Konkordato Başvuruları Rekor Kırıyor: Yıl Bitmeden 2000’i Aştı

Konkordato Başvuruları Rekor Kırıyor: Yıl Bitmeden 2000’i Aştı

Türkiye’de finansmana erişim zorlukları ve işletme sermayesi yetersizlikleri yaşayan reel sektör, artan konkordato başvurularıyla karşı karşıya. Konkordatotakip.com’un Basın İlan Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, konkordato ilanları alarm veriyor. Özellikle Eylül ayında mahkemeler, **252 dosya için konkordato geçici mühlet kararı** verdi. Bu, Haziran 2025’teki **292 adetlik rekorun ardından en yüksek ikinci aylık seviye** olarak kayıtlara geçti.

Konkordato Mühlet Kararlarında Rekor Artış

Eylül ayında dikkat çeken bir diğer gelişme ise, **172 dosya için kesin mühlet kararı** verilmesi oldu. Bu rakam, tüm zamanların aylık rekorunu işaret ediyor. Aynı dönemde, **136 dosya için konkordato talebi reddedilirken, 24 şirket için iflas kararı** çıktı. Sadece **6 dosya için tasdik kararı** verilmesi ise, konkordato süreçlerinin uzunluğu ve etkinliği konusundaki tartışmaları alevlendirdi.

Yılın ilk dokuz ayındaki tablo ise daha da endişe verici. **Geçici mühlet kararı verilen toplam dosya sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %76’lık bir artışla 2085’e ulaştı.** Geçen yılın tamamında verilen 1723 geçici mühlet kararı, Ağustos ayında aşılmıştı. **Kesin mühlet kararlarında ise %171 gibi çarpıcı bir artış** yaşandı ve sayı 1212’ye yükseldi. Konkordato talebinin reddedildiği dosya sayısı da **%110 artarak 895’e ulaşırken, iflas kararı verilen dosya sayısı ise %117’lik artışla 165** oldu.

Tasdik Kararlarında Düşüş ve İflasların Artışı

Konkordato süreçlerinin tüm aşamalarında genel bir artış gözlemlenirken, **tasdik kararlarında tersine bir eğilim** söz konusu. Yılın ilk dokuz ayında verilen tasdik kararı sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre **%19 azalarak 67’ye geriledi**. Geçmiş yıllardaki verilere bakıldığında, iflas kararlarının tasdik kararlarının çok altında seyrettiği görülüyordu. Ancak bu yılın ilk dokuz ayında **165 iflas kararına karşılık sadece 67 tasdik kararı** verilmesi, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.

Tasdik kararı, konkordato sürecinin tamamlanarak alacaklılara ödeme yapılmaya başlanması anlamına geliyor. Ancak mahkeme süreçlerinin uzun sürmesi ve tasdik kararlarının gecikmesi, alacaklıların paralarının değer kaybetmesine neden oluyor. Bu durum, konkordato sistemine yönelik eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.

Sektörel Dağılım: Tekstil Sektörü Alarm Veriyor

Konkordato başvurularının sektörel dağılımı incelendiğinde, **tekstil sektörünün negatif ayrışmaya devam ettiği** görülüyor. Yılın ilk dokuz ayında sadece tekstil sektöründe **147 dosya için geçici mühlet kararı** verildi. Giyim, ayakkabı, halı, çanta, iplik imalatı ve deri işleme gibi alanlar da dahil edildiğinde, **tekstil ve hazır giyim sektöründeki toplam konkordato sayısı 192’ye yükseliyor.** Tekstil sektörünü **92 dosya ile inşaat sektörü** izliyor. Bu iki sektörü ise sırasıyla metal ürün imalatı, alüminyum işleme ve mobilya sektörleri takip ediyor.

İş Dünyasının Endişeleri ve Talepleri

Adalet Bakanlığı, İcra İflas Kanunu’nda değişiklik yapmaya hazırlanırken, piyasada **’domino etkisi’ riski** giderek artıyor. İş dünyası temsilcileri, çeşitli platformlarda artan konkordato başvurularına ilişkin endişelerini dile getiriyor. Sistemin, konkordato başvurusunda bulunan şirketleri koruma altına alırken, alacaklıları riske attığını savunuyorlar. İş dünyası, bu koruma kalkanının sadece kamu ve banka borçlarını kapsaması, piyasa borçlarının ise kapsam dışında tutulması gerektiğini savunuyor. Piyasada sadece zorda olan firmaların değil, borçlarını ötelemek isteyen firmaların da konkordato yoluna başvurduğu iddiaları, suistimallerin önlenmesi gerekliliğini gündeme getiriyor.

Gelecek Beklentileri ve Piyasaya Etkileri

Konkordato ilanlarındaki bu artış, reel sektördeki finansal sıkıntıların derinleştiğinin bir işareti olarak değerlendiriliyor. Özellikle finansmana erişim zorlukları ve yüksek faiz oranları, şirketlerin nakit akışını olumsuz etkiliyor. İcra ve İflas Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerin, konkordato süreçlerini daha şeffaf ve adil hale getirmesi bekleniyor. Ancak iş dünyası temsilcileri, suistimallerin önlenmesi ve alacaklıların haklarının korunması konusunda daha somut adımlar atılmasını talep ediyor.

Konkordato başvurularındaki artışın, tedarik zincirleri ve piyasa genelinde bir güvensizlik ortamı yarattığı da belirtiliyor. Alacaklılar, tahsilat konusunda daha temkinli davranırken, borçlu şirketler de yeni yatırım ve işbirliği yapmaktan kaçınıyor. Bu durum, ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, konkordato ilanlarındaki rekor artış, Türkiye ekonomisi için önemli bir risk sinyali olarak kabul edilmeli. Hükümetin ve ilgili kurumların, reel sektördeki finansal sıkıntıları hafifletecek ve konkordato süreçlerini daha etkin hale getirecek önlemler alması gerekiyor.

Benzer Yazılar