Altın Sektörü Alarm Veriyor: İthalat Kotası Kuyumcuları Harakiriye Sürüklüyor
Türkiye altın ve mücevher sektörü, altın ithalatına getirilen kotaların yarattığı darboğazla karşı karşıya. Türkiye Kuyumcular Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, sektörün içinde bulunduğu kritik durumu sert bir dille eleştirerek, uygulanan kotaların kuyumcuları “harakiri yapacak noktaya” getirdiğini ifade etti.
Kota Uygulaması Sektörü Derinden Sarsıyor
İstanbul Kuyumcukent’te yaklaşık 300 sektör temsilcisinin katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan TÜİD Başkanı Mustafa Kamar, altın ithalatına getirilen kotaların, sektörün can damarı olan üretim ve ihracatı ciddi şekilde sekteye uğrattığını vurguladı. Kamar, altın temininde yaşanan zorlukların piyasada fiyatları yükselttiğini, bunun da sektörü içinden çıkılmaz bir duruma soktuğunu belirtti.
“Altın ithalatındaki kota nedeniyle sektör büyük zorluk yaşıyor, dükkanlar kapanmaya başladı,” diyen Kamar, durumun vahametini gözler önüne serdi. Sektör temsilcileri, kotaların kaldırılması ve altın tedarikinin kolaylaştırılması için yetkililere çağrıda bulundu.
Türkiye ve Dünya Fiyatları Arasında Uçurum Oluştu
Kotaların etkisiyle Türkiye’deki altın fiyatları, dünya piyasalarından belirgin şekilde ayrışmış durumda. Mustafa Kamar’ın açıklamalarına göre, dünya genelinde 130 bin dolar seviyesinde olan altının Türkiye’deki fiyatı 140 bin dolara kadar yükseldi. Bu durum, sektörde ciddi bir dengesizliğe yol açarken, küresel piyasalardaki fiyatlarla Türkiye arasındaki fark rekor seviyelere ulaştı.
Bu fiyat farklılığı, Türk altın ve mücevher sektörünün uluslararası rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflatıyor. İhracat yapmakta zorlanan kuyumcular, iç piyasada da yüksek fiyatlar nedeniyle satış yapmakta zorlanıyor.
“Her Kota Kendi Zenginini Yaratıyor” İddiası
Mustafa Kamar, altın ithalatındaki kısıtlamaların bazı firmalara avantaj sağladığı yönünde önemli bir iddiada bulundu. Kamar, “Bu uygulamayı kötüye kullanan firmalar belli. Devletin bu konuda adım atması gerekiyor. Tüm sektör aynı şekilde cezalandırılmamalı,” diyerek haksız rekabetin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu tür uygulamaların belirli kesimlere rant sağladığı ve sektörde adaletsiz bir rekabet ortamı yarattığı eleştirisi, daha önce de farklı sektörlerde gündeme gelmişti.
Kapanan Dükkanlar ve İstihdam Kaybı
Kota uygulamasının en somut sonuçlarından biri de kapanan dükkanlar ve artan istihdam kaybı oldu. Mustafa Kamar, İstanbul’da yaklaşık 200 kuyumcunun faaliyetlerine son verdiğini, bu durumun yaklaşık 10 bin kişilik istihdam kaybına yol açtığını açıkladı. Kapanan işletmelerin birçoğunun faaliyetlerine başka ülkelerde devam etmesi ise, sorunun sadece ekonomik değil, aynı zamanda sektörel bir göçe neden olduğunu gösteriyor.
Bu durum, sadece kuyumcuları değil, aynı zamanda yan sektörleri de olumsuz etkiliyor. Taşeronlar, tedarikçiler ve diğer bağlantılı işletmeler de bu krizden nasibini alıyor.
İhracatta Büyük Kayıp Yaşanıyor
Türkiye’nin altın ve mücevher ihracatındaki düşüş, kotaların sektöre vurduğu en büyük darbelerden biri. Mustafa Kamar, Türkiye’nin bir dönem küresel pazarda yüzde 10’luk bir paya ulaştığını hatırlatarak, “Bugün 6 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, kota olmasaydı 23 milyar dolara çıkabilirdi,” şeklinde konuştu. Bu rakamlar, kotaların Türkiye ekonomisi için ne denli büyük bir kayıp yarattığını açıkça ortaya koyuyor.
Sektörün Beklentileri ve Talepleri
Sektör temsilcileri, altın ithalatındaki kotaların kaldırılmasının yanı sıra, stok affı ve altına dayalı enflasyon muhasebesi gibi adımların da atılmasını talep ediyor. Mustafa Kamar, bu adımların sektörün kayıt altına alınması ve düzeltilmesi için şart olduğunu belirterek, altına dayalı enflasyon muhasebesine geçilmeden kalıcı bir çözüm üretilemeyeceğini ifade etti.
Sektörün geleceği için acil önlemler alınması gerektiği vurgulanırken, yetkililerin bu çağrıya kulak vermesi bekleniyor.