Rekor İç Borçlanma Dış Borç Ödemesinde Kullanılıyor: Hazine’nin Yeni Stratejisi
Hazine ve Maliye Bakanlığı, artan dış borç ödemelerini karşılamak için rekor seviyede iç borçlanmaya yöneliyor. Yılın ilk yedi ayında yapılan yaklaşık 13 milyar dolarlık dış borç geri ödemesine karşılık, Hazine’nin sadece 8.75 milyar dolarlık dış borçlanma yapması, bu stratejinin en belirgin göstergesi olarak öne çıkıyor. Aradaki fark ise, rekor seviyedeki iç borçlanma gelirleriyle kapatılıyor.
Bu durum, Hazine’nin borç yönetiminde önemli bir strateji değişikliğine gittiğini gösteriyor. Uzmanlar, Temmuz ayında iç borç çevirme oranının yüzde 157’ye yükseldiğini ve artan bütçe açığının iç borçlanma ihtiyacını daha da artıracağını belirtiyor. Bu durum, ekonomik dengeler ve piyasalar üzerinde çeşitli etkiler yaratıyor.
Ağustos Ayında Rekor Borçlanma Hedefi
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Ağustos-Ekim dönemine yönelik finansman programı, bu stratejinin boyutlarını daha net ortaya koyuyor. Ağustos ayında 339 milyar TL iç borç ve 24 milyar TL karşılığı dış borç geri ödemesi yapılması planlanırken, buna karşılık toplam 8 ihale ile 441 milyar TL‘lik iç borçlanma hedefleniyor. Bu da Ağustos ayında öngörülen borç çevirme oranının yaklaşık yüzde 130 seviyesinde gerçekleşeceği anlamına geliyor.
Ağustos-Ekim döneminde ise toplamda 368 milyar TL‘si ana para, 491 milyar TL‘si faiz olmak üzere 859 milyar TL‘lik iç borç geri ödemesi yapılacak. Aynı dönemde Hazine’nin dış borç geri ödemelerinin TL karşılığının ise yaklaşık 168 milyar TL olması bekleniyor. Bu büyük miktardaki geri ödeme yükümlülüğü, Hazine’yi iç borçlanmaya daha fazla yöneltiyor.
Rekor Seviyede İç Borçlanma Planı
Hazine, Ağustos-Ekim döneminde rekor seviyede olan 1 trilyon 123 milyar TL iç borçlanma planlıyor. Bu durum, uzmanların hesaplamalarına göre yüzde 130 iç borç çevirme rasyosuna ulaşılmasını sağlayacak. Bu dönemde, Hazine’nin yeni tahvil ihraçlarının yani net iç borçlanma tutarının ise 757 milyar lira olması öngörülüyor.
Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Burak Pırlanta’nın hesaplamalarına göre, yılın ilk 7 aylık döneminde Hazine yaklaşık 1.48 trilyon TL‘lik iç borç geri ödemesine karşılık 2 trilyon TL üzerinde iç borçlanma gerçekleştirdi ve bu planlanan iç borçlanmanın 150 milyar lira üzerinde oluştu. Ocak-Haziran döneminde ortalama yüzde 130 seviyesinde gerçekleşen iç borç çevirme oranı, Temmuz ayında iç borç servisinin üzerinde gerçekleşen borçlanma yani yüzde 157 oranında iç borç çevirme oranı sayesinde yükselerek, Ocak-Temmuz dönemi itibarıyla yüzde 135‘in üzerine çıktı.
Pırlanta, nakit bütçe açığının Haziran ayı itibarıyla Mayıs’taki görece toparlanmadan sonra tekrar yükselmesinin Hazine’nin iç borçlanma ihtiyacını artıran önemli bir unsur olarak öne çıktığını belirterek, “Şöyle ki, Ocak-Haziran döneminde nakit bütçe açığı 1.28 trilyon TL, nakit bazlı faiz dışı bütçe açığı ise 256 milyar TL seviyelerinde seyretmektedir” dedi.
İç Borçlanmanın Dış Borç Ödemelerine Etkisi
Hazine, bu yılın ilk 7 ayında yaklaşık 13 milyar dolarlık dış borç geri ödemesine karşılık sadece 4.5 milyar dolarlık Eurobond, 1.50 milyar Euroluk Eurobond ve 2.5 milyar dolarlık kira sertifikası ihracında bulundu. Bu durum, iç borçlanmanın bir kısmının dış borç geri ödemelerine kaydırıldığını gösteriyor.
Pırlanta’nın raporunda Hazine’nin Mayıs 2026 sonuna kadar açıkladığı borç geri ödeme projeksiyonlarına göre Temmuz 2025 ile Haziran 2026 arasında 3.3 trilyon TL’ye yakın iç borç geri ödemesi göründüğü belirtilirken kısa vadeli tahvil ihraçları dikkate alındığında bu tutarın da aşılacağının söylenebileceği yer aldı. Rapora göre bu dönemde öngörülen dış borç geri ödemesi ise 21 milyar dolara ulaşacak ve yine bu da iç borçlanmanın bir bölümünün dış borç geri ödemelerine aktarılmasının gerekeceğine işaret ediyor. Bu dönemde öngördükleri nakit bazlı faiz-dışı açık da dikkate alındığında, Haziran 2026 sonuna kadar olan dönemde Hazine’nin iç borçlanma ihtiyacının 4 trilyon TL’ye yaklaşabileceğini hatta aşabileceğini düşündükleri belirtilen raporda bunun da aylık ortalama 350-360 milyar TL’lik bir miktara tekabül ettiği kaydedildi. Buna göre, iç borç çevirme rasyosu da yüzde 130’un üzerinde gerçekleşebilir.
Borç Stokunun Vade Yapısı
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre borç stokunun vadeye kalan ortalama süresi de son yıllarda geriledi. Haziran 2025 itibariyle iç borç stokunun vadeye kalan ortalama süresi 3 yıl olurken dış borç stokunda bu rakam 6.5 yıl oldu ve toplam stokta ise 4.4 yıl olarak belirlendi. İki yıl önce iç borç stokunun vadeye kalan ortalama süresi 3.8 yıl, dış borçta ise 2017 yılında 9.9 yıla kadar uzamıştı. Bu durum, borç yönetiminde daha kısa vadeli stratejilere yönelindiğini gösteriyor.
Türkiye Varlık Fonu’nun Finansmanı
Türkiye Varlık Fonu (TVF), 600 milyon dolarlık uzun vadeli murabaha finansmanına imza attı. Kuveyt’in İslami bankası Kuwait Finance House (KFH) grubu bankalarının oluşturduğu konsorsiyum ile TVF arasında 600 milyon dolarlık, 5 yıl vadeli murabaha finansmanı anlaşması imzalandı. Yapılan açıklamada “Vadesi ve tutarı bakımından Türkiye’deki kuruluşlara örnek teşkil eden ve teminat veya garanti içermeyen bu finansman anlaşması, uygun maliyetli ve piyasa şartlarıyla uyumlu koşullarda temin edildi. Anlaşmayla Türkiye Varlık Fonu’nun İslami finansman piyasalarından sağladığı toplam kaynak tutarı 1.8 milyar doları aştı” denildi.
Sonuç olarak, Hazine’nin rekor iç borçlanma stratejisi, dış borç ödemelerini karşılama ihtiyacından kaynaklanıyor. Bu durum, ekonomik dengeler, bütçe açığı ve borç yönetimi stratejileri üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Uzmanlar, bu stratejinin sürdürülebilirliği ve uzun vadeli etkileri konusunda çeşitli değerlendirmeler yapıyor.