QNB Türkiye: Enflasyon Zorlu Mücadele, Faiz İndirimleri Sektöre Tam Yansımıyor
QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, Türkiye ve dünya ekonomisine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. EKONOMİ Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Tan, küresel büyüme beklentilerindeki düşüşten enflasyonla mücadeleye, faiz politikalarından sorunlu kredilere kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Küresel Ekonomide Yavaşlama Beklentisi
Ekim ayında gerçekleşen IMF-Dünya Bankası toplantılarına katılan Ömür Tan, IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na dikkat çekerek, küresel büyüme oranlarının önümüzdeki dönemde düşüş göstereceği öngörüsünde bulundu. Tan, dünya ekonomisinin 2024’te yüzde 3,3 büyüdüğünü, 2025’te yüzde 3,2 ve 2026’da ise yüzde 3,1 büyüme beklendiğini belirtti. Büyümedeki bu yavaşlamanın nedenleri arasında jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve küresel enflasyondaki dalgalanmaların etkili olduğunu vurguladı.
Enflasyon ve Merkez Bankası Politikaları
Ömür Tan, küresel enflasyonun 2023-2024 döneminde düşüş eğilimi göstermesine rağmen, yeniden yükselişe geçtiğine dikkat çekerek, merkez bankalarının bu konuda hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye Ekonomisinde Enflasyonla Mücadele Önceliği
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tan, en büyük önceliğin enflasyonla mücadele olduğunu vurguladı. TCMB ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu konuda sağlam adımlar attığını belirten Tan, iç ve dış gelişmelerden kaynaklanan gecikmeler yaşanabileceğini ancak genel işleyişin olumlu olduğunu dile getirdi. Yıl sonu enflasyon tahminlerini daha önce yüzde 29,5 olarak belirlediklerini ancak bu rakamı yüzde 32 seviyesine revize ettiklerini açıkladı.
Faiz İndirimlerinin Sektöre Etkisi
Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsüne değinen Tan, indirimlerin temposunun düşmesini normal karşıladıklarını ifade etti. Ancak enflasyonu yüksek seviyelerden düşürmenin, daha düşük seviyelerden düşürmeye göre daha zor olduğunu ve enflasyonun yapışkanlığının aşikar olduğunu belirtti. Reel faizin pozitif kalmaya devam edeceğini ancak zamanla aşağı doğru geleceğini öngören Tan, 2026 yılının sonuna doğru reel faiz ile enflasyon arasındaki farkın kapanacağını tahmin etti. Buna rağmen Türkiye’nin reel faiz vermeye devam edeceğini vurguladı.
Sorunlu Krediler ve Bankacılık Sektörü
QNB Türkiye Genel Müdürü, sorunlu kredilere ilişkin beklentilerini de paylaştı. 2024 yılı son çeyreğinde bireysel kredi ve kredi kartlarında NPL oranlarında artış yaşandığını ve bu durumun devam ettiğini belirtti. Türkiye bankacılık sektörünün bu tür inişli çıkışlı dönemleri iyi yönettiğini düşünen Tan, bireysel kredi ve kredi kartlarındaki NPL oranlarının şu an için ortalamalarda seyrettiğini ifade etti.
Faiz İndirimlerinin Sektöre Yansıması
Tan, faiz indirimlerinin bankacılık sektörüne tam olarak yansımadığını, kredi üst limitlerinin sektörü zorladığını ve kredi büyüme hedef üst limitlerinin 2026 yılının ilk 6 ayı içerisinde kaldırılacağını düşünmediğini belirtti. Ayrıca, uygulanan bazı regülasyonlar nedeniyle mevduat faiz oranlarında aynı oranda düşüş yaşanmadığını ve bu durumun net faiz marjlarını sıkıştırdığını dile getirdi. 2025 yılının ortasında net faiz marjlarının sıfıra yakın, hatta bazı bankalarda negatif seviyelere düştüğünü, ancak şu anda pozitife doğru bir gidişat olduğunu ancak bu sürecin beklenenden daha yavaş ilerlediğini ve marjların hala dar olduğunu vurguladı.
Gelecek Beklentileri ve Projeksiyonlar
Özetle, QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan’ın değerlendirmeleri, küresel ekonomideki yavaşlama beklentileri, Türkiye’deki enflasyonla mücadele zorlukları, faiz politikalarının sektöre etkileri ve sorunlu krediler gibi önemli konulara ışık tutuyor. Tan’ın projeksiyonları, 2026 yılına kadar reel faizlerin enflasyonla arasındaki farkın kapanacağı, ancak Türkiye’nin reel faiz vermeye devam edeceği yönünde. Bankacılık sektörünün ise faiz indirimlerinin tam olarak yansımaması ve regülasyonların etkisiyle net faiz marjlarında bir süre daha sıkışıklık yaşayabileceği öngörülüyor.