TCMB Yeni Enflasyon Stratejisi: Ara Hedeflerle Şeffaflık Artıyor

TCMB Yeni Enflasyon Stratejisi: Ara Hedeflerle Şeffaflık Artıyor
Tepki Ver

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), enflasyonla mücadelede yeni bir döneme giriyor. Eleştirilere yanıt olarak geliştirilen bu yeni strateji kapsamında, TCMB bundan sonra enflasyon tahminlerinin yanı sıra “ara hedefler” de açıklayacak. Bu uygulama, fiyat istikrarını sağlama yolunda atılan adımların ve yapılan mücadelenin daha şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını amaçlıyor.

TCMB’den Yeni Yaklaşım: Ara Hedefler Neyi Amaçlıyor?

Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi’ndeki Enflasyon Raporu tanıtım toplantısında yaptığı açıklamada, sıkı para politikalarının sonuçlarının kademeli olarak alınmaya devam edildiğini vurguladı. Enflasyon hedeflerindeki sık değişiklikler nedeniyle oluşan eleştirileri dikkate alan TCMB, bu yeni “ara hedef” formülüyle daha tutarlı ve öngörülebilir bir iletişim stratejisi izleyecek.

Yeni yaklaşımın temelinde, tek bir hedef ve veri akışına bağlı olarak revize edilecek “enflasyon tahminleri” ile rapor dönemleri arasında olağanüstü gelişmeler olmadığı sürece değiştirilmeyecek “ara hedefler” yer alıyor. Bu sayede, hem piyasaların beklentileri daha iyi yönetilecek hem de para politikalarının etkinliği artırılacak.

2025 ve 2026 Enflasyon Hedefleri ve Ara Hedefler

Başkan Karahan, 2025 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 24 olarak korurken, bu değeri aynı zamanda 2025 yılı ara hedefi olarak da belirlediklerini açıkladı. 2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 25 ile yüzde 29 aralığında olacağı tahmin edilirken, 2026 sonu için bu oran yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerileyecek. Bu raporda bir ilk olarak, enflasyon ara hedefleri de paylaşıldı. 2026 ve 2027 yılları için enflasyon ara hedefleri sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirlendi. TCMB, enflasyonun 2027 yılında yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyor.

Karahan, önceki raporda 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 12 olarak paylaştıklarını hatırlatarak, yeni yaklaşım çerçevesinde 2026 yılı enflasyon ara hedefinin yüzde 16 olarak belirlendiğini ifade etti. Aradaki 4 puanlık farkın detaylarına bakıldığında, daha yüksek gıda fiyatları varsayımının ara hedefi 0,9 puan yukarı çektiği, enflasyon ana eğilimi ve ataletinin 1,9 puan, büyük oranda petrol fiyatı varsayımındaki güncellemeye bağlı olarak da TL cinsi ithalat fiyatlarının 1,2 puan yukarı yönlü etki yaptığı belirtildi.

Karahan, dezenflasyon sürecinde, ara hedeflere ulaşmak için sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı. TCMB, enflasyonun 2027 yılında yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyor.

Ara Hedeflerin Gerekliliği ve Para Politikası İletişimi

TCMB Başkanı Karahan, enflasyon tahminlerinin yanı sıra rapor dönemleri arasında paylaşacakları ara hedeflere ilişkin yeniliğe neden ihtiyaç duyulduğu sorusuna, enflasyonda hem veri oynaklığının yüksek hem de belirsizliğin yüksek olduğunu belirterek yanıt verdi. Tahminle hedefin aynı şey olunca tahminin revize edilmesinin aynı zamanda hedefin de revize edildiği anlamına geldiğini ve bunun para politikası iletişimini ve dolayısıyla etkinliğini zorlaştırdığını ifade etti. Bu nedenle, bu toplantıdan başlayarak ikisini ayırmaya karar verdiklerini ve çok uç gelişmeler olmaması durumunda ara hedefleri değiştirmeyi düşünmediklerini belirtti.

Enflasyonda Katılık ve Gelecek Beklentiler

Yıl ortasında yaşanan çeşitli gelişmelere rağmen enflasyon görünümünün bozulmamış olması ve ana eğiliminin aşağı gelmesinin önemine işaret eden Karahan, katılığın eğitim ve kira kaynaklı olduğunu anlattı. Hizmet kalemlerindeki ataletin özellikle eğitim ve kira özelinde TCMB’nin tahmininin biraz daha üstünde olduğunu ve bunun enflasyon üzerinde önümüzdeki dönemde bir miktar yukarı yönlü risk olduğunu ima etti. Bu riskleri de dikkate alarak hareket etmek istediklerini vurguladı.

Karahan, katılıkla ilgili genel olarak “enflasyon şurada takılır” tarzında yorumların daha önce çok geldiğini anımsatarak, önceden, “Hızlı bir şekilde 40’a, 35’e düşer ama altına inmez” şeklinde konuşulduğunu, sonra bu sayının 30 olduğunu, şimdi 25’lerin konuşulmaya başlandığını belirtti. Birkaç ay içinde “20’ye gidebilir ama altına gitmez” denildiğini de göreceğimizi düşündüğünü, çünkü parasal sıkılığın oldukça yüksek seviyede olduğunu ve bunun da talep koşullarında dengelenmeyi devam ettirdiğini ifade etti. Dezenflasyonist bölgede olduğumuzu ve burada kararlılıkta kalınması durumunda kırılamayacak hiçbir katılık olmadığını söyledi.

