Vodafone Türkiye 5G’ye Hazır: 400 Milyar TL Yatırım ve Dijital Dönüşüm Beklentisi

Vodafone Türkiye 5G’ye Hazır: 400 Milyar TL Yatırım ve Dijital Dönüşüm Beklentisi

Vodafone Türkiye, yaklaşan 5G ihalesi öncesinde hazırlıklarını tamamladığını ve Türkiye’nin dijital geleceğine katkıda bulunmaya hazır olduğunu duyurdu. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, şirketin 5G’ye yönelik teknik ve teknolojik geliştirmeleri ile ilgili son gelişmeler paylaşıldı.

5G İhalesi Türkiye’nin Dijital Geleceği İçin Kritik

Engin Aksoy, yaptığı açıklamada Vodafone’un 98 ülkede 5G deneyimine sahip olduğunu ve Türkiye’nin 5G’ye geçişi için hazır olduklarını belirtti. Aksoy, 5G ihalesinin sadece operatörler için değil, Türkiye’nin dijital geleceği için de kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Bu fırsatın Türkiye’de dijital dönüşüm hızını artıracağını ve bunun da tüm sektörlere verimlilik, hız ve daha fazla gelir olarak yansıyacağını ifade etti.

Aksoy, “İhalenin yalnızca operatörlerin değil, Türkiye’nin dijital geleceği için de kritik bir eşik olacağını vurgulayan Aksoy, bu fırsatla Türkiye’de dijital dönüşüm hızının katlanacağını, bu durumun da tüm sektörlere verimlilik, hız ve daha çok gelir olarak yansıyacağını kaydetti.” dedi.

Vodafone’un Türkiye’ye Yaptığı Yatırımlar

Vodafone’un 2006’dan bu yana Türkiye’de faaliyet gösterdiğini hatırlatan Aksoy, şirket olarak 400 milyar TL yatırım yaptıklarını ve bu yatırımın önemli bir kısmının altyapı için kullanıldığını açıkladı. Aksoy, Vodafone’un geçen mali yılda mobil altyapısına en fazla yatırım yapan operatör olduğunu da sözlerine ekledi.

Yaklaşık 30 bin baz istasyonuyla Türkiye nüfusunun yüzde 99,81’ini kapsadıklarını belirten Aksoy, altyapılarını en yeni teknolojilerle geliştirmeye devam ederek müşterilerine en iyi dijital deneyimi sunmayı hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda, müşterilerine “kolay ve erişilebilir” bir iletişim dünyası sunmak için çeşitli projeler hayata geçirildi.

Bu çalışmaların sonucunda Vodafone, Almanya merkezli bağımsız araştırma şirketi umlaut’un gerçekleştirdiği en güncel şebeke performans değerlendirmesinde İstanbul’un ve Türkiye’nin en güvenilir ve en iyi performans gösteren mobil şebekesi seçildi.

Vodafone’un 5G Vizyonu ve Beklentileri

Vodafone’un Türkiye’ye yeni teknolojilerin getirilmesi konusunda her zaman öncü ve yönlendirici bir kurum olduğunu belirten Aksoy, 3G ve 4,5G ihaleleri öncesinde de kamuoyu ve paydaşlar nezdinde bu yeni nesil hizmetlerin sunulması konusunda ısrarcı olduklarını hatırlattı. Aynı kararlılığı 5G için de gösterdiklerini ve ülkenin bir an önce 5G hizmetlerine kavuşması için aktif iletişim yürüttüklerini ifade etti.

Aksoy, “2008’deki 3G ve 2015’teki 4,5G ihaleleri öncesinde kamuoyu ve kamu paydaşlarımız nezdinde bu yeni nesil hizmetlerin kullanıcılarımıza bir an evvel sunulması konusunda ısrarcı bir tutum sergiledik. Aynı kararlılığı 5G için de gösterdik.” şeklinde konuştu.

Vodafone’un bilgi havuzunun çok geniş olduğunu vurgulayan Aksoy, farklı ülkelerdeki deneyim ve teknolojileri bu havuzda biriktirdiklerini ve bu havuzun tüm Vodafone şirketleri tarafından kullanıldığını belirtti. Vodafone Türkiye olarak global deneyimlerini 5G teknolojisinde de Türkiye’ye taşıyacaklarını söyledi.

5G’nin Ekonomik ve Toplumsal Etkileri

Aksoy, 5G’nin sadece bir teknoloji geçişi olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal dönüşümün temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Daha fazla spektrumun kullanıma açılmasının, kapsama ve hizmet kalitesini artıracağını, bunun da üretimden eğitime, sağlıktan lojistiğe kadar geniş bir yelpazede dijitalleşme fırsatları yaratacağını belirtti. Kapsama bandı olarak 700 MHz bandının eşit şekilde dizayn edilmesinin, ülke genelinde dijital kapsayıcılık açısından kritik bir adım olduğunu dile getirdi.

Mobil lisansların 2029 sonrası dönemi de kapsayacak şekilde düzenlenmesinin uzun vadeli planlama, yatırım sürdürülebilirliği ve sektörel öngörülebilirlik açısından önemli bir güvence olduğunu ifade etti.

5G’ye Geçiş İçin Gerekli Koşullar

Aksoy, 5G’nin tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi için gerekli ortam ve koşulların oluşması gerektiğini vurgulayarak, 5G’ye geçişin “topyekün” değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu ifade etti. Ülke olarak maksimum faydanın elde edilebilmesi için birçok alanda yatırım yapılması gerektiğini, dengelerin gözetilmesi ve verimliliğin ön planda tutulmasının önemli olduğunu aktardı. Şebekelerin 5G’ye hazırlığı noktasında operatörlerin gerekli yatırımları yapması gerektiğini, bunun yanında altyapı, özellikle fiber altyapı, spektrum ve endüstri alanında da yatırımların önemli olduğuna vurgu yaptı.

Kullanıcılar açısından, 5G ile uyumlu cihaz ekosisteminin geliştirilmesi ve daha erişilebilir hale getirilmesi gerekliliğine dikkati çeken Aksoy, 5G uyumlu akıllı telefonlara erişimin önündeki taksit sınırı gibi engellerin kaldırılmasının önemli olduğunu söyledi. Müşterilerinin 5G uyumlu bir cihaza sahip olması için Samsung, Xiaomi, Tecno, Oppo, Vivo gibi birçok marka ile işbirliği yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini belirtti.

Rekabet ve Regülasyon Beklentileri

Aksoy, rekabetin artması için yatırım taahhütlerinin gigabit erişim sağlayacak altyapılara odaklanması, bu taahhütlerin şeffaf ve denetlenebilir hedeflerle desteklenmesi ve alternatif işletmecilerin pazara etkin katılımını sağlayacak erişim koşullarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sabit pazarda rekabetin artırılması için erişim koşullarının geliştirilmesi, alternatif işletmecilerin pazara etkin katılımını sağlayacak yenilikçi çözümlerin teşvik edilmesi ve altyapı yatırımlarının daha kapsayıcı hale getirilmesinin önemine değindi. 5G süreciyle birlikte önemi daha da artan fiber altyapının, mobil pazardaki diğer oyuncular açısından bir rekabet dezavantajına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Bu nedenle sabit altyapıya erişimin tüm işletmeciler için açık, adil ve ayrım gözetmeyen koşullarda sağlanmasının, mobil pazarın sağlıklı gelişimi açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti. Ayrıca 12. Kalkınma Planı’nda da yer alan Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planı’nın güncellenmesinin önemini vurguladı. Avrupa Birliği’nin 2030’a kadar yüzde 100 gigabit kapsama hedefi doğrultusunda ilerlerken, Türkiye’nin de dijitalleşme vizyonunu yeniden tanımlamasının kritik bir ihtiyaç olduğunu söyledi. BTK’nin etkin gözetim rolünün güçlendirilmesi ve farklı regülatif araçların devreye alınmasının, sektörde sürdürülebilir rekabet ve kapsayıcı dijitalleşme için hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Benzer Yazılar