Muğla EGET Vakfı: Eğitimde Sosyal Girişimcilik ve Sürdürülebilir Tarım Modeli
Muğla merkezli EGET Eğitim Vakfı, kuruluşunun 10. yılında Türkiye için örnek bir sosyal girişim modeline dönüştü. Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Uzman ve Yönetim Kurulu Üyesi Naki Bulut, düzenledikleri basın toplantısında vakfın temel amacının, bursiyer sayısını artırmak olduğunu vurguladılar. EGET’in faaliyetleri, bağış toplama odaklı geleneksel vakıf modelinden ayrılarak, sürdürülebilir projelerle kendi kaynaklarını oluşturmayı hedefliyor.
Sosyal Girişimcilik ve Tarımsal Üretim
Özlem Uzman, EGET’in Türkiye’de pek bilinmeyen sosyal girişimcilik alanında önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Vakıf, doğayla uyumlu tarım uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Özellikle organik lavanta yetiştiriciliği ve distilasyon ünitesi sayesinde, tarıma dayalı sanayi alanında da faaliyet gösteriyor. Kendi tarlalarında yetiştirdikleri organik lavantaları damıtarak kozmetik ürünler elde eden EGET, hem sosyal girişim örneği teşkil ediyor hem de çiftçiler için yüksek katma değerli bir üretim modeli sunuyor.
Elde edilen gelirlerin tamamı, daha fazla öğrenciye burs vermek amacıyla kullanılıyor. Vakıf, bugüne kadar toplam 245 öğrenciye burs sağladı. Burs başvurularının adil bir şekilde değerlendirilmesi için BUSED (Burs Sıralama ve Değerlendirme Sistemi) adı verilen bir yazılım kullanılıyor. Özlem Uzman, BUSED’in Türkiye’deki ilk uygulamalardan biri olduğunu vurguladı.
İstikrarlı Burslar İçin Sosyal Girişim Modeli
Eğitim odaklı birçok vakfın bağışlara bağımlı olduğunu belirten Özlem Uzman, EGET’in bu noktada farklılaştığını ve sosyal girişimlere öncelik verdiğini ifade etti. “EGET’i diğer sivil toplum kuruluşlarından ayıran en önemli özelliklerden biri bağışlara dayalı bir yapı yerine, geliştirdiği projeler ve yaptığı yatırımlarla kendi döner sermayesini oluşturan bir sistem kurması; güncel adıyla, bir sosyal girişim modeli oluşturmasıdır” dedi.
Vakfın Muğla’nın tarımsal potansiyelini değerlendirerek başlattığı sosyal girişimlerin, tüm Türkiye için örnek teşkil edebileceği belirtiliyor. Sahil kentlerinin ilk lavanta tarlasında organik sertifikalı üretim yapılması ve elde edilen lavanta suyu ve yağıyla kozmetik ürünler üretilmesi, EGET’in yenilikçi yaklaşımının bir göstergesi. Bu ürünler, EGET TEN markası altında pazarlanıyor. Yakın zamanda otel ve tekneler için ürünlerin yer aldığı EFİLYUN markasının da piyasaya sürülmesi planlanıyor.
EGET İktisadi İşletmesi, sürdürülebilir tarım ve doğaya saygılı üretim ilkeleriyle hareket etmesi sayesinde, Temmuz 2024 itibarıyla dünya çapında yalnızca insan ve gezegen için iyi olan ürün ve hizmetleri destekleyen Good Market topluluğuna kabul edildi. Good Market, farklı ülkelerden sürdürülebilirlik odaklı üreticileri bir araya getirerek, küresel ölçekte pozitif bir değişime katkıda bulunmayı amaçlayan uluslararası bir platform.
Muğla Zeytinyağı ve Uluslararası Başarılar
EGET, tarıma dayalı sanayi örneklerinin yanı sıra Muğla’nın zeytinini de değerlendirmek için çalışmalar yürütüyor. Memecik ve kuzluk zeytinlerinden ürettirilen zeytinyağlarının yüksek kalitesiyle dikkat çektiği belirtiliyor. Bu zeytinyağları, 2020 ve 2023 yıllarında Japonya ve Londra’daki yarışmalarda toplam 4 gümüş madalya kazandı. Haziran 2025’te ise IOOC Oil London yarışmasında EGET Memecik zeytinyağı altın madalya ile ödüllendirildi.
AB Projesi: HEEFTA
EGET’in geliştirdiği HEEFTA (Holistic Environmental Education From Training to Action-Eğitimden Eyleme Bütüncül Çevre Eğitimi) projesi, AB’nin Interreg NEXT Akdeniz Havzası Programı’na kabul edildi. Özlem Uzman, 631 başvuru arasından seçilen 60 projeden biri olduklarını ve Türkiye’den seçilen üç projeden biri olduklarını açıkladı. Bu projede EGET, İtalya, İspanya, Yunanistan, Tunus ve Mısır’daki ortaklarla birlikte gençlerin çevre bilincini artırmayı, bilgiyi eyleme dönüştürmeyi ve yeşil-mavi dönüşüm için iş birliği ağları kurmayı hedefliyor.
EGET’in sosyal girişimcilik modeli ve sürdürülebilir tarım uygulamaları, eğitim alanında kalıcı ve etkili çözümler üretme potansiyeli taşıyor. Vakfın başarıları, diğer sivil toplum kuruluşlarına da ilham kaynağı olabilir ve Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlayabilir.