Siyasetin Etkisiyle Ekonomi Zorlanıyor: Zirveden Kritik Uyarılar
Türkiye’nin önde gelen iş dünyası liderleri ve akademisyenleri, EKONOMİ Gazetesi’nin ev sahipliğinde ve PwC iş birliğiyle Sabancı Holding’in ana sponsorluğunda düzenlenen 4. Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde bir araya geldi. 9-11 Ekim tarihlerinde Elite World Grand Sapanca’da gerçekleştirilen zirvenin ana teması, “Yarının Belirsizliğinde Bugünü Kazanmak” olarak belirlendi.
Zirvede öne çıkan panellerden biri de EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünü yaptığı “Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde Konjonktürel Sohbetler” oldu. Panelde ekonomist Ali Ağaoğlu, EKONOMİ Gazetesi köşe yazarı Mete Belovacıklı ve iş insanı, yazar Hilmi Güvenal Türkiye ekonomisinin ve siyasetinin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundular.
Siyasetteki Olası Gelişmeler ve Erken Seçim İhtimali
EKONOMİ Gazetesi Köşe Yazarı Mete Belovacıklı, Türkiye siyasetinde olası ayrışmalara dikkat çekerek, 2027’de erken seçim ihtimalini gündeme getirdi. Belovacıklı, 24 Ekim’de CHP Kurultayı davasında mutlak butlan kararı çıkması halinde, parti içindeki çatışmaların iki ayrı partiye dönüşebileceğini ve bunun cumhurbaşkanlığı seçimlerini etkileyebileceğini ifade etti. Ayrıca, Kürt siyasi hareketinde de benzer bir ayrışmanın yaşanabileceği uyarısında bulundu ve Selahattin Demirtaş ile ilgili tartışmaların seyrinin bu konuda belirleyici olacağını vurguladı.
Belovacıklı, seçim kanununun değiştirilmesi ve yeni anayasa gibi konuların da gündemde olduğunu ancak Türkiye’nin ekonomik ve siyasi tansiyonunun bu tartışmaları uzun süre taşıyamayacağını belirtti. Anayasa referandumunun zor göründüğünü, bu nedenle değişikliklerin Meclis’te halledilmeye çalışılacağını öngördü.
Savunma Sanayi, Yeni Otomotiv Sektörü mü Olacak?
İş İnsanı ve Yazar Hilmi Güvenal, yönetim kurullarında savunma sanayinin öne çıktığını ve bu sektörün yeni otomotiv sanayi olabileceğini dile getirdi. Aselsan’ın borsadaki yükselişi ve vergi rekortmenleri arasında Selçuk ve Haluk Bayraktar’ın yer alması, bu sektörün dikkat çekici yükselişinin somut örnekleri olarak gösterildi. Güvenal, herkesin savunma sanayine girmek istediğini ve bu alana yatırım yapmanın gelecekte büyük fırsatlar sunacağını vurguladı.
Güvenal, şirketlerde yeteneğe erişimin en önemli gündem maddesi olduğunu, şirketlerin yurtdışından part-time ve home office çalışanlar istihdam ettiğini belirtti. Ayrıca, nakit yaratamamanın da şirketler için büyük bir sorun olduğunu ifade etti. Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarının arayış içinde olduğunu ve bunun etkisiyle CEO sirkülasyonunun yaşandığını, diğer şirketlerin de kan değişimi zamanının gelip gelmediğini düşündüğünü söyledi. Bu durumun CEO piyasasında bir açılma yaratabileceğini öngördü.
Aile şirketlerinin de evrim geçirdiğini belirten Güvenal, nüfus artmasa da hane sayısının arttığını, 26 milyon hanenin 5,5 milyonunda bir kişinin yaşadığını ve bunun tüketimi artırdığını ifade etti. Bu durumun birçok ürün grubuna olan talebi canlı tuttuğunu vurguladı.
Altın Fiyatlarında Düzeltme Beklentisi ve Faiz Politikası
Ekonomist Ali Ağaoğlu, altın fiyatlarındaki hızlı yükselişe dikkat çekerek, 36 gün içerisinde 3.300 dolardan 4.000 doların üstüne çıkan altın ons fiyatında bir düzeltme beklediğini söyledi. Ağaoğlu, altın fiyatlarını yükselten temel nedenin jeopolitik riskler veya Fed değil, ABD dolarına olan güvensizlik olduğunu belirtti. Sistemik risklere karşı korunmak isteyen yatırımcıların altına yöneldiğini ifade etti.
Ağaoğlu, altın fiyatlarında geri çekilmeler ve düzeltmeler olacağını, şu an 3. dalganın içinde bulunulduğunu ve 4. dalganın geleceğini öngördü. Bir süre sonra altında yeni rekorlar beklendiğini, ancak şu an durup dinlenme bölgesi olduğunu ifade etti. Bu seviyeden altın almanın riskli olduğunu, ancak satmayı düşünebileceğini belirtti.
Faiz konusunda ise Ağaoğlu, 23 Ekim’deki toplantıda Merkez Bankası’nın 150 baz puan indirime gideceğini düşündüğünü söyledi. Hane halkının cebine giren paranın azaldığını, servet etkisinden dolayı kafeler ve restoranlar dolsa da net faiz kazancının enflasyonun üzerine çıkmayabileceğini ifade etti. Bu durumun tüketimi körüklediğini ve enflasyondaki düşüş yavaşlayınca baz etkisinin ortadan kalkacağını belirtti. Ağaoğlu, Merkez Bankası’na acil olarak Maliye’den yardım gerektiğini, aksi halde önümüzdeki yılın da bu yıl kadar zor olacağını vurguladı.
Siyasetin Etkisinde Ekonomi ve Sanayisizleşme Riski
Gazeteci Hakan Güldağ, enflasyonla mücadelede işlerin daha da zorlaşacağını, kontrollü kur rejimi ve yüksek faizin devam edeceğini, kredilerin genişlemesine izin verilmeyeceğini belirtti. Bu ortamın enflasyonu düşürmek için gerekli görüldüğünü ifade etti.
Ancak Güldağ, enflasyonla mücadelenin bu kadar uzamasının Türkiye’nin en önemli kası olan üretimde ciddi sıkıntılara neden olduğunu vurguladı. Dünya yeni bir sanayileşme hamlesine hazırlanırken Türkiye’nin bu sürece ters ayakta yakalandığını, siyasetin direksiyona geçmesinden bu yana ekonomiye odaklanılamadığını belirtti. Önümüzdeki yıl, siyasetin ekonomi üzerinde daha da etkili olacağını ve bu durumun sanayisizleşme yönündeki süreci şiddetlendireceğini öngördü.
Zirve, liderlerin yarın için bugün anlam yaratmasının önemini vurgulayarak sona erdi. Panelistler, Türkiye ekonomisinin ve siyasetinin geleceğine dair önemli tespitlerde bulunurken, belirsizliklerle dolu bu dönemde liderliğin ve stratejik kararların önemine dikkat çektiler.