Küresel Piyasalar, Fed, ABD Açılımı, Trump’ın Tarife Tehditleri ve IMF-Dünya Bankası
Küresel piyasalar, geçtiğimiz haftayı oldukça hareketli geçirirken, gözler ABD’deki bütçe görüşmelerine, Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarına, ABD hükümetinin yeniden açılma sürecine ve Donald Trump’ın Çin’e yönelik tarife tehditlerine çevrildi. Ayrıca Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları da yakından takip edilecek. Piyasalar, bu gelişmelerin ekonomik yansımalarını ve gelecekteki olası etkilerini değerlendirmeye çalışıyor.
ABD’de Bütçe Çıkmazı Devam Ediyor
ABD Senatosu’nda bütçe görüşmelerindeki çıkmaz sürüyor. Senato’da yapılan yedinci oylamada da hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların geçici bütçe tasarıları yeterli oy sayısına ulaşamadı. Bu durum, hükümetin kapalı kalmaya devam etmesine neden oluyor. Ancak, ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), Eylül ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) 24 Ekim’de açıklanabilmesi için çalışanlarını işe geri çağırdı. Bu, hükümetin kapalı olmasına rağmen bazı kritik verilerin açıklanmaya devam edeceğine işaret ediyor.
BLS’den yapılan açıklamada, Eylül ayına ilişkin TÜFE’nin 24 Ekim’de açıklanacağı belirtildi. Hükümetin kapalı kalmaya devam etmesi, özellikle istihdam verileri gibi Fed’in faiz indirim sürecine yönelik fiyatlamaları değiştirebilecek verilerin açıklanmasını geciktiriyor. İstihdam piyasasında yavaşlamanın arttığına yönelik öngörüler ise Fed’in faiz indirim beklentilerinin güçlü kalmasında etkili oluyor.
Fed’den Yeni Gevşeme Sinyali mi?
Para piyasalarında, Fed’in Ekim ve Aralık aylarındaki toplantılarında 25’er baz puanlık faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu, toplamda 50 baz puanlık bir gevşeme anlamına geliyor. Piyasaların bu beklentisi, Fed’in son toplantısına ilişkin tutanaklarla da destekleniyor. Tutanaklara göre, neredeyse tüm yetkililer, Eylül ayı toplantısında politika faizinin 25 baz puan düşürülmesini destekledi. Yetkililerin çoğu, yılın geri kalanında politikayı daha da gevşetmenin uygun olacağını değerlendirdi.
Trump’tan Çin’e Yüzde 100 Ek Vergi Tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Kasım itibarıyla Çin’e şu anda ödediği vergiye ek olarak yüzde 100 gümrük vergisi getireceklerini ve tüm kritik yazılımlara ihracat kontrolü uygulayacaklarını duyurdu. Bu açıklama, ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimini tırmandırarak küresel piyasalarda endişe yaratmış durumda. Trump’ın bu hamlesi, Çin’in nadir toprak elementleri ve üretim teknolojilerinin ihracatına yeni kısıtlamalar getirmesi üzerine geldi.
Trump, Çin’in ülkelere mektuplar göndererek nadir toprak elementleriyle ilgili üretimin her aşamasına ihracat kısıtlamaları getirmeyi planladığını iddia etti. Trump, “Çin’in bu benzeri görülmemiş tutumu göz önüne alındığında, 1 Kasım’dan itibaren (veya Çin’in alacağı diğer önlemler veya değişikliklere bağlı olarak daha erken bir tarihten itibaren), ABD, Çin’e şu anda ödediği tarife üzerine yüzde 100 oranında gümrük vergisi uygulayacak. Ayrıca, 1 Kasım’da tüm kritik yazılımlara ihracat kontrolü uygulayacağız” ifadelerini kullandı.
Borsalar ve Emtia Piyasalarında Son Durum
Bu gelişmelerle New York borsasında geçen hafta satıcılı bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 2,43, Nasdaq endeksi yüzde 2,53 ve Dow Jones endeksi yüzde 2,73 düştü. ABD tahvil piyasalarında ise alıcılı seyir hakim oldu ve ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 6 baz puan düşüşle 4,06 seviyesinde tamamladı. Dolar endeksi ise geçen haftayı yüzde 1,3 yükselişle 99,0 seviyesinden kapattı.
Emtia piyasasında altının ons fiyatı, haftalık bazda yükselişini 8. haftaya taşıdı. Çarşamba günü 4 bin 59,29 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini yenileyen ons altın, bu seviyelerden gelen kar satışlarına karşın haftayı yüzde 3,4 artışla 4 bin 19 dolardan tamamladı. Gümüşün ons fiyatı da haftalık bazdaki yükseliş serisini 8. haftaya taşırken, bu hafta yüzde 4,4 artışla 50,09 dolar seviyesinden kapandı.
Brent petrolün varili haftalık bazda yüzde 3,4 değer kaybıyla 62,1 dolarda haftayı tamamladı.
Avrupa ve Asya Borsalarında Gelişmeler
Avrupa borsaları geçen hafta satış ağırlıklı seyrederken, yeni haftada Almanya ve Avro Bölgesi’nde tüketici enflasyonun yanı Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması takip edilecek. Geçen hafta bölgede Fransa’da devam eden siyasi belirsizliklere yönelik haber akışı piyasaların yönü üzerinde etkili oldu. Öte yandan, geçen hafta açıklanan ECB’nin 10-11 Eylül tarihli toplantı tutanakları Yönetim Konseyi üyelerinin daha fazla faiz indirimi için acele edilmemesi gerektiğini değerlendirdiklerini ortaya koydu.
Asya borsalarında geçen hafta Hong Kong hariç pozitif bir seyir izlenirken, gözler gelecek hafta Çin’in nadir toprak elementlerinin satışına ilişkin kararıyla tekrar başlayan ABD ve Çin arasındaki tarife gerilimine çevrildi. Analistler, Çin’in bu karara karşı olası bir misilleme tarife kararının ABD tarafından gelecek daha büyük bir ekonomik tepkiye yol açabileceğini belirterek, yeni haftada Çin piyasalarında risk algısının yüksek seyretmesinin beklendiğini söyledi.
Yurt İçinde Beklentiler
Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken BIST 100 endeksi yüzde 1,27 azalışla 10.720,36 puandan kapandı. Gelecek hafta yurt içinde gözler ağustos ayına ilişkin ödemeler dengesi verisine çevrildi. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının ağustos ayında 5 milyar 472 milyon dolar fazla verdiğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler açığının 2025 yılında ise 21 milyar 125 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini tahmin etti. Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 41,8480’ten tamamladı.
Gelecek Hafta Takip Edilecek Veriler ve Olaylar
Önümüzdeki hafta piyasalar, ABD’de Fed Başkanı Powell’ın konuşması, Fed’in Bej Kitap raporu ve Philadelphia Fed imalat endeksi gibi önemli verileri yakından takip edecek. Ayrıca Avrupa’da enflasyon verileri ve ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması da piyasaların odağında olacak. Asya’da ise Çin’in dış ticaret dengesi, Japonya’da sanayi üretimi ve Çin’de enflasyon verileri takip edilecek. Yurt içinde ise ödemeler dengesi, bütçe dengesi, konut fiyat endeksi ve TCMB’nin piyasa katılımcıları anketi verileri izlenecek.
Sonuç olarak, küresel piyasalar belirsizliklerle dolu bir döneme giriyor. ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimi, Fed’in faiz politikası ve hükümetlerin ekonomik adımları, piyasaların yönünü belirleyecek önemli faktörler olacak. Yatırımcıların bu süreçte dikkatli olması ve gelişmeleri yakından takip etmesi gerekiyor.