Eti Bakır, İkiztepe Kazılarına Sponsorlukla Tarihe Işık Tutuyor
Türkiye’nin önde gelen bakır üreticilerinden Eti Bakır, Samsun’un Bafra ilçesindeki İkiztepe Höyüğü kazılarına üçüncü kez sponsor olarak önemli bir kültürel mirasa destek veriyor. Şirket, ‘Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz‘ projesi kapsamında bu sponsorluğu üstlenerek, Karadeniz arkeolojisi için kritik öneme sahip olan İkiztepe Höyüğü kazılarının desteklenmesini ve bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasını amaçlıyor.
İkiztepe Höyüğü: Anadolu Arkeolojisine Yön Veren Merkez
İkiztepe Höyüğü, Karadeniz’e özgü ahşap mimariden tekstil dokumacılığının ilk izlerine, metal kullanımından taş ve kemik buluntularına kadar Anadolu arkeolojisine yön veren önemli bir merkez olarak biliniyor. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan metal eserler, binlerce yıl öncesinde toplumların maden teknolojisinde ne kadar ileri bir seviyeye ulaştığını gözler önüne seriyor.
Kazı Başkanından Teşekkür
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kazı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslıhan Beyazıt, İkiztepe kazılarının Samsun’un kültürel hazinesini ortaya çıkaran en önemli çalışmalardan biri olduğunu vurguladı. Beyazıt, bu çalışmaların sürekliliğinin ancak kamu ve özel sektör iş birlikleriyle mümkün olduğunu belirterek, Eti Bakır’ın üç yıldır süregelen katkısının sadece kazıların devam etmesini sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına verilen önemi de ortaya koyduğunu ifade etti. Doç. Dr. Beyazıt, bilimsel araştırmaların devamlılığı açısından verdiği destekten dolayı Eti Bakır’a teşekkür ederek, kültür, bilim ve sanayinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu iş birliğinin geleceğe bırakılacak en değerli armağanlardan biri olduğunu dile getirdi.
Eti Bakır: Geçmişle Bugün Arasında Köprü
Eti Bakır Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi İşletme Müdürü Ali Yılmaz, İkiztepe kazılarında ortaya çıkan bulguların, bu coğrafyada binlerce yıl önce de bakırın işlendiğinin kanıtı olduğunu belirtti. Yılmaz, bugün Samsun’daki tesislerinde yüzde 99,99 saflıkta katot bakır üretimi yaparken, aslında geçmişle bugün arasında bir köprü kurduklarını vurguladı. Bu topraklarda binlerce yıl önce başlayan madencilik geleneğini, çağımızın teknolojisiyle sürdürüyor olmaktan büyük gurur duyduklarını belirten Yılmaz, İkiztepe kazılarına verilen desteğin bu yıl da sürdürülmesinden duydukları mutluluğu dile getirdi. Ali Yılmaz, kültürel mirasa sahip çıkarken, Ar-Ge yatırımlarıyla, çevre dostu üretim teknolojileriyle ve genç nesillere yönelik sosyal projeleriyle de geleceğe katkı sunduklarını ifade etti.
Eti Bakır, katma değerli sanayinin öncü şirketlerinden biri olarak ülke tarımına da önemli bir destek veriyor. Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisine entegre olarak 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen gübre tesisi üretime başladı. İhtiyaca göre yılda 450 bin ton diamonyum fosfat (DAP) ya da 720 bin ton NPK kompoze gübresi üretilerek, Türk çiftçisine destek olunuyor. 70 bin metrekare kapalı alana sahip yeni gübre tesisi, günde 2 bin ton gübre üretebiliyor. Tesisin hammadde depolama alanı son teknoloji ile üretilen silolardan oluşuyor. Bu silolar sayesinde hammaddenin çevreye yayılımı ve toz taşınımının önüne geçiliyor.
Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Odaklı Yatırımlar
Eti Bakır, Samsun’daki tesislerinde teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına da devam ediyor. Ana hedefin tamamen yenilenebilir enerji kullanılarak üretim yapılması olduğunun vurgusunu yapan Ali Yılmaz, üretim sonucu ortaya çıkan ürünlerin hiçbirine atık ürün demediklerini, artık ürün dediklerini belirtti. Bu kapsamda da artık ürün yönetimi ile Ar-Ge’yi buluşturarak yüksek teknolojik ürünler için ciddi talep gören metaller kobalt ve nikeli geri kazanıyorlar. Bakır üretimi sonucu ortaya çıkan sülfürik asidi gübre üretimi için değerlendiriyorlar. Şirket, sürdürülebilirlik ile inovasyonu ortak noktada buluşturarak önemli bir gübre tedarikçisi haline geldi.
Eti Bakır’ın İkiztepe kazılarına verdiği destek, şirketin sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal sorumluluklarının da bilincinde olduğunu gösteriyor. Bu tür işbirlikleri, hem geçmişimizi aydınlatmaya hem de gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmaya katkı sağlıyor.