İş Dünyasından Kira Stopajı İndirimi Çağrısı: Maliyetler Artıyor
Türkiye’de ekonomik zorluklar ve piyasadaki daralma, birçok işletmenin kapanmasına neden olurken, iş dünyası temsilcileri artan kira maliyetleri nedeniyle kira stopajında indirim talep ediyor. Özellikle son dönemde yükselen iş yeri kiraları, işletmelerin operasyonel maliyetleri içinde önemli bir yer tutuyor.
Reel Sektörden Stopaj İndirimi Beklentisi
Reel sektör temsilcileri, Ekonomi‘ye yaptıkları değerlendirmelerde, pandemi döneminde kısa bir süre için yüzde 10’a düşürülen ancak daha sonra tekrar yüzde 20’ye çıkarılan kira stopaj oranının yeniden yüzde 10’a indirilmesini istiyor. İş yeri kiralarındaki artışa dikkat çeken temsilciler, “Mikro bir imalathanenin kirası 150 – 200 bin TL dolaylarında. Kira bu kadar yüksekken, üzerine yüzde 20 oranında kira stopajı ödenmesi firmaların belini büküyor. En azından dezenflasyon sürecinde firmaların elini rahatlatmak için kira stopajında yeniden indirimin gündeme gelmesini bekliyoruz” şeklinde görüşlerini dile getiriyor.
Sektör Temsilcilerinin Görüşleri ve Beklentileri
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, emek yoğun sektörler olarak zorlu bir süreçten geçtiklerini belirtiyor. Artan maliyetlerin, özellikle işçilik ve kira giderlerinin, iş yapmayı zorlaştırdığını ve mevcut işlerin azalmasına neden olduğundan endişe duyduklarını ifade ediyor. İçten, “Üreticiler artık ‘son kurşunlarını’ atıyor. Şu anda kamudan gelecek her türlü desteğe ihtiyacımız var. Son dönemde çok ciddi kira artışları ile karşılaştık. Bizim beklentimiz kira stopajının emek yoğun sektörlerde belli süre sıfırlanması ya da en azından belli oranlarda düşürülmesi. Eğer bu olursa firmaların nakit akışlarını bir miktar düzeltebilmesine katkı sağlar. Kayıt dışı ekonomi ortada duruyorken, devletin kayıtlı üreticinin üzerine daha fazla yük bindirmemesi, hatta bazı yükleri alması gereken bir süreçteyiz” diyor.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çetin
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çetin, emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmaların gelir ve gider dengesizliğine dikkat çekiyor. Çetin, “Şu anda ayakkabı da dahil olmak üzere emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren bir firmanın geliri 10 birim ise gideri de 12 birim. Firmalar da aradaki 2 birimlik açığı kapatmak için kendi özsermayesini kullanıyor ya da kredi çekiyor. Yani firmalar bir şekilde gittiği yere kadar bu açığı finanse etmeye çalışıyor. Ancak mevcut durumda, özellikle de ihracatta genel giderler fiyatlarımızı baskılıyor, fiyat rekabetini tutturmamız zorlaşıyor” şeklinde konuşuyor. Bu durumun özellikle emek yoğun sektörlerdeki firmaların ayakta kalmasını zorlaştırdığını belirten Çetin, kira stopaj oranlarında indirim talep ediyor. “Firmalarımızın üzerindeki yükü alabilmek için kira stopaj oranının belirli süre yüzde 10 olarak uygulanması önemli bir destek olacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor.
İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Keskin
İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Keskin, artan maliyetlerin sanayicilerin rekabet gücünü tehdit ettiğini vurguluyor. Keskin, “Son yıllarda artan maliyet sarmalının, sanayicilerin rekabet gücünü ciddi biçimde tehdit ettiğini söylerken, bu zorlu süreçte, işletmelerin üzerindeki genel vergi yükünün hafifletilmesinin, üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. İOSB sanayicisinin, sadece yüksek kira bedelleri nedeniyle değil, aynı zamanda enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerindeki öngörülemez artışlar nedeniyle de yoğun bir baskı altında olduğunu kaydeden Keskin, “Sanayici, her geçen gün daralan kar marjlarıyla ayakta kalma mücadelesi verirken, stopaj gibi doğrudan maliyeti artıran vergisel kesintiler, zaten kısıtlı olan işletme sermayesini daha da tüketiyor. Yüksek stopaj, işletmelerin finansal esnekliğini azaltırken, teknolojik dönüşüm ile kapasite artırıcı uzun vadeli yatırımları da ertelemesine neden oluyor” dedi. Stopaj oranlarının düşürülmesinin, sanayicinin elinde daha fazla kaynak kalmasını sağlayacağını dile getiren Keskin, “Bu da işletmeler için bir nefes alma alanı yaratacaktır. Vergi yükünün hafifletilmesi, bölgeye yeni yatırımların çekilmesi ve mevcut işletmelerin büyümesi için güçlü bir pozitif sinyal verecektir. Kısacası, stopaj oranlarında yapılacak makul bir indirim, sadece maliyetlerin bir kalemini düşürmek anlamına gelmeyecek; sanayicinin yatırım iştahını artıracak, istihdamı teşvik edecek ve Türkiye ekonomisinin büyüme hızına ivme katacak stratejik bir destek olacaktır” ifadelerini kullanıyor.
İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel
İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, dezenflasyon sürecinin işletmelerin öz kaynaklarını zayıflattığını ve firmaların maliyetleri düşürmek için çeşitli hesaplar yapmak zorunda kaldığını belirtiyor. Önel, “Hem içeride hem de dışarıda talep tarafında yaşanan sıkışıklığın devam ettiğine işaret eden Önel, “Buna karşın her ne kadar enflasyonla mücadele programı devam etse de, özellikle son 2 yıldır iş yeri kiralarında, özellikle de imalat tarafında kiralar ve kira artış oranları çok ciddi yükseldi. Bugün ortalama 300 metrekarelik bir iş yerinin bile kirası 150-200 bin lira bandında. Hal böyle olunca da kira stopajı işletmelerin operasyonel giderlerinde ciddi bir yük oluşturuyor” dedi. Pandemi döneminde kamunun kira stopajında işletmelere teşvik vererek, oranı yüzde 20’den yüzde 10’a düşürdüğünü hatırlatan Önel, “Bizim de talebimiz dezenflasyon sürecinde, en azından 2026’nın sonuna kadar, stopajın yeniden yüzde 10’a indirilmesi. Kira artış oranı çok yüksek olduğu için ciddi yük biniyor işletmelere. İşletmeler de kira giderini ve stopajı birim maliyete maalesef yedirmek zorunda kalıyor. Bunun da enflasyonist bir etkisi oluyor. Bu açıdan bakıldığında da stopaj oranının düşürülmesinin dezenflasyon sürecine katkısı olabilir” şeklinde konuştu.
Kira Stopajının İşletmelere Maliyeti
Kira stopajı, ticari iş yerinin brüt kira bedelinin yüzde 20‘si olarak hesaplanıyor. Ancak, Türkiye’de yaygın olarak net kira üzerinden yapılan sözleşmelerde stopajı kiracı üstlendiğinde, maliyet aslında yüzde 25‘e çıkıyor. Örneğin, net kirası 200 bin TL olan bir iş yerinin brüt kirası 250 bin TL oluyor ve kira stopajı da bu tutarın yüzde 20‘si olan 50 bin TL‘ye denk geliyor. Bu durumda kiracı, mal sahibine 200 bin TL kira öderken, devlete de aylık 50 bin TL stopaj ödüyor. Yıllık stopaj tutarı ise 600 bin TL‘ye ulaşıyor. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) üzerinde ciddi bir finansal yük oluşturuyor.
Ekonomik Etkiler ve Gelecek Beklentileri
Kira stopajında yapılacak bir indirim, işletmelerin nakit akışını rahatlatarak finansal esnekliklerini artırabilir. Bu durum, işletmelerin teknolojik dönüşüm, kapasite artırımı ve yeni yatırımlar gibi uzun vadeli planlarını hayata geçirmelerine olanak sağlayabilir. Ayrıca, vergi yükünün hafifletilmesi, bölgeye yeni yatırımların çekilmesi ve mevcut işletmelerin büyümesi için olumlu bir sinyal verebilir. İş dünyası temsilcileri, stopaj oranlarında yapılacak makul bir indirimin, sadece maliyetleri düşürmekle kalmayıp, sanayicinin yatırım iştahını artıracağını, istihdamı teşvik edeceğini ve Türkiye ekonomisinin büyüme hızına ivme katacağını belirtiyor.
Dezenflasyon sürecinde kira stopajının yeniden yüzde 10‘a indirilmesi, işletmelerin maliyetlerini düşürerek enflasyonla mücadeleye de katkı sağlayabilir. Bu nedenle, iş dünyası temsilcileri, hükümetin bu konuda adım atmasını ve işletmelerin üzerindeki finansal yükü hafifletmesini bekliyor.