New York Borsası Karışık Seyirle Kapandı: Teknoloji Hisseleri Toparlandı
New York borsası, haftanın son işlem gününü karışık bir seyirle tamamladı. Değerlemelere dair süregelen endişelerin tetiklediği satış baskısı, özellikle teknoloji hisselerinde etkili oldu. Ancak gün içinde bazı teknoloji devlerinde görülen toparlanma, genel piyasa görünümünü dengeledi.
Endekslerdeki Son Durum
Kapanış itibarıyla Dow Jones endeksi yüzde 0,65 oranında değer kaybederek 47.147,48 puana geriledi. Bu düşüş, endüstriyel ağırlıklı Dow Jones’un piyasadaki genel tedirginlikten etkilendiğini gösteriyor. S&P 500 endeksi ise yüzde 0,05’lik hafif bir azalışla 6.734,11 puana indi. Bu durum, piyasanın genelinde bir belirsizlik havasının hakim olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşılık, Nasdaq endeksi yüzde 0,13’lük bir artışla 22.900,59 puana yükseldi. Nasdaq’ın bu performansı, teknoloji hisselerindeki toparlanmanın etkisiyle gerçekleşti.
Teknoloji Hisselerinde Toparlanma Çabası
Güne düşüşle başlayan bazı teknoloji hisseleri, gün içinde toparlanma gösterdi. Özellikle Nvidia hisseleri yüzde 1,8 oranında yükselirken, Microsoft hisselerindeki artış yüzde 1,4 olarak kaydedildi. Broadcom hisseleri yüzde 0,7 ve Tesla hisseleri de yüzde 0,6 oranında değer kazandı. Bu artışlar, teknoloji sektörünün potansiyeline olan inancın hala devam ettiğini gösteriyor.
Ancak tüm teknoloji şirketleri aynı performansı gösteremedi. Amazon ve Alphabet hisseleri yaklaşık yüzde 1 civarında gerilerken, Apple ve Meta hisselerinde de hafif değer kayıpları yaşandı. Bu durum, teknoloji sektöründeki rekabetin ve yatırımcıların farklı şirketlere yönelik beklentilerinin çeşitliliğini yansıtıyor.
Walmart’ta CEO Değişikliği ve Hisse Performansı
Öte yandan, ABD’li perakende devi Walmart’ın hisseleri yatay bir seyir izledi. Bu durum, şirketin üst yöneticisi Doug McMillon’un ocak ayında emekli olacağını açıklamasının ardından piyasanın temkinli bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor. CEO değişikliği genellikle şirketlerin stratejilerinde ve performanslarında önemli değişikliklere yol açabileceği için yatırımcılar gelişmeleri yakından takip ediyor.
FED Belirsizliği ve Piyasa Beklentileri
Analistler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) belirsizlik ortamında “bekle-gör” pozisyonuna geçebileceğine yönelik beklentilerin arttığını belirtiyor. Bu durum, yatırımcıların federal hükümetin yeniden açılması konusundaki heyecanını gölgede bırakıyor. ABD’de enflasyon ve istihdam piyasasına yönelik risklerin sürdüğüne işaret eden analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in gelecek ay politika faizini 25 baz puan düşürme olasılığının gerilediğini kaydediyor. Hükümetin kapalı kalmasıyla aksayan verilerin ne zaman açıklanacağı yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
ABD Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer, ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin tam olarak toplanamaması dolayısıyla TÜFE verilerini açıklayabileceklerinden emin olmadığını belirtti. Ayrıca, ABD Çalışma İstatistikleri bürosu, eylül ayı istihdam raporunun 20 Kasım’da yayımlanacağını bildirdi. Bu gecikmeler, piyasaların gelecekteki ekonomik trendleri doğru bir şekilde değerlendirmesini zorlaştırıyor.
FED Yetkililerinin Farklı Görüşleri
Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönünü etkiliyor. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, ek faiz indirimlerine karşı olduğunu yineledi. Son para politikası toplantısında faiz indirimi aleyhinde oy kullanan Schmid, enflasyonun çok yüksek olduğu ve ek gevşemenin soğuyan iş gücü piyasasına yardımcı olmayacağı yönündeki görüşünün değişmediğini kaydetti. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan da aralık ayı toplantısında bir başka faiz indirimi kararını desteklemenin zor olacağını ifade etti. Buna karşılık, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran ise verilerin faiz indirimi yapılmasını desteklediğini savundu. Bu farklı görüşler, Fed’in gelecekteki para politikası kararları konusunda belirsizliği artırıyor.
ABD ve İsviçre Arasında Ticari Gelişmeler
Ticaret cephesinde de önemli gelişmeler yaşandı. ABD’nin İsviçre’ye uyguladığı gümrük vergilerinin yüzde 39’dan yüzde 15’e düşürüleceği bildirildi. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, İsviçre ile temelde bir ticaret anlaşmasına vardıklarını belirterek, “İsviçre, ilaç, altın eritme ve demir yolu ekipmanları gibi birçok üretimini ABD’ye taşıyacak” diye konuştu. Greer ayrıca, ülkede yetiştirilmeyen gıda ve tarım ürünlerine yönelik tarife muafiyetleri açıklanacağını söyledi. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine ve ABD ekonomisine olumlu katkılar sağlamasına yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sonuç
New York borsasının karışık seyri, küresel ekonomik belirsizliklerin ve Fed’in gelecekteki para politikalarına dair soru işaretlerinin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Teknoloji hisselerindeki toparlanma umut verse de, enflasyon endişeleri ve istihdam piyasasının durumu yakından takip edilmeye devam edecek. ABD ile İsviçre arasındaki ticaret anlaşması gibi olumlu gelişmeler ise piyasalara bir nebze olsun moral veriyor.