SOCAR Terminal: Ege’nin Lojistik Üssü, Türkiye’nin Dış Ticaret Motoru
SOCAR Türkiye’nin önemli iştiraklerinden SOCAR Terminal, Ege Bölgesi’nin en büyük konteyner terminali olarak sadece kapasitesiyle değil, teknolojik altyapısı, çevre dostu uygulamaları ve stratejik konumuyla da öne çıkıyor. SOCAR Terminal Genel Müdürü Uygun Değirmenci, terminalin Türkiye için önemini, yatırımlarını ve gelecek vizyonunu değerlendirdi.
SOCAR Terminal: Sürdürülebilir ve Stratejik Bir Lojistik Üssü
Değirmenci, SOCAR Terminal’in Büyük Ölçekli Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer aldığını ve Türkiye’nin ulusal lojistik stratejilerine doğrudan katkı sağladığını vurguladı. Terminal, ana ticaret rotalarında sefer yapan son nesil ULCS gemilerine hizmet sunabiliyor ve bölgedeki en yüksek verimliliğe sahip. Bu özellikler, SOCAR Terminal’i sadece bölgesel değil, küresel ticaretin gereksinimlerine yanıt verebilen, uluslararası rekabet gücüne sahip bir lojistik üssü haline getiriyor.
Yatırımlar ve Türkiye Ekonomisine Katkı
SOCAR Terminal’e bugüne kadar toplam 133,6 milyon ABD doları tutarında yatırım yapıldı. Bu yatırımlar, liman altyapısının güçlendirilmesi, kapasite artışı ve operasyonel yetkinliklerin geliştirilmesine yönelik projeleri kapsıyor. Değirmenci, bu rakamın sadece finansal bir büyüklük olmadığını, aynı zamanda uzun vadeli bir vizyonu temsil ettiğini belirtti. SOCAR Terminal, Türkiye’nin dış ticaret performansına doğrudan katkı sunan, stratejik öneme sahip bir lojistik altyapı yatırımı olarak konumlanıyor.
Terminalin operasyonel verimliliği ve yüksek kapasitesi, ihracatçı ve ithalatçı firmalara zaman ve maliyet avantajı sağlayarak üretim, lojistik ve dış ticaret zincirlerinin daha etkin işlemesine katkıda bulunuyor. 2024 yılında, terminalde 630 adet gemiye hizmet verilerek 541.114 TEU konteyner iş hacmine ulaşıldı. Bu operasyon hacmi, sadece Türkiye’nin ihracat gücünü desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda gümrükten antrepoya, nakliyeden terminal hizmetlerine kadar birçok alanda ekonomik canlılık sağlıyor.
SOCAR Terminal’e yapılan yatırım, fiziksel kapasitenin yanı sıra dijitalleşme, çevresel sürdürülebilirlik ve insan kaynağı gelişimi açısından da Türkiye ekonomisine uzun vadeli stratejik değer yaratmayı amaçlıyor.
Satış İddiaları ve Gelecek Planları
Son günlerde çıkan satış haberlerine ilişkin Değirmenci, terminal alanındaki faaliyetleri sonlandırmanın kesinlikle SOCAR’ın gündeminde olmadığını belirtti. Aksine, gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında kapasite artışı sağlayan yeni ekipman, teknoloji ve dijitalleşme içerikli ilave yeni yatırımlar ile terminalin stratejik hedefleri doğrultusunda daha da önemli bir noktaya geleceği kararları alındı. Stratejik paydaşlarla güç birleştirerek terminal faaliyetlerinin genişletilmesi ve geliştirilmesi için iş birliği fırsatları üzerinde çalışılıyor.
Değirmenci, SOCAR Terminal’in sadece bir operasyon noktası olmadığını, Türkiye’nin dış ticaret vizyonuna katkı sunan, dünya standartlarında, sektörünün öncüsü, entegre ve stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. Altyapıdan dijitalleşmeye, sürdürülebilirlikten insan kaynağına kadar atılan her adım, bu uzun vadeli vizyonun bir parçası. SOCAR Terminal, gelişimini sürdürecek ve Türkiye’nin bölgesel lojistik üssü olma yolculuğuna en üst düzeyde katkı sunmaya devam edecektir.
SOCAR Terminal’in Fark Yaratan Özellikleri
Değirmenci, SOCAR Terminal’i hem bölgedeki diğer limanlardan hem de küresel rakiplerinden ayıran temel farkları şöyle sıraladı:
- 700 metre uzunluğunda kesintisiz rıhtım ve 16,5 metre derinlik ile ULCS sınıfı son nesil gemilere hizmet verebilme kapasitesi. Bu fiziksel üstünlük, aynı anda birden fazla ana geminin hızlı şekilde elleçlenmesini sağlarken, bekleme sürelerini en aza indiriyor.
- 420.000 m2‘lik liman sahası ve 30.000 m2‘lik pre-gate sahası ile müşterilere güvenli, hızlı ve etkin hizmet sunabilme.
- Otomatik kapı sistemi, pre-gate uygulaması ve operasyonel optimizasyon sistemleri gibi teknolojik altyapılar. Yapay zekâ destekli hasar tespiti ve RPA gibi projeler ile teknolojik altyapı süreçlerini sürekli geliştirme ve operasyonel verimliliği artırma.
- Sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım. Karbon ayak izini ISO 14064-1:2018 standardına göre ölçme, güneş enerjisi sistemleriyle yenilenebilir kaynaklara yatırım yapma ve sıfır atık prensibiyle çalışma.
- Kurulu kapasitenin 1,5 milyon TEU ve ekipman kapasitesinin 600 bin TEU düzeyinde olması. Planlanan yeni yatırımlar ile ekipman kapasitesinin 1.000.000 TEU‘ya çıkarılması.
Değirmenci, elde edilecek bu yüksek kullanım oranının, SOCAR Terminal’in yalnızca Ege’nin değil, Türkiye’nin de stratejik lojistik merkezlerinden biri haline geldiğinin somut göstergesi olacağını vurguladı.
Sonuç olarak, SOCAR Terminal, Ege Bölgesi’nin en büyük konteyner terminali olarak Türkiye’nin dış ticaretine önemli katkılar sağlıyor. Yapılan yatırımlar, teknolojik altyapı ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla rakiplerinden ayrışan SOCAR Terminal, Türkiye’nin bölgesel lojistik üssü olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.