ABD ile Ticaret: Türkiye İçin Zorunluluk Haline Geldi, Fırsatlar Artıyor

ABD ile Ticaret: Türkiye İçin Zorunluluk Haline Geldi, Fırsatlar Artıyor
Tepki Ver

Türkiye ve ABD arasındaki ticari ilişkiler, küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde daha da önem kazanıyor. TOBB’da düzenlenen ‘Hedef Pazar ABD Zirvesi’nde Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yaptığı açıklamalar, bu önemi ve potansiyeli açıkça ortaya koydu. Zirvede, ABD’nin uyguladığı gümrük vergilerinin küresel ticaretteki belirsizlikleri artırdığı vurgulanırken, Türkiye’nin büyüme performansı ve ABD pazarındaki fırsatlar masaya yatırıldı.

Türkiye Ekonomisi Büyümesini Sürdürüyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, zirvede yaptığı konuşmada, uluslararası kuruluşların küresel büyüme beklentilerinin tarihsel ortalamaların altında kalmasına rağmen, Türkiye ekonomisinin pandemi süreci de dahil olmak üzere büyüme performansını sürdürdüğünü belirtti. Son 20 çeyrektir üst üste büyüme performansı sergileyen Türkiye, GSYH’sını 1 trilyon dolar eşiğinin üzerine çıkarmayı başardı. İhracat ve hizmetler sektöründeki gelişmeler de dikkat çekici. Hizmetler alanındaki performans 117.2 milyar dolar ile tarihi bir rekor kırdı. Bakan Bolat, Türkiye’nin 2024 yılında dünyada en fazla hizmet ticareti fazlası sağlayan 5’inci ülke olduğunu da vurguladı.

Bakanlık olarak ihracatı artırmaya yönelik faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirten Bolat, geçen yıl 17.65 milyar dolar olan ihracat destek tutarının bu yıl 25.5 milyar dolara yükseltildiğini açıkladı. Hizmet ihracatı hedeflerine ulaşmak için geniş bir yelpazede destek verdiklerini dile getiren Bolat, Eximbank’ın ihracata verdiği desteğin de bu yıl 48.7 milyar liradan 53 milyar liraya yükseltildiğini söyledi. Ayrıca, İGE A.Ş ile bugüne kadar ihracatçılara 204.9 milyar liralık krediye karşılık 179 milyar liralık kefalet imkanı sağlandığını da belirtti.

ABD Pazarı İçin Tanıtım Faaliyetleri Artırılıyor

Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmi ve sektörel gelişmelere değinen Bakan Bolat, Türk ihraç ürünlerinin küresel ölçekte en etkin şekilde tanıtılması amacıyla 41 farklı sektör ve ürün grubuna yönelik 42 tanıtım ve pazarlama kampanyası başlatıldığını, bu kampanyalardan 26 tanesinin ABD’ye yönelik faaliyet göstermesinin planlandığını söyledi. Bolat, ABD’nin dünyada en fazla doğrudan yatırım çeken ülkelerinden biri olduğunu da sözlerine ekledi.

TOBB’dan Stratejik Yaklaşım Vurgusu

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni dönemin önemli başlıkları arasında tedarik zincirlerinde yakınlaştırma, kamu alımlarında yerli katkı vurgusu ve rekabette tarife risklerinin bulunduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu, “Kısacası; üretimden pazarlamaya, lojistikten finansmana kadar daha planlı, profesyonel ve stratejik olmamız gereken bir dönemdeyiz” dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin sadece bir rakam olmadığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, bunun Türkiye’nin küresel değer zincirinde daha görünür ve kalıcı bir aktör olma iradesinin ifadesi olduğunu dile getirdi. TOBB ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle kurulan TOBB Ticaret Merkezleri (TTM) ile adım adım bu hedefe ilerlendiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, TTM’nin Türkiye’nin Amerika’daki ticari diplomasisinin operasyonel üssü olduğunu ve firmaların pazara girişini hızlandıran, maliyetleri düşüren, uyumu kolaylaştıran bir platform olduğunu belirtti.

Kuruluşundan bu yana 500’den fazla Türk şirketine ABD pazarına giriş, ölçek büyütme ve saha uyumu konularında doğrudan destek verildiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, halen 17 sektörde 100’e yakın üye ile lojistikten satış sonrası hizmetlere, pazarlamadan tedarik zinciri yönetimine uzanan uçtan uca bir yapı kurduklarını bildirdi.

TTM ile ABD’nin Tüm Limanlarına Hizmet

Hisarcıklıoğlu, pandemi döneminde kapanmaların yaşandığı aşamada girişimcilere ABD’ye gitmeden şirket kurma, mal teslim etme imkanı sağlandığını aktardı. Konteyner krizlerinde randevulu depolama ve yükleme–boşaltma ile darboğazların aşıldığını, tedarik risklerinde alternatif rota ve sigorta düzenlemeleriyle kırılganlığın azaltıldığını ifade etti. TTM Chicago’nun sadece Illinois eyaletinde değil, ABD’nin tüm liman şehirlerinde ve stratejik bölgelerinde hizmet verebilecek bir lojistik ve operasyonel kapasiteye ulaştığını belirten Hisarcıklıoğlu, faaliyetlerin birçok eyalette kapıdan kapıya hizmet sunabilen bir yapıyla sürdürüldüğünü kaydetti.

ABD’nin ticaret hacmine ilişkin bilgiler veren Hisarcıklıoğlu, klasik pazarlarda yoğun rekabetle karşılaşıldığı ve zorlanıldığı bu günlerde, ABD’ye ihracatın her Türk firması için bulunmaz bir fırsat olduğunu söyledi. İnşaat malzemeleri, ev-yaşam, gıda-tarım, makine, otomotiv yan sanayi başta olmak üzere pek çok alanda ölçeklenebilir fırsatlar olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, yeni dönemde ihracat artı akıllı yatırım ikilisini birlikte düşünmek gerektiğini, son işlem, montaj, satış sonrası ve garanti ağının yerinde kurulmasının hem uyum maliyetini düşürdüğünü hem de müşteriye yakınlık sağladığını ifade etti.

Hisarcıklıoğlu önümüzdeki yıllar için belirlenen üç odağı sıraladı: teknoloji ve hizmet ihracatını ayrı bir büyüme kulvarı olarak ivmelendirmek, sektör odaklı ticaret merkezleri ve çok merkezli ABD ağı ile teslim süresi ve iade maliyetlerini minimize etmek, daha fazla Türk firmasını ABD içinde sürdürülebilir şekilde konumlandırmak.

ABD Pazarı: Alternatif Değil Zorunluluk

ABD’ye mal satmanın artık alternatif değil zorunluluk olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, kurallar yeniden yazılırken oyunun içinde, hatta önünde olmak gerektiğini vurguladı. TTM Chicago’nun bir köprü olmaya devam edeceğini, ancak o köprüden daha çok firmanın, daha planlı ve daha hızlı geçmesi gerektiğini ifade etti. 500’den fazla firmanın birikiminin, önümüzdeki beş yılda iki katına çıkılacağının teminatı olduğunu söyledi.

Bakan Bolat, ABD Ticaret Temsilciliği ile çok sayıda görüşme yapıldığını ve amaçlarının Türkiye’ye uygulanan vergilerin düşürülmesi olduğunu belirtti. Son olarak 3 Kasım’da ABD Büyükelçisi ile görüşüldüğünü dile getiren Bolat, öncelikli müzakere hedeflerinin Türkiye’ye uygulanan %15 ilave vergi oranının düşürülmesi, tekstil ve konfeksiyonda özel bir düzenleme ile daha elverişli bir vergiye tabii tutulması ve section 232 olarak bilinen önlemlerden muaf tutulması veya uygulanan oranların düşürülmesi olduğunu söyledi.

Zirve, ABD pazarının Türkiye için stratejik önemini ve bu pazarda yakalanabilecek fırsatları vurgularken, Türk şirketlerinin bu pazarda daha etkin ve kalıcı olabilmesi için izlenmesi gereken stratejilere de ışık tuttu.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar