İç Giyim İhracatında Şok Düşüş: Kayıp Yüzde 21’e Dayandı!

İç Giyim İhracatında Şok Düşüş: Kayıp Yüzde 21’e Dayandı!

Türkiye iç giyim sektörü, 2024 yılından itibaren başlayan ihracat kayıplarıyla zorlu bir süreçten geçiyor. Hazır giyim sektöründeki genel daralma, iç giyim sanayisini de olumsuz etkiledi ve 2025 yılının ilk yarısında sektör, önemli kayıplar yaşadı. Bölgesel ve ürün gruplarına göre değişmekle birlikte, ihracat kayıpları bazı alanlarda yüzde 21’e kadar ulaştı. Türkiye İç Giyim Sanayicileri Derneği (TİGSAD) Başkanı Eşref Geyik, bu durumu “Son 10 yılın en zorlu altı ayını geride bıraktık” sözleriyle özetledi.

İhracat Kayıplarının Nedenleri ve Etkileri

Ekonomik dalgalanmalar ve kur baskısı, Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü olumsuz etkilerken, bu durum iç giyim sanayine de yansıdı. Hazır giyim sektöründe yaklaşık yüzde 4 paya sahip olan iç giyim sektörü, 2025 yılının ilk altı ayında ana sanayideki daralmanın üzerinde bir kayıp yaşadı. Aynı dönemde hazır giyim sektöründeki ihraç kayıpları yüzde 7 olarak gerçekleşirken, iç giyimdeki düşüş bazı ürün gruplarında yüzde 21‘lere kadar yükseldi. En fazla ihracat yapılan ülkeler arasında Almanya, Hollanda, İspanya, İngiltere ve Fransa yer alırken, bu ülkelerde geçen yıla göre yüzde 2.5 ile 21.1 arasında düşüşler yaşandı. En yüksek oranlı düşüş ise yüzde 21.1 ile Hollanda pazarında görüldü.

İhracat kayıpları 2024 yılında başlamış ve sektör, 683 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişti. Ana sanayinin ihracatı ise 17.9 milyar dolar olmuştu. Rakiplerine göre yüzde 50 daha pahalı hale gelen Türkiye iç giyim sektörünün ihracattaki kaybı yüzde 9.2 ile ana sanayiyi de geride bıraktı. Ana hazır giyimdeki kayıp ise yüzde 6.9 olmuştu. Sektör, ana pazarı Avrupa ülkelerinde ise yüzde 15’e varan bir kayıpla karşı karşıya kaldı. Sadece Almanya’daki düşüş oranı yüzde 10 olarak kaydedildi.

İç Pazarda Daralma ve Kapasite Kullanımındaki Düşüş

İç pazarda da alım gücünün azalmasıyla kayıplar yaşayan iç giyim sanayinde kapasite kullanım oranlarında (KKO) yüzde 30’lara varan düşüş yaşandı. Hazır giyim sektöründeki ithalat baskısından da etkilenen iç giyimciler, 2024 yılında 4.5 milyar doları aşan tarihi rekor seviyesine ulaşan hazır giyim ithalatının 2025’te de 5 milyar doları aşacağı tahminleriyle karşı karşıya. Bu durum, değer kaybeden Türk Lirası ve artan maliyetler nedeniyle yerel üretimin yerini ithal ürünlerin alabileceği endişesini artırıyor.

TİGSAD Başkanı Eşref Geyik, sektörün yaşadığı zorlukları vurgulayarak, küresel ekonomik krizler ve savaşların etkisiyle son 10 yılın en zorlu dönemini geçirdiklerini belirtti. Özellikle kur politikalarının sektörün rekabet gücünü derinden etkilediğini ve acil çözüm beklediklerini ifade etti. Geyik, “Son 10 yılın en düşük ilk altı ayını geçirdik. Bu dönemde sektörde yaklaşık yüzde 30 civarı bir kapasite kullanımında daralma olduğunu düşünüyorum. Özellikle Doğu ve Güneydoğu illerimizde istihdamda ciddi azalma oldu ve maalesef bu daralma devam edecek gibi görünüyor” dedi.

Rekabet Gücünün Kaybı ve Döviz Kurunun Önemi

Eşref Geyik, 2024 yılından bu yana süregelen düşüşün temel nedenlerini açıklarken, “Dünyadaki rakip ülkelerin agresif fiyat çıkarması ve ülkemizde kurların enflasyonun altında kalması nedeniyle fiyatlarımız çok yüksek kalıyor. Enflasyon ve işgücü maliyetlerinin yüksek oranda artmasına karşılık kurun düşük seyretmesi ürünlerimizin döviz bazında yüzde 50 civarı pahalanmasına sebep oldu” ifadelerini kullandı. Geyik, sektörün toplam üretiminin yüzde 70’inin ihraç edildiğini, kalan yüzde 30’unun ise iç pazara sunulduğunu belirterek, ihracattaki düşüşte döviz kurunun en temel kriter olduğunu vurguladı.

İç pazara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Geyik, “İç pazarda ise ekonomik kriz, gıda enflasyonu ve kira artışı gibi sebeplerle iç giyim ihtiyaçları ertelenmiş ve pazar daralmıştır. Tüketiciler temel ihtiyaçlara yönelirken, giyim gibi kategorilerde alımlarını kısıyor” dedi.

Çözüm Önerileri ve Beklentiler

Sektörün içinde bulunduğu zorlu durumdan çıkış için acil çözümün döviz kurunun baskılanmasından vazgeçilmesi olduğunu belirten Geyik, “En acil sorun döviz kurunun baskılanmasına devam edilmesidir. Pek çok sektör mensubu belki düzelme olur ve emek verdiğimiz pazarlarımızı kaybetmeyelim düşüncesi ile karsız hatta zararına üretimlerine devam ediyor. Ancak bunun sürdürülebilir bir durum olmadığını da görüyorlar” diye konuştu.

Eşref Geyik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da faizin düşürülmesi gerektiği yönündeki açıklamalarına atıfta bulunarak, “Umutların kesilip tesislerin kapanması ile ciddi bir istihdam düşüşü olacak ve Türkiye iç giyimde artık önemli bir üretici olmaktan çıkacak. Bu fiyatlarla ürün satmakta zorlanıyoruz. Bu şekilde devam ederse yılın ikinci yarısında daralma devam edecek” uyarısında bulundu.

İthalatın Artan Rolü ve Küresel Pazar

Türkiye güçlü bir iç giyim üreticisi ve ihracatçısı olmasına rağmen, hazır giyim sektöründeki genel ithalat eğilimi iç giyim alt kategorisini de etkiliyor. Özellikle 2024’te gözlemlenen ve 2025 için beklenen ithalat artışları, kur ve maliyet baskılarının bir sonucu olarak yerel üretimin rekabet gücünü zorluyor. Türkiye, özellikle Çin, Bangladeş gibi Asya ülkelerinden ve son yıllarda artan oranlarda İtalya, Gürcistan, Mısır gibi ülkelerden ithalat yapıyor.

Küresel iç giyim pazarının hacmi 2024 yılında 90 ile 94.5 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Pazarın bu yıl sonunda 99.23 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bazı araştırmalara göre, 2033 yılına kadar küresel iç giyim pazarı yaklaşık 147 milyar dolara çıkacak. Kimi araştırmalar ise 2025-2033 döneminde yüzde 5.78’lik bir büyüme ile 2033’e kadar 151 milyar dolarlık bir hacme ulaşacağına işaret ediyor. Pazarın sürükleyeni ise kadın iç giyim olacak. Dünya iç giyim ihracatında ilk üç sırayı Çin, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkeler alırken, Türkiye 10 veya 11’inci sırada yer alıyor. Dünya iç giyim ithalatında Türkiye 54 veya 58’inci sıralarda yer alarak halen yerel üretimdeki gücünü koruyor.

Benzer Yazılar