AB-Türkiye İş Zirvesi Brüksel’de: Ticaret ve İşbirliği Masada
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri, Avrupa’nın önde gelen iş platformlarından European Business Summit (EBS) iş birliği ile düzenlediği “EU-Türkiye Business Summit”, Brüksel’deki tarihi Egmont Sarayı’nda gerçekleşecek.
Zirveye Yoğun Katılım Bekleniyor
DEİK ve EBS’nin ortaklaşa düzenlediği bu önemli zirveye, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Avrupa Birliği Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Avrupa Komisyonu Genişleme Komiseri Marta Kos, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, EBS Genel Müdürü Arnaud Thysen gibi önemli isimlerin yanı sıra, büyükelçiler, üst düzey devlet temsilcileri, milletvekilleri, düşünce kuruluşu liderleri, küresel şirketlerin CEO’ları ve **400’ün üzerinde iş insanı** katılacak.
Ekonomik İşbirliği ve Ticari Diplomasi Vurgusu
Zirve, ekonomik iş birliği ve ticari diplomasi arasında yeni köprüler kurmayı hedefliyor. AB ile Türkiye arasındaki derinleşen ekonomik ve stratejik ortaklığın yeni bir dönüm noktası olması amaçlanıyor.
Nail Olpak: AB, Türkiye’nin En Büyük Ticaret Ortağı
DEİK Başkanı Nail Olpak, EU-Türkiye Business Summit kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye ve AB’nin karşılıklı çıkarlara, ekonomik karşılıklı bağımlılığa ve istikrar ile refahı önceleyen ortak bir vizyona dayanan köklü ve dinamik bir ortaklığı paylaştığını belirtti. Olpak, ticaret ve yatırım bağlarının bu ilişkinin bel kemiğini oluşturduğunu vurgulayarak, AB’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam ettiğini ve Türkiye’nin de AB’nin en önemli pazarları arasında yer aldığını ifade etti. Karşılıklı yatırımların her iki taraf için de önemli bir iş birliği alanı olduğunu dile getirdi.
Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi Gerekliliği
Olpak, 1990’lardan bu yana küresel ekonominin dramatik biçimde değiştiğini ve iş birliğinin temel taşlarından biri olan Gümrük Birliği’nin de buna paralel olarak gelişmek zorunda olduğunu vurguladı. **Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin** sadece ekonomik bir gereklilik olmadığını, aynı zamanda hizmetler, e-ticaret ve sürdürülebilir değer zincirlerinde yeni potansiyellerin önünü açacak stratejik bir fırsat olduğunu belirtti.
İkiz Dönüşümde Ortak Gündem
DEİK olarak, AB ile Türkiye’nin ekonomik iş birliğinin bir sonraki aşamasının diyaloğun ötesine geçmesi gerektiğine inandıklarını belirten Olpak, yeşil ve dijital dönüşümün, bir diğer ifadeyle **ikiz dönüşümün** ortak bir gündem sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin hızla büyüyen yenilenebilir enerji kapasitesi, gelişmiş imalat sektörü ve dijital altyapısının, Avrupa’nın ikiz dönüşüm hedefleri için ideal bir ortaklık sunduğunu dile getirdi.
Vize Sorunlarına Çözüm Çağrısı
Birçok alanda iş birliği ve ortak gelecek konuşulurken, hala vize kaynaklı zorlukların tartışılıyor olmasının uygun düşmediğine inandığını belirten Olpak, ticaret ve yatırım ilişkilerini gerçekten derinleştirmeye kararlıysak, iş insanlarının, öğrencilerin, akademisyenlerin, profesyonellerin ve turistlerin hareketliliğini güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Olpak, EU-Türkiye Business Summit’in iş dünyasına ve karar alıcılara, Avrupa’nın merkezinde, Türk firmalarına ve yatırımcılarına AB regülasyonları, dijitalleşme, enerji ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda bilgi ve yönelim avantajı kazandıracağını söyledi. Türk firmalarının Avrupa kurumları ve çok uluslu şirketlerle doğrudan temas sağlayarak iş birliği fırsatlarını artıracağına inandığını aktardı.
Mehmet Ali Yalçındağ: Türkiye ve AB “Oyun Kurucu” Olabilir
DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise, “2024 yılında Türkiye ile AB üyesi ülkeler arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 263 milyar dolara ulaştı” dedi. Türkiye ve Avrupa arasındaki ticarette son yıllarda istikrarlı bir büyüme görüldüğünü belirten Yalçındağ, Avrupa ve Türkiye’nin birbirinin en istikrarlı ortaklarından biri olmaya devam ettiğini vurguladı. **500 milyonluk nüfusa sahip AB, 18,5 trilyon dolarlık bir ekonomiyi temsil ediyor.** Türkiye’nin de bu yapıya eklenmesiyle yaklaşık 600 milyon insanlık ve 20 trilyon dolarlık siyasi ve ekonomik bir güçten söz etmiş oluyoruz. Yalçındağ, “Türkiye ve AB’nin birlikte yaratacağı bu çekim merkezi, bizi küresel ölçekte gerçek bir “oyun kurucu” yapabilir” dedi.
Uzun Vadeli Entegrasyonun Önemi
Yalçındağ, uzun vadeli ve stratejik bir anlayışla, AB ve Türkiye arasında daha sağlam bir entegrasyon tesis edilmesiyle daha az bağımlı bir ekonomik yapıya kavuşabileceğimizi, ancak bunu başaramazsak, mevcut bağımlılıkların olduğu gibi devam etmesinin kaçınılmaz olacağını belirtti. Türkiye’nin enerji, güvenlik ve tedarik zinciri alanlarında, Avrupa için stratejik ve dayanıklı bir ortak olduğunu vurgulayan Yalçındağ, birlikte küresel ticarette çok parlak bir hikâye yazılabileceğini, daha proaktif bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ve Türkiye’nin AB için daha fazlasını sunmaya hazır olduğunu ifade etti. EU-Türkiye Business Summit ile ticaret, teknoloji, yeşil dönüşüm, güvenlik ve stratejik istikrar alanlarında ortak bir yol haritası çizileceğini, zirvede Gümrük Birliği’nin modernizasyonundan dijital ve yeşil dönüşümlerin hızlandırılmasına, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden savunma iş birliğine kadar kritik başlıkların masaya yatırılacağını sözlerine ekledi.
Zirveden Beklentiler
Zirvenin, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, iş birliği fırsatlarının artırılması ve ortak sorunlara çözüm bulunması açısından önemli bir platform olması bekleniyor. Paneller, fireside chat konseptli tartışmalar, özel oturumlar ve networking imkânları ile dolu zirve, tüm gün sürecek.