Baklava Fıstığı Krizi: İthalat Çözüm Mü? Üretimde Düşüş Fiyatları Vurdu!

Baklava Fıstığı Krizi: İthalat Çözüm Mü? Üretimde Düşüş Fiyatları Vurdu!

Türkiye’nin geleneksel lezzeti baklavanın vazgeçilmezi olan Antep fıstığı, son dönemde yaşanan fiyat artışlarıyla gündeme geldi. Fıstık fiyatlarındaki yüzde 213’lük artışla 2 bin lirayı aşması, en büyük alıcı konumundaki baklavacıları zor durumda bıraktı. Bu durum, yetkilileri ithalat çözümüne yöneltti.

Antep Fıstığında Üretimdeki Düşüş ve İthalatın Artması

Antep fıstığında yaşanan bu krizin temelinde, üretimdeki ciddi düşüş yatıyor. “Yok yılı” olarak adlandırılan ve zirai donun da etkisiyle üretim, 383 bin tondan 174 bin tona geriledi. Bu durum, iç piyasada arz sıkıntısına yol açarak fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. İhracat rakamları ise temmuz ayı itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.49’luk bir artışla 6 bin 874 tondan 7 bin 458 tona ulaştı. Ancak, bu artış üretimdeki düşüşü telafi etmeye yetmedi.

Üretimdeki düşüşün yarattığı boşluğu doldurmak amacıyla ithalat yoluna gidildi. İthalat rakamlarındaki artış dikkat çekici boyutlarda. Geçen yılın ilk yedi ayında 87 ton olan Antep fıstığı ithalatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 254 artışla 310 tona yükseldi. Bu yıl İtalya başta olmak üzere Almanya, Belçika, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerden Antep fıstığı ithal edildi. İthalat izninin verilmesiyle, dış alım yapılarak piyasadaki arz açığı kapatılmaya çalışılıyor.

İthalat Çözüm Mü? Uzmanlar Alternatifleri İşaret Ediyor

Baklava üreticileri ithalat kararından memnun olsa da, uzmanlar fiyatları kontrol altına almak için başka yöntemlerin de bulunduğunu belirtiyor. Tarım yazarı Gazi Kutlu, ithalatın ilk çözüm olarak görülmesini eleştirerek, “Türkiye, her fiyatı artan üründe maalesef ilk çözümü ithalat olarak görüyor,” ifadelerini kullandı. Kutlu, devletin stoklarda ve depolarda fahiş fiyata satılan ürünlere müdahale etmesi gerektiğini vurgulayarak, geçmişte yaşanan soğan, patates ve ayçiçeği yağı depolarına yapılan baskınları hatırlattı.

TMO’nun Rolü Ne Olmalıydı?

Gazi Kutlu, devletin müdahalesi için alternatif bir yöntem olarak Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) devreye girmesini öneriyor. Kutlu, “Hasat zamanı aynı fındıkta olduğu gibi Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) devreye girerek, ürünü alıp, fiyatı düşürebilirdi,” dedi. Bu sayede, üreticinin de korunabileceği ve fiyatların kontrol altına alınabileceği belirtiliyor. Ayrıca, Türkiye’nin dünyanın sayılı Antep fıstığı üreticilerinden biri olmasına rağmen neden bu kadar pahalı bir üretim yaptığı sorgulanması gerektiği vurgulanıyor. Kutlu, Türkiye’nin ABD ve İran’dan sonra Antep fıstığı üretiminde üçüncü sırada yer aldığını hatırlatıyor.

Geçmişte Yaşanan “Yok Yılı” ve Alternatif Çözüm Önerileri

“Var yılı” ve “yok yılı” döngüsü, meyveciliğin doğal bir parçası. 7 yıl önce de benzer bir “yok yılı” yaşanmış ve Antep fıstığı fiyatları artmıştı. Bu durum, Antep fıstıklı baklava üretimini durma noktasına getirmişti. O dönemde Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, üreticiyi koruyan çözümler üretmişti. Fakıbaba, Türkiye’deki fındık bolluğuna dikkat çekerek, üreticilere fıstıklı baklava yerine fındıklı baklava üretmelerini önermişti. Bu yaklaşım, alternatif bir çözüm olarak değerlendirilmişti.

Sonuç: İthalat Kalıcı Bir Çözüm Mü?

Antep fıstığındaki fiyat artışları ve ithalat kararı, Türkiye ekonomisi ve özellikle baklava sektörü üzerinde önemli etkilere sahip. İthalat, kısa vadede fiyatları düşürmeye yardımcı olabilir. Ancak, uzun vadede üretimdeki sorunların çözülmemesi ve alternatif çözümlerin üretilmemesi durumunda, benzer krizlerin yaşanması kaçınılmaz olabilir.

Türkiye’nin, Antep fıstığı üretimindeki potansiyelini en üst düzeye çıkarması, verimliliği artırması ve üreticilere destek olması gerekiyor. Ayrıca, TMO gibi kurumların daha etkin bir rol oynaması ve piyasaya müdahale ederek fiyat istikrarını sağlaması önemli. Aksi takdirde, Türkiye’nin baklava gibi geleneksel lezzetleri, artan maliyetler nedeniyle erişilemez hale gelebilir ve sektör zarar görebilir.

Benzer Yazılar