Tasarruf Eğilimleri 2025: Altın Cazibesini Koruyor, Gençler Borsaya Yöneliyor
ING Türkiye’nin yayımladığı 2025 yılı ikinci çeyreğine ait Tasarruf Eğilimleri Araştırması, Türkiye’deki bireylerin tasarruf alışkanlıklarına dair önemli içgörüler sunuyor. Araştırma sonuçları, tasarruf sahipliği oranının yüzde 54 seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor. Bu oran, son dört çeyrektir benzer seviyelerde seyrederek, Türkiye’de her iki kişiden birinin tasarruf sahibi olduğunu teyit ediyor.
Gençlerin Tasarruf Bilinci Artıyor
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, gençlerin tasarruf eğilimlerindeki değişim. 18-24 yaş grubunda tasarruf sahipliği oranında iki çeyrektir devam eden düşüşün son bulduğu ve bu oranın önceki çeyreğe göre 5 puan artarak yüzde 37’ye yükseldiği gözlemleniyor. Bu artış, gençlerin ekonomik gelecekle ilgili endişelerinin arttığı ve birikim yapma bilincinin yükseldiği şeklinde yorumlanabilir.
Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde ise yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 25 olarak belirlenmiş. Özellikle tasarrufu olmayan 18-24 yaş grubunda, yakın gelecekte tasarruf yapmayı planlayanların oranının yüzde 38’e ulaşması ve bu oranın genel ortalamanın 13 puan üzerinde olması dikkat çekici. Bu durum, gençlerin finansal planlama konusunda daha istekli olduklarını ve geleceğe yönelik kaygılarını azaltmak için tasarrufa yönelme eğiliminde olduklarını gösteriyor. Önceki çeyreğe göre 4 puanlık artış da bu durumu destekliyor.
Düzenli Tasarruf Alışkanlığı ve Gelecek Beklentileri
Araştırma, düzenli tasarruf yapanların oranının yüzde 84 gibi yüksek bir seviyede olduğunu ortaya koyuyor. Bu grubun yüzde 31’i gelirinin yüzde 10’undan azını, yüzde 42’si ise gelirinin yüzde 10-20’sini birikime ayırabiliyor. Tasarruf yapma gerekçeleri arasında ise yüzde 37 ile “geleceğe yatırım” ve yüzde 25 ile “beklenmedik durumlara karşı güvence” ilk sıralarda yer alıyor. Bu veriler, bireylerin tasarrufu sadece kısa vadeli ihtiyaçlar için değil, aynı zamanda uzun vadeli hedeflerine ulaşmak ve olası risklere karşı korunmak için bir araç olarak gördüğünü gösteriyor.
Aynı hanede başka bir bireyin de tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı ise yüzde 19’la son üç çeyrektir istikrarlı seyrini sürdürüyor. Bu durum, aile içinde tasarruf bilincinin yaygınlaşması ve finansal konularda ortak kararlar alınmasının önemini vurguluyor.
Altın Hala Gözde, Borsaya İlgi Artıyor
Tasarruf araçları tercihleri incelendiğinde ise yastık altı altın yüzde 35’le ilk sırada yer alırken, yastık altı lira/döviz nakit yüzde 28’le ikinci sırada bulunuyor. Bu geleneksel tasarruf yöntemlerini, yüzde 21’le lira vadeli hesap, yüzde 19’la hisse senedi/borsa ve yüzde 18 oranıyla altın veya değerli taş/metal hesapları takip ediyor. Altının hala en popüler yatırım aracı olması, Türk yatırımcısının güvenli liman arayışının devam ettiğini gösteriyor.
Cinsiyetlere Göre Yatırım Tercihleri Farklılaşıyor
Araştırma sonuçlarına göre, erkekler lira vadeli hesap, hisse senedi ve fonları kadınlara kıyasla daha fazla tercih ederken, kadınlar daha çok yastık altı ve altın hesabına yöneliyor. Bu durum, cinsiyetler arasındaki risk algısı ve yatırım tercihlerindeki farklılıklardan kaynaklanabilir. Kadınların daha muhafazakar bir yaklaşım sergileyerek, daha güvenli olarak algıladıkları yatırım araçlarına yöneldiği görülüyor.
18-24 yaş grubu olan gençlerde ise hisse senetleri ve borsanın yüzde 28’le ortalamaya göre 9 puan daha yukarıda olduğu gözlemlenirken, altın veya değerli taş/metal hesaplarını tercih etme oranı yüzde 29 olarak belirlenmiş. Gençlerin yastık altı tercihlerinin ise genel ortalamaya göre daha düşük olduğu tespit edilmiş. Bu durum, gençlerin daha risk alarak yüksek getiri potansiyeli olan yatırım araçlarına yönelme eğiliminde olduklarını ve geleneksel yöntemlerden uzaklaşmaya başladıklarını gösteriyor.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
ING Türkiye’nin 2025 yılı ikinci çeyreğine ait Tasarruf Eğilimleri Araştırması, Türkiye’deki tasarruf alışkanlıklarının değişimini ve gençlerin tasarruf bilincinin arttığını ortaya koyuyor. Altın hala en popüler yatırım aracı olsa da, özellikle gençlerin borsaya olan ilgisinin artması dikkat çekici. Bu durum, finansal okuryazarlık seviyesinin yükselmesi ve yatırımcıların daha bilinçli kararlar alması açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Gelecek dönemlerde, faiz oranları, enflasyon beklentileri ve küresel ekonomik gelişmeler gibi faktörlerin tasarruf eğilimleri üzerinde etkili olmaya devam etmesi bekleniyor. Özellikle gençlerin yatırım tercihlerindeki değişimlerin yakından takip edilmesi, finans sektörünün bu değişime uygun ürün ve hizmetler geliştirmesi açısından önem taşıyor.