“Otopilotta Değiliz” Mesajı ve Faiz Politikası

Karahan, faiz indiriminin sayısı ve miktarının enflasyon görünümüne ve bu risklere bağlı olacağını, daha önce söyledikleri gibi toplantı bazlı ilerlediklerini ve veri akışının kendileri için oldukça önemli olduğunu belirtti. Veri akışına bağlı olarak ilerlediklerini ve kesinlikle otopilotta olmadıklarını, bu süreçte enflasyon görünümünün bozulmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.

Reel Sektörle İşbirliği ve Konkordato İlanları

TCMB ekibi, Enflasyon Raporu sunumunun ardından Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Rıfat Hisarcıklıoğlu ve iş dünyası ile bir araya geldi. Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantıda, reel sektörün sıkıntıları dinlendi. TOBB’un bir süreden beri özellikle nefes kredisinde limit artırım talebinde bulunduğu biliniyor.

Konkordato ve iflaslardaki artışa dikkat çekilmesi üzerine TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan, 2024 başından bu yana konkordato ilan eden firmaların istihdamdaki payının örneğin binde 5 civarında olduğunu, ihracattaki paylarının da oldukça düşük, yine binde 7 civarlarında bir rakama tekabül ettiğini belirtti. Bu firmaların payı ekonomide küçük ya da ihracatta ya da istihdamda küçük olsa da, onların bağlantılı olduğu tedarikçilerin payının ne olduğunun da incelendiğini ve verilerin sürekli takip edildiğini ifade etti.

Rezerv Biriktirme ve KKM’nin Sonlandırılması

Merkez Bankası Başkanı Hatice Karahan, rezervleri dış şoklara karşı dirençli durabilmek için biriktirdiklerini ifade ederek, rezervlerde ciddi bir yükselmenin yeniden başladığını ve göstergeler bağlamında da bazılarında yeterli eşiğin üzerine geçilmiş durumda olduklarını söyledi. Uygun piyasa koşullarının olması durumunda rezerv biriktirebileceklerini, bunu yaparken aktarım mekanizmasının ve likidite koşullarının olumsuz etkilenmemesine dikkat ederek, trade-off’ları dengeleyerek rezerv biriktirme politikalarını ilerleteceklerini belirtti. Açıklanan verilere göre toplam rezervler, 8 Ağustos haftasında bir önceki haftaya göre 5 milyar 377 milyon dolar yükselişle 174 milyar 365 milyon dolara çıktı. Böylece TCMB’nin toplam rezervlerinde yeni rekor seviye kaydedildi.

Karahan, Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) bakiyenin 10-12 milyar dolara geldiğini belirterek, bu yıl içinde bunu sonlandırmayı düşündüklerini söyledi. TL mevduat hedefleri tarafında önemli bir süreç olduğunu, bir taraftan indirim yapıldığını ve burada enflasyon görünümünün alan verdiğini ifade etti.

Kredi Büyüme Limitleri ve Likidite Yönetimi

TCMB Başkanı Karahan, aylık kredi büyüme limitlerinde bir değişiklik olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, beklentilerin hızla değişebildiği dönemlerde burada çok hızlı bir kredi talebiyle karşı karşıya kalabildiklerini, bunun da önlem alınmazsa dezenflasyon sürecini etkileyebilecek unsur olarak karşılarına çıktığını belirtti. Bu tarz kısıtların kredide aşırı büyüme iştahı olduğu dönemlerde kendilerine yardımcı olduğunu, aşırılıkları kontrol etmekte işlerine yaradığını ve bu nedenle bahsettiğimiz kısıtların makro ihtiyati araç setimizin bir parçası olarak kalmaya devam etmesi gerektiğini düşündüklerini söyledi. Yatırım, esnaf ve tarım kredileri gibi belli alanlarda istisnaların bulunduğunu belirterek, dezenflasyon sürecinde bu kısıtların biraz daha az bağlayıcı hale geleceğini, enflasyon düştükçe limitin daha az hale geleceğini ifade etti. Limitleri hızlı bir şekilde gevşetme yönünde şu anda bir talep olduğunu bildiklerini, bunun için erken olduğunu değerlendirdiklerini, dolayısıyla burada ciddi bir değişiklik beklemediklerini, sadece yakın dönemde kredi mevduat fiyatlamalarının etkinliğini artırmak adına birtakım ufak değişiklikler yapabileceklerini ancak limitleri şu anda kısa vadede değiştirmeyi düşünmediklerini söyledi.

Merkez Bankası’nın bir taraftan Türk Lirası likidite sağladığı diğer taraftan da fazla likiditeyi sterilize ettiğinin hatırlatılması üzerine Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan likidite dağılımının bankalar bazında homojen dağılmadığını belirtti. Son dönemde 500 milyar liraya yakın belki de onun biraz üzerinde bir likidite fazlası oluştuğunu belirten Başkan Karahan, piyasada çift taraflı işlem yapmalarının sebebini anlatırken aynı faizden de yaptıkları için bir maliyet unsuru olmadığını, ama neticesinde para piyasasındaki faizlerin politika faizine yakın olmasını sağlamış olduklarını söyledi.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar