Zengezur Koridoru: Türkiye’ye 30 Yılda 147,6 Milyar TL Kazanç Bekleniyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Zengezur Koridoru‘nun bölgeye sağlayacağı ekonomik katkıları vurgulayarak önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, bu koridorun Türk dünyası ve Uzak Doğu arasındaki en kısa ve stratejik bağlantı yolu olacağını belirtti. Koridorun 30 yıllık projeksiyonunda 147,6 milyar lira kazanç sağlanması öngörülüyor.
Zengezur Koridoru’nun Bölgesel Önemi ve Orta Koridor’a Katkısı
Bakan Uraloğlu, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Hattı Temel Atma Töreni için gittiği Iğdır’da yaptığı açıklamalarda, Zengezur Koridoru’nun bölge için taşıdığı öneme dikkat çekti. Bu koridorun, Orta Koridor’u destekleyerek demir yolu taşımacılığında deniz yoluna kıyasla önemli ölçüde zaman tasarrufu sağlayacağını ifade etti. Uraloğlu, her türlü alternatif ulaşım yolunun önemine vurgu yaparak, demir yolu yatırımının stratejik bir hamle olduğunu ve yapılan yatırımın belirli bir süre içinde geri döneceğini belirtti.
147,6 Milyar Liralık Kazanç Beklentisi
Zengezur Koridoru’nun, Türk dünyası, Türk cumhuriyetleri ve Uzak Doğu’ya bağlanacak en kestirme yol olacağını yineleyen Uraloğlu, koridorun potansiyelini somut rakamlarla ortaya koydu. “Zengezur Koridoru’nda 15 milyon ton yük taşıma kapasitesini hedefliyoruz” diyen Uraloğlu, 30 yıllık projeksiyonda elde edilecek gelirleri şu şekilde sıraladı:
- 135 milyar lira işletme geliri
- 3 milyar lira kaza önleme kazancı
- 2,1 milyar lira iklimsel fayda
- 3,5 milyar lira zaman tasarrufu
- 4 milyar lira kara yolu bakım maliyeti azalması
Bu kalemlerin toplamında Zengezur Koridoru’ndan 30 yılda beklenen toplam kazanç 147,6 milyar lira olarak hesaplanıyor.
Ulaşım Projelerinin Bölgesel Kalkınmaya Etkisi
Bakan Uraloğlu, İzmir-İstanbul Otoyolu örneğini vererek ulaşım projelerinin bölgesel kalkınmaya olan etkisini vurguladı. Otoyolun çevresinde 12 organize sanayi bölgesinin kurulduğunu hatırlatan Uraloğlu, ulaşım yatırımlarının lojistik, sanayileşme ve istihdam gibi alanlarda önemli fırsatlar yarattığını belirtti. Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Hattı’nın da benzer bir etki yaratabileceğine dikkat çekti. Yeni sanayi tesislerinin Anadolu’da kurulmasının teşvik edildiğini ve ulaşım projelerinin bu süreci kolaylaştıracağını söyledi.
Türkiye, Ürdün ve Suriye Arasında İşbirliği
Bakan Uraloğlu, Suriye sınırında tırların yükleme-boşaltma yapmadan geçiş yapabilmesi için adımlar atıldığını da duyurdu. Bu konuda Suriye ile anlaşma sağlandığını ancak Suriye’nin gerekli müracaatları henüz tamamlamadığını belirtti. Suriye’deki standart dışı araçların durumu da dikkate alınarak, ilk etapta bu araçların gümrükten sonraki ilk ile kadar gelmesine izin verileceği, standartlara uygun araçların ise üçüncü ülkelere geçişine izin verileceği açıklandı. Türkiye, Suriye ve Ürdün arasındaki taşımacılığı daha profesyonel hale getirmek amacıyla, sonbaharda bakanlar düzeyinde bir toplantı yapılması planlanıyor.
Demir Yolu Çalışmaları ve Suriye’nin Yeniden İnşası
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Suriye’deki kara ve demir yolu çalışmalarına ilişkin bilgi vererek, bölgede yapılan ve yapılması planlanan projeleri anlattı. İlk etapta Gaziantep’ten Halep’e uzanan ve hasar görmüş demir yolunun yeniden inşa edilmesi hedefleniyor. Bu proje için 120 milyon dolarlık bir finansmana ihtiyaç duyulduğunu ve finansmanın uluslararası kuruluşlar tarafından sağlanması için Suriye ile ortak çalışmaların sürdüğünü belirtti. Ayrıca, Hicaz Demir Yolu’nun bir bölümündeki hasarın Türkiye tarafından onarılacağını ve Şam Havalimanı’nın yenilenme ve büyütme ihalesini Türk şirketlerinin aldığını sözlerine ekledi. Suriye’nin altyapıdan üstyapıya her alanda ihtiyaç duyduğunu ve kaynak sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Ulaşım Yapılarında Deprem Güvenliği
Türkiye’deki kara yolu yapım ihalelerinin deprem yönetmeliği doğrultusunda yapıldığına dikkat çeken Uraloğlu, yönetmeliklerin projelerin olmazsa olmazı olduğunu vurguladı. 2020 yılında tüm ulaştırma yapılarının deprem yönetmeliğinin hazırlanması görevinin Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verildiğini ve ilgili kurumların katılımıyla yönetmeliğin yayınlanarak hayata geçirildiğini söyledi. Yapılan her projenin bu yönetmeliğe göre gerçekleştirildiğini ve deprem hassasiyetinin dikkate alındığını belirtti.
Uraloğlu, yeni yapılan hiçbir imalatta depremle ilgili bir sıkıntı olmadığını, eski yapıların ise risk durumuna göre yeni deprem yönetmeliğine uygun olarak elden geçirildiğini ifade etti. Özellikle İstanbul köprüleri ve otoyollardaki deprem önlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığını, Boğaz köprülerinin askı halatlarının değiştirildiğini ve olası bir depreme karşı ana hatların gözden geçirildiğini belirtti. İstanbul depreminde ulaşım yollarında oluşacak yoğunluğu azaltmak için projelerin sürdüğünü de sözlerine ekledi.
Ankara Metrosu ve Hız Sınırı Çalışmaları
Uraloğlu, Ankara’daki Esenboğa Metrosu projesinin revize edildiğini ve önümüzdeki sene ihale edilebileceğini söyledi. Ayrıca, yollardaki hız sınırı çalışmalarının devam ettiğini ve sene sonuna kadar belirli güzergahların tamamlanacağını belirtti. Yaya geçitlerinin kapatılacağı yerlerde kapatılacağını, alt ve üst geçitlerin yapılacağını ve hız sınırlarının düzenleneceğini ifade etti.
Sonuç olarak, Bakan Uraloğlu’nun açıklamaları, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ve bölge ekonomisi için taşıdığı büyük potansiyeli ortaya koyuyor. Ulaşım projelerinin bölgesel kalkınmaya olan katkısı ve deprem güvenliği konularındaki hassasiyet de vurgulanan önemli başlıklar arasında yer alıyor.