İSO: Sanayicinin Acil İhtiyacı “Önünü Görebilmek,” OVP Reformları Kritik
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Eylül ayı olağan meclis toplantısı, “Sanayimizde Dönüşümü Tartışırken Yeni Orta Vadeli Program – OVP (2026-2028) Hedeflerinin Üretim Hayatımız Açısından Önemi” ana gündemiyle gerçekleştirildi. Toplantıda, sanayicilerin en acil ihtiyacının “önünü görebilmek” olduğu vurgulanırken, Orta Vadeli Program’daki (OVP) reform taahhütlerinin kararlılıkla uygulanmasının önemi dile getirildi.
Sanayicinin Önceliği: Öngörülebilirlik
İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, meclisin açılış konuşmasında, sanayicilerin üretim hayatını ve toplumsal refahı destekleyen her türlü adımı desteklediklerini, ancak sorun ve ihtiyaçları da açıkça ifade ettiklerini belirtti. Özhamaratlı, “Bugün sanayicilere en acil ihtiyacınız nedir diye sorsak, muhtemelen büyük bir çoğunluktan alacağımız ilk cevap, ‘önümüzü görebilmek’ olacaktır” şeklinde konuştu. Bu açıklama, sanayicilerin belirsizlik ortamından duyduğu rahatsızlığı ve geleceğe yönelik planlama yapabilme ihtiyacını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Özhamaratlı, konuşmasında, son 4-5 yılın enflasyonist ortamının karar alma süreçlerini zorlaştırdığını ve sanayicileri daha ihtiyatlı olmaya zorladığını vurguladı. Bu durum, yatırım kararlarının ertelenmesine, üretim kapasitesinin kullanımının azalmasına ve genel olarak ekonomik aktivitenin yavaşlamasına neden olabiliyor. Sanayiciler, geleceğe yönelik daha net bir vizyon sunan, tutarlı ve öngörülebilir politikaların hayata geçirilmesini bekliyor.
OVP’nin Sanayi Açısından Önemi
İSO Meclis toplantısında, EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde, TEPAV Maliye ve Para Politikası Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. M.Coşkun Cangöz, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Direktörü ve Başekonomisti Dr. Burcu Ünüvar ve Akbank Başekonomisti ve Ekonomik Araştırmalar Bölümü Başkanı Çağrı Sarıkaya’nın katıldığı bir panel düzenlendi. Panelde, OVP’nin sanayi üzerindeki potansiyel etkileri ve beklentiler masaya yatırıldı.
Özhamaratlı, sanayiciler olarak OVP gibi politika metinlerinin kararlılıkla uygulanmasını görmeye duydukları ihtiyacı dile getirdi. Özellikle makroekonomik istikrarın yeniden tesisi açısından “en kötüyü” geride bıraktığımız bir süreçten geçerken, sanayide dönüşüm, yeni nesil finansman, sürdürülebilir iş ve yatırım ortamı gibi başlıkların yeniden ülke gündeminin en üst sıralarına taşınması gerektiğinin altını çizdi.
İç Talep ve Sabit Yatırımların Rolü
Önümüzdeki dönemde OVP’de dış talebin büyümeye katkısının düşük olması bekleniyor. Bu nedenle ekonomik büyümenin yine iç talep ağırlıklı olacağı öngörülüyor. Ancak OVP’de büyümenin özel tüketime değil, kamu katkısıyla sabit yatırımlardaki bir hızlanmaya dayanması bekleniyor. Özhamaratlı, bu noktada yapılacak her türlü harcama ve kaynak tahsisinin üretkenlik, dijitalleşme, yeşil dönüşüm gibi yeni nesil rekabet alanlarına yönelmesinin, ülke ve sanayi için uzun vadede büyük bir kazanım anlamına geleceğini ifade etti.
Bu vurgu, Türkiye’nin sanayi stratejisinin artık sadece mevcut üretim kapasitesini artırmakla sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda teknolojik gelişmelere uyum sağlayarak ve çevresel sürdürülebilirliği gözeterek rekabet gücünü artırması gerektiğini gösteriyor. Sabit yatırımların bu alanlara yönlendirilmesi, uzun vadeli büyüme potansiyelini artıracaktır.
Nitelikli İnsan Kaynağı ve Reformlar
Özhamaratlı, yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi, güvenceli esnekliğin artırılması, tamamlayıcı emeklilik sisteminin inşa edilmesi gibi, nitelikli insan kaynağını daha etkin kılacak reformların OVP’de yer almasını kıymetli bulduklarını belirtti. Nitelikli iş gücü, sanayinin dönüşümü ve rekabet gücünün artırılması için kritik bir öneme sahip. Bu nedenle, eğitim sisteminin sanayinin ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden yapılandırılması, çalışanların becerilerinin geliştirilmesi ve iş gücü piyasasının daha esnek hale getirilmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, İSO’nun Eylül ayı meclis toplantısı, Türk sanayisinin önündeki zorlukları ve fırsatları net bir şekilde ortaya koydu. Sanayicilerin en acil ihtiyacının “önünü görebilmek” olduğu vurgusu, öngörülebilir ve istikrarlı bir ekonomik ortamın önemini bir kez daha hatırlattı. OVP’nin kararlılıkla uygulanması ve özellikle sabit yatırımların üretkenlik, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi alanlara yönlendirilmesi, Türk sanayisinin uzun vadeli rekabet gücünü artıracaktır.