Çin Büyükelçisi: Türkiye ile İşbirliği Geleceğe Yatırım Anlamına Geliyor
Çin Halk Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, Türkiye ve Çin’in kalkınma stratejilerinin önemli ölçüde örtüştüğünü vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Büyükelçi Jiang, “Çin’e yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmak demektir” mesajını uluslararası kamuoyuna duyurdu. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) merkezli çok taraflı ticaret sistemini desteklemeye hazır olduklarını da ekleyen Büyükelçi, e-ticaret anlaşmasının DTÖ’nün yasal çerçevesine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Çin-ABD Ticaret İlişkileri ve Çin Ekonomisinin Performansı
Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerine değinen Büyükelçi Jiang Xuebin, bu ilişkilerin özünün karşılıklı yarar ve ortak kazanç olduğunu vurguladı. Ticaret savaşlarının kazananı olmayacağını, diyalog ve iş birliğinin tek doğru seçenek olduğunu belirtti. Çin ve ABD’nin gümrük vergileri konusunda müzakereler yürüttüğünü ve son olarak 12 Ağustos’tan itibaren %24’lük gümrük vergisinin askıya alınmaya devam etmesi konusunda anlaştıklarını hatırlattı.
Çin ekonomisinin performansı hakkında bilgi veren Büyükelçi, dış istikrarsızlık ve belirsizliklere rağmen, Çin ekonomisinin istikrarlı bir şekilde ilerlediğini kaydetti. Bu yılın ilk yarısında Çin’in GSYİH’sı yıllık bazda %5,3 artarak geçen yılın aynı dönemi ve yıllık büyümeye kıyasla 0,3 puan artış gösterdi. Temmuz ayında büyük ölçekli sanayi işletmelerinin katma değeri yıllık bazda %5,7 artarken, toplam dış ticaret hacmi %6,7 büyüdü. Mal ihracatı %8, ithalat ise %4,8 arttı ve bu durum arka arkaya iki aydır yükseliş gösteriyor. IMF’nin Çin’in bu yılki büyüme tahminini 0,8 puan yükselttiğini ve birçok uluslararası yatırım bankasının da Çin varlıklarını “ağırlıklı al” seviyesine yükselttiğini ve Çin varlıklarına daha çok yatırım yaptığını dile getirdi.
Büyükelçi, Çin ekonomisinin uzun vadede olumlu gelişmeye devam etmesini destekleyen koşulların değişmediğini ve temel ekonomik gelişme eğiliminin değişmediğini, risk ve zorlukların üstesinden gelip güçlerini birleştirerek kendi işlerini iyi yapacak ve belirlenen kalkınma hedeflerine ulaşacak özgüven ve kapasiteye sahip olduklarını söyledi.
DTÖ ve Çok Taraflı Ticaret Sistemi
Son dönemde Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) merkezli çok taraflı ticaret sisteminin ciddi bir darbe aldığına dikkat çeken Büyükelçi Jiang Xuebin, Çin’in uluslararası toplumla birlikte çok taraflılığı ve serbest ticareti kararlılıkla uygulamaya ve korumaya, DTÖ merkezli çok taraflı ticaret sistemini korumaya hazır olduğunu vurguladı. Tek taraflılık ve korumacılığın arttığı bu dönemde DTÖ’nün yeniden canlandırılması gerektiğini belirtti.
DTÖ’nün zorluklarla karşı karşıya olmakla birlikte fırsatlar da barındırdığını, üyelerinin gerekli reformlarla krizleri fırsata çevirmesi gerektiğini ifade etti. Yatırım kolaylaştırma anlaşması ve e-ticaret anlaşmasının DTÖ’nün yasal çerçevesine bir an önce dahil edilmesi gerektiğini, yapay zeka, ticaret ve çevre gibi alanlarda görüşmeler ve müzakereler yürütülmesi gerektiğini, kalkınma gündemin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini, tarım ve gıda güvenliği gibi sorunların çözümünün teşvik edilmesi gerektiğini, uyuşmazlık çözüm mekanizmasının işler hale getirilmesi gerektiğini ve DTÖ’nün otoritesinin etkin bir şekilde güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çin’in DTÖ’ye katılmasından bu yana kendi politikalarını kapsamlı bir şekilde yeniden düzenleyerek çok taraflı ticaret sisteminin etkin işleyişine önemli katkılar sağladığını ve DTÖ’ye “Mevcut Durumda Çok Taraflılığın Desteklenmesi” başlıklı yazılı bir öneri sunduğunu belirtti.
Çin’in İthalat Politikaları ve Dışa Açılım Stratejisi
Çin iç pazarının tarifeler ve tarife dışı idari engellerle korunduğu yönündeki eleştirilere yanıt veren Büyükelçi Jiang Xuebin, dışa açılımın Çin’in temel ulusal politikası olduğunu ve yüksek kaliteli dışa açılmayı ilerlettiklerini belirtti.
- İthalat vergilerinin düşürüldüğünü, Çin’in ortalama ithalat tarifesinin %7,3’e indiğini ve gelişmiş ülkelerin ortalamasına yaklaştığını, 53 Afrika ülkesinin tamamına ve 8800’den fazla malı kapsayacak şekilde “sıfır gümrük vergisi politikası” uyguladıklarını,
- Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı(CIFTIS), Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE), Kanton Fuarı gibi büyük ölçekli fuarlar düzenlediklerini,
- Yabancı yatırım için negatif listenin sürekli olarak kısaltıldığını, imalat sektöründeki tüm kısıtlamaların kaldırıldığını, katma değerli hizmet (VAS), biyoteknoloji gibi hizmet sektörlerinde açılım pilot uygulamalarının düzenli bir şekilde ilerletildiğini,
- Sınır ötesi e-ticaret kapsamında perakende ithalat politikaları aracılığıyla tek taraflı açılım gerçekleştirildiğini, pozitif listede yer alan 1400’den fazla malın ithalatının gümrük vergisinden muaf tutulacağını,
- Ulusal düzeyde dışa açılma platformları kurulduğunu, Çin’de şu an itibarıyla 22 pilot serbest ticaret bölgesi ve 43 ithalat ticareti teşvik ve yenilik örnek bölgesi kurulduğunu, Hainan Serbest Ticaret Limanı projesi kapsamında yıl sonu itibarıyla ada çapında gümrük kapatmasının tamamen uygulanmasıyla Çin’in anakarasında ilk defa gerçek anlamda “sınır içinde ama gümrük dışında” şeklinde denetim modelinin hayata geçirileceğini,
- İkili alanda özel konulu iş birliği mekanizmalarının geliştirildiğini, Çin’in, serbest ticaret anlaşması imzaladığı 30 ülke ve bölge ile gerçekleştirdiği ticaret hacminin, Çin’in toplam dış ticaretinin üçte birini oluşturduğunu vurguladı.
Çin’in dünyanın en büyük ikinci tüketici pazarı ve en büyük orta sınıf nüfusuna sahip olduğunu, devasa bir pazar ve eksiksiz bir endüstriyel sistemiyle büyük yatırım ve tüketim potansiyeli barındırdığını ifade etti. “Çin ile iş birliği yapmak, fırsatlarla birlikte yürümek demektir. Çin’e yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmak demektir.” dedi.
Kuşak ve Yol Girişimi ve Küresel Güney’in Yükselişi
Dünya ticaretindeki son gelişmelerin Çin’in Kuşak ve Yol girişimini nasıl etkileyeceğine değinen Büyükelçi, girişimin 12 yıl önce ortaya koyulduğundan bu yana her zaman ortak istişare, ortak inşa ve ortak paylaşım ilkelerini izlediğini belirtti. Girişimin coğrafi sınırları aşıp farklı kültürleri bir araya getirdiğini ve kalkınma ihtiyaçlarını kapsamlı şekilde ele aldığını, 150’den fazla ülkeye fayda sağlayarak dünyada en çok ilgi gören uluslararası kamu ürünü ve en büyük ölçekli uluslararası iş birliği platformu haline geldiğini söyledi.
Günümüzde uluslararası ekonomi ve ticaret düzeninin derin değişimler geçirdiğini, ekonomik küreselleşmenin ters rüzgarlarla yüz yüze kaldığını ancak aynı zamanda Küresel Güney’in gücünün hızla yükseldiğini ve yeni ticaretin baskılara rağmen büyümeye devam ettiğini ifade etti. Bu bağlamda Kuşak ve Yol’un işbirliğiyle ortak kazanç anlayışının daha çok değer kazandığını ve küresel çapta gün geçtikçe daha çok destek gördüğünü belirtti.
2021 yılında Çin ile ortak ülkeler arasındaki mal ticareti 2,7 trilyon dolarken 2024 yılında 3,1 trilyon dolara yükselmiş, yıllık ortalama büyüme %4,7 olarak kaydedilmiş ve toplam ticaretteki payı %45,3’ten %50,7’ye çıkmış ve 2025 yılının ilk yarısında artmaya devam ederek %51,8’e ulaşmıştır. 2021’den 2025’in ilk yarısına kadar Çin ile ortak ülkeler arasındaki karşılıklı yatırım hacmi 240 milyar doları aşmış, Çin’in yaptığı doğrudan yatırımlar 160 milyar doları geçmiştir. 2025 yılının ilk yarısında Çin’in ortak ülkelere yaptığı finansal olmayan doğrudan yatırım geçen yılın aynı dönemine göre %20,7 artışla 18,9 milyar dolara ulaşmıştır.
Türkiye-Çin İlişkileri ve İş Birliği Potansiyeli
Türkiye-Çin ilişkilerinin geleceğine ve Orta Koridor Planı ile Kuşak ve Yol Girişimi’nin entegrasyonuna değinen Büyükelçi, Çin’in Türkiye ile ilişkilerini daima stratejik bir bakış açısıyla değerlendirdiğini ve ikili ilişkileri Ortadoğu diplomasisinde önemli bir konuma yerleştirdiğini vurguladı. Türkiye’nin Kuşak ve Yol çerçevesinde Çin ile hükümetler arası iş birliği anlaşması imzalayan ilk ülkelerden biri olduğunu ve iki ülkenin kalkınma stratejilerinin büyük ölçüde uyuştuğunu belirtti.
Kuşak ve Yol Girşimi’nin Türkiye’nin Orta Koridor Planı’yla uyumlaştırılmasına ilişkin çalışma grubunun ilk toplantısının başarıyla gerçekleştirildiğini, iki ülke arasındaki yolcu seferi hakkının büyük oranda artırıldığını, Çin Chengdu Şehri’nden yola çıkan ilk Çin-Avrupa yük treninin Türkiye’ye ulaştığını, geçtiğimiz yıl Çin’in Türkiye’nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumuna yükseldiğini ve bu yılın ilk yarısında ikili ticaret hacminin geçen yılın aynı dönemine göre %11,13 oranında artış gösterdiğini belirtti. İki ülkenin merkez bankalarının ikili para takası anlaşmasını yenilediğini, Türkiye’de Resmi RMB Takas Bankası kurulacağını, geçtiğimiz yıl 410 bine yakın Çinli turistin Türkiye’ye geldiğini ve bir önceki yılla kıyas edilirse yüzde 65,1 artışla uluslararası ziyaretçiler arasında en hızlı büyüyen pazar olduğunu ifade etti.
Büyükelçi Jiang Xuebin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemli mutabakatları ışığında, Kuşak ve Yol çerçevesindeki yüksek kaliteli iş birliklerini derinleştirmeleri gerektiğini vurgulayarak, bu iş birliğinin politika iletişimini, altyapı bağlantısallığını, ticaretin akışını, finansal entegrasyonu ve halklar arasındaki dostluğu güçlendirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.