Giyim ve Ayakkabı Satışları İndirimlerle Canlandı: Kartlı Harcamalar Rekor Kırdı
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Öncel, ağustos ayına ilişkin anket sonuçlarını değerlendirerek, giyim ve ayakkabı sektöründe yaşanan hareketliliğe dikkat çekti. Özellikle indirim kampanyalarının etkisiyle satış ve cirolarda önemli bir yükseliş gözlemlendiğini belirten Öncel, sektörün nakit akışını sürdürme çabası içinde olduğunu vurguladı.
İndirim Kampanyaları Satışları Tetikledi
Ağustos ayında gerçekleşen indirim kampanyaları, giyim ve ayakkabı sektöründe adet satışlarını ve ciroları önemli ölçüde artırdı. Bu artış, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileriyle de destekleniyor. TCMB verilerine göre, giyim ve ayakkabıda temmuz ayında 110,2 milyar lira olan kartlı harcama tutarı ağustosta 131,1 milyar liraya yükseldi. İşlem adedi ise aynı dönemde 64,5 milyondan 75,1 milyona çıktı. Benzer bir artış yemek sektöründe de gözlemlendi; temmuz ayında 114,9 milyar lira olan kartlı harcama tutarı ağustosta 149,1 milyar liraya, işlem adedi ise 220,1 milyondan 274,5 milyona ulaştı.
Öncel, bu artışın temel nedeninin markaların nakit akışını sürdürme ve yüksek faizle kredi kullanmaktan kaçınma stratejisi olduğunu belirtti. Markalar, karlılıklarını ikinci plana atarak indirimlerle satışlarını artırmaya odaklanıyor.
Markalı Perakendede Durum Ne?
Öncel’in açıklamalarına göre, markalı perakende sektöründe 2025’in ilk altı ayında daralma yaşandı. İkinci yarıda ise indirim kampanyalarıyla nakit akışı sağlanmaya çalışılıyor. Giyim ve ayakkabı markalarının yüzde 65’i ağustos ayı cirolarının en az yüzde 40’ını indirimli satışlardan elde etti. Yüzde 44’ü ise cironun en az yüzde 60 ve üzerini indirimli satışlarla sağladı. Hatta cironun yüzde 81 ve üzerini indirimlerden elde edenlerin oranı yüzde 23’e kadar yükseldi. Bu durum, indirimlerin sektör için ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Yıllık Ciro Artışları TÜFE’nin Altında Kalıyor
Ne yazık ki, markaların neredeyse dörtte üçü, ağustos ayından ağustosa yıllık ciro artışlarının TÜFE’nin altında kaldığını belirtiyor. Bu durum, perakendecilerin maliyet ve fiyat baskısı arasında sıkıştığını gösteriyor. Artan kira, ham madde ve işçilik maliyetleri, perakende sektörünü zor durumda bırakıyor.
Fiyatlar Avrupa’dan Pahalı, Yabancı Satışlar Azaldı
BMD üyelerinin yaklaşık yarısının giyim ve ayakkabı markalarından oluştuğunu belirten Öncel, Türkiye’deki fiyatların Avrupa’dan bile pahalı olduğuna dikkat çekti. Bu durum, yabancıya yapılan satışların son iki yılda yarı yarıya azalmasına neden oldu. Ana harcama gruplarında giyim ve ayakkabı hariç, yıllık TÜFE’de tek haneli rakamların görüldüğü başka bir kategori bulunmuyor. Bu da giyim ve ayakkabı sektörünün enflasyonla mücadelede diğer sektörlere göre daha başarılı olduğunu gösteriyor.
Çözüm Önerileri ve Sektör Beklentileri
Maliyetlerdeki aşırı artışın sektördeki kırılganlığı artırdığını vurgulayan Öncel, markalı perakendenin yeniden sağlıklı bir yapıya kavuşabilmesi için bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirtti. Bu önlemler arasında Borçlar Kanunu’nda mülk sahibine tanınan ‘sebepsiz fesih’ hakkının kaldırılması, ham madde ve ara mal ithalatında uygulanan ilave gümrük vergileriyle referans fiyat uygulamasının sonlandırılması yer alıyor. Bu tür adımların sektörü destekleyeceği ve yeniden canlanmasına yardımcı olacağı düşünülüyor.
Sonuç olarak, giyim ve ayakkabı sektöründe ağustos ayında yaşanan hareketlilik, indirim kampanyalarının etkisiyle gerçekleşti. Ancak sektör, yüksek maliyetler ve fiyat baskısı gibi sorunlarla mücadele etmeye devam ediyor. Alınacak destekleyici önlemlerle sektörün yeniden sağlıklı bir yapıya kavuşması ve sürdürülebilir büyüme sağlaması hedefleniyor.