İTO Başkanı: Dış Ticaret Açığını Kapatmak İçin İthalat Hedefi Şart!
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’da basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından biri olan dış ticaret açığına dikkat çekti. Avdagiç, bu açığın son 150 yıldır ülkenin karşılaştığı temel zorluklardan biri olduğunu vurgulayarak, çözüm önerilerini masaya yatırdı.
Dış Ticaret Açığına Kalıcı Çözüm Arayışları
Avdagiç, Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artıran en önemli faktörlerden birinin dış ticaret açığı olduğunu yineledi. Mal ihracatındaki açığın 85-90 milyar dolar civarında seyretmesinin beklendiğini ifade eden Avdagiç, sadece ihracat rakamlarını takip etmenin yeterli olmadığını, ithalatın da dikkatle yönetilmesi gerektiğini savundu.
“Dış ticaret açığını küçültmek zorundayız, büyütme lüksümüz yok. 2026’ya geçerken Türkiye olarak ithalat hedefi de koymalıyız” diyen Avdagiç, ithalatın yurt içinde üretimi teşvik edecek şekilde aşağı çekilmesini hedefleyen bir sürecin başlatılmasının elzem olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
İthalatın Azaltılması İçin Yerli Üretim Teşviki
İthal edilen ürünlerin yurt içinde üretilmesi yoluyla ithalatın azaltılması yaklaşımını önceliklendirmek gerektiğinin altını çizen Avdagiç, plastik sektöründeki hammadde tedarikini örnek gösterdi. Türkiye’nin toplam plastik hammadde ihtiyacının yurt içi tedarikinin yüzde 15’in altına düştüğüne dikkat çeken Avdagiç, yerli üretimin desteklenmesiyle bu oranın artırılabileceğini ifade etti. Bu durum, hem dış ticaret açığının azaltılmasına katkı sağlayacak, hem de yerli sanayinin güçlenmesine olanak tanıyacaktır.
Hizmet ihracatının, mal dış ticaret açığının bir kısmını kapattığını dile getiren Avdagiç, Cumhurbaşkanı’nın 3 Ocak’ta açıkladığı mal ve hizmet ihracatı hedeflerine ulaşılacağına olan inancını koruduğunu da sözlerine ekledi. Hizmet ihracatının potansiyelinin daha da artırılması, dış ticaret dengesinin sağlanmasında önemli bir rol oynayabilir.
KOBİ’lerin Finansmana Erişimi Kolaylaştırılmalı
İş dünyasının amasız ve fakatsız bir şekilde enflasyonun düşürülmesi konusunda mutabık olduğunu aktaran Avdagiç, ancak piyasa yansımaları konusunda beklentilerin karşılanmasını talep ettiklerini belirtti. Özellikle KOBİ’lere yönelik kredi tahsislerinin kredi kısıtlamaları dışında tutulması gerektiğine vurgu yaptı. KOBİ’lerin finansmana erişiminin zorlaşması, ekonomik aktiviteyi olumsuz etkileyebilir.
“Krediye ulaşma konusu, şu anda kredi maliyetinden de daha önemli bir konu” diyen Avdagiç, Merkez Bankası referans faizi ile ticari kredi faizi arasındaki makasa dikkat çekti. Bankaların TL mevduat bulundurma zorunluluğu nedeniyle mevduat toplama maliyetlerinin yükseldiğini, bunun da kredi maliyetlerini otomatik olarak artırdığını ifade etti. Bu durumun, KOBİ’lerin yatırım ve büyüme potansiyelini sınırlayabileceği uyarısında bulundu.
Havacılık, Enerji ve Otomotiv Sektörlerindeki Gelişmeler
Türk Hava Yolları’nın (THY) Boeing ile yaptığı uçak alım anlaşmasına da değinen İTO Başkanı, THY’nin 2033’e kadar filosunu 813 uçağa çıkarma planı olduğunu hatırlattı. Uçak alımının filoyu büyütme ve yenileme sürecinin doğal bir parçası olduğunu kaydetti. Ancak, Boeing ve Airbus gibi devlerin Türkiye’den parça alımını artırmak için Türk firmalarının kapasite artışı ve sertifikasyon konusunda yetkinliklerini yükseltmesi gerektiğini vurguladı. Bu durum, yerli havacılık sanayinin gelişimi için önemli bir fırsat sunuyor.
ABD ile imzalanan LNG alım anlaşması hakkında da olumlu görüş belirten Avdagiç, bu anlaşmanın enerji tedarik kaynaklarını çeşitlendirme adımı olduğunu ve ABD ile ticari dengeyi sağlamak için Türkiye’nin eline bir “koz” geçtiğini savundu. Bu durumun, ABD makamlarının Türkiye’ye uyguladığı vergilere karşı daha avantajlı bir statü kazanılmasını sağlayabileceğini düşündüğünü söyledi. Enerji bağımlılığının azaltılması ve ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi açısından bu tür anlaşmalar büyük önem taşıyor.
Son olarak, Avdagiç, Almanya’da Togg’a yönelik algının çok pozitif olduğunu ve herkesin öngörüsünün ötesinde büyük bir heyecanla beklendiğini aktardı. “Togg, müthiş dayanıklı bir otomobil. Almanya’da ne kadar Togg gelirse satılacağı yönünde yorumlar var” sözleriyle Togg’un uluslararası pazardaki potansiyeline dikkat çekti. Togg’un başarısı, Türk otomotiv sektörünün imajını güçlendirecek ve ihracat potansiyelini artıracaktır.