelerde olması beklendiği, bunun da ürünün sonlandırılması için uygun şartların oluştuğunu gösterdiği ifade edildi. Ayrıca, enflasyon ana eğilimindeki gerileme ve TL mevduatın cazibesi KKM’den çıkışı desteklediği vurgulandı.
Sonuç: KKM’nin Sona Ermesiyle Güçlenen Para Politikası
TCMB’nin analizine göre, KKM’nin sonlandırılmasıyla sonuçlanan kademeli çıkış süreci, para politikasının bankaların TL fonlama maliyetine aktarımını güçlendirdi. Bu durum, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki etkinliğini artırırken, bilançosundaki riskleri de azalttı. KKM uygulamasının sona ermesi, Türkiye ekonomisi için daha sağlıklı ve istikrarlı bir finansal ortamın oluşmasına katkı sağlayabilir